Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

MÜSLÜMAN SOSYALİST NE DEMEK?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 1865 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Sevgili Mekâncılar,

Geçen gün yeni tanıştığımız bir çift bizleri pek güzel ağıladılar Çeşme’nin o güzelim koyunda rakıyı içtik, balık ve Ege mezeleri de pek güzeldi.

Karısı psikolog olan genç ve yeni dostumuz –ki Sevgili Selçuk Erbakan da bizimleydi, pek güzel bize ev sahipliği de yaptı.

Özellikle ismini vermiyorum, resmini de koymayacağım ama tekrar buluşmak hususunda sözleştik

***

Din ve Evrim konularına da meraklıymış ne nasıl bulabildiyse benim kitaplarımın (çünkü raflarda nedense mevcut değil, ancak internetten temin edebiliyorsunuz) hepsini okumuş.

Benim mütevazı mekânın da müdavimiymiş.

Âlâ…

Döne dolaşa artık Panenteist yâni Vahdeti Vücut tefsiriyle çıkış yolunu bulabildiğimiz konusunda da epey şeyler paylaştık.


Eh, Atatürk usulünde mezeler gelip, beyaz leblebilerin refakatinde balıklar da piştikçe muhabbetin tadı iyice arttı ve kendisinin dünya görüşünü sordum.

Bu iri yarı iş adamı pek tatlı bir şekilde, şirince gülümsedi ve “Hocam, ben Müslüman bir Sosyalistim”.

Das Capital’i kıraat edecek kadar da iyi bir entellektüel birikimi olduğunu anlayınca, hem mey hem de muhabbet de arttıkça, bol da fotoğraf selfie: özçekim uydurukçası) çektik cep telefonlarımızdan ve bunları da facebooka yerleştirdik.

Sonra beni bir düşüncedir aldı, hem buyurgan ve eril Tanrı anlayışı olan bir kitap olan Kur’ân’a iman edeceksin, hem de rakı balık götürüp “ben Sosyalistim” diyeceksin.

Merak ettim, memleketimizde kaç kişi daha var böyle diye ve açtım bilgisayarımı, başladım araştırmaya…

A, bir de baktım ki, karşıma çok aşina olduğum fenomen bir adam çıktı.

Onu bir dönem tanımayan yoktu ve büyük medyanın müdavimleri arasındaydı.

Şimdiler de o da mı Devletlû’nun sakıncalı listesinde mi bilmem ama ben kendisiyle birkaç kere karşılaştım ve bir kere de, bir ulusal ama mahallî kongrede burnumun dibinde konuşmuştu.

Garip bir tarzı vardı ve ter kokuyordu, saçları yağlıydı, bol argo ile hitabetin şahikasına çıkabiliyordu.

Coşkun, Ulusalcı ama bir o kadar da Sosyalist adamı hemen hatırladım.

Bizim Mehmet Bekâroğlu zaten politikanın içinde ve bütün kanallarda artık, istediği gibi konuşuyor.

***

Kim mi?

Sabredin canım…

***

Önce kısaca Hayat Hikâyesi:

İlkokulu Meryem Mehmet Kayhan İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi de Trabzon Ticaret Lisesinde okuyarak 1974 yılında mezun oldu.

İstanbul İktisadî Ticari İlimler Akademisi ile Ankara Bankacılık Okulu’na kayıt yaptırdı ancak siyasî olaylar nedeniyle bu okullardan ayrıldı.

Ardından Sağlık İdaresi Yüksek Okulu’ndan 1983 yılında mezun oldu.

Okul bitimi Sağlık Bakanlığı/Ankara Rehabilitasyon Merkezi'nde, ardından ise Kültür Bakanlığı’nda toplam dokuz yıl memuriyet yaptı.

Gençlik yıllarında gazete ve dergilerde teknik eleman olarak çalıştı.

12 Eylül öncesinde, ülkücü hareketin genç entelektüellerinin en önemli isimleri arasındaydı ve çeşitli ülkücü dergilerde yazmıştı.

O yıllardan bugüne, Bağımsız ve Kırmızı-Beyaz gibi ulusalcı siyasî dergiler ile Leman dergisinde yazıları yayımlandı. Kısa bir süre Akşam gazetesinde köşe yazıları yazdı ve bu gazeteden yine aynı gazetenin yazarı Engin Ardıç’ın (bu adamın çatmadığı kim kaldı acaba?), kendisinin eskiden çalıştığı Leman dergisini Saddamcılık ve Apoculuk ile suçlaması sonucunda ayrıldı. 2008 Eylülü’nde Leman’a geri döndü.

Bu Leman gibi dergilerde de çok sıra dışı bir mizah ve şaka anlayışının olduğu, çizgilerdeki ve temalardaki çok karmaşık şeyin, gene o kadar garip özelliklere sâhip yazarçizer takımı tarafından garip şeyler yer almakta…

Yazar 2008 yılının Aralık ayında Aydınlık dergisinde makaleler yazmaya başladı.

Bir Soru - Bir Cevap adlı köşesinde, güncel meseleleri ulusalcı bir bakış açısıyla değerlendiriyor.

Sky Türk adlı televizyon kanalında Serdar Akinan ile 2008 Eylülüne kadar “Nihat Genç ile Ne Var Ne Yok” adında bir program yaptı.

Kanal Akşam gazetesi ile kardeş kuruluş olduğundan, Nihat Genç, programına da son verdi. Bu programın ardından ise 18 Ekim 2008 tarihinde Avrasya TV’de Lale Şıvgın ile “Nihat Genç ile Veryansın” programı yaptı.

Son olarak günün siyasî olaylarını değerlendirdiği www.odatv.com adresinde yazıları yayınlanmaktadır.

***

Öykülerinde insancılık arayışı egemendir, insan hikâyeleri ile birlikte yaşanılan zamanların sorunlarını ve toplumsal değişimi gayet ince çizgilerle betimler ve kahramanlarını her zaman ezilen kesimden insanlar içinden seçer. Siyasî veya siyasî olmayan fikir makalelerinde ise çok daha sert çizgilere sâhip, kızgın ve hattâ saldırgan bir tarza sâhip olduğu görülür.

Gizli ama derin bir yalnızlık duygusu, öykülerinde de fikir yazılarında da alt metni oluşturan güçlü öğelerden biridir.

2005 yılında Bilgi, Sabancı Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversiteleri tarafından düzenlenen İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri başlıklı konferansı eleştiren bir yazı yazması üzerine uzun süredir tüm kitaplarını yayınlamış İletişim Yayınları, Nihat Genç ile ilişkilerini kesme ve eserlerini neşretmeme kararı almış, bunun üzerine yazar kitaplarını diğer yayınevlerinden çıkarmaya başlamıştır.

Başlıca Eserleri

Dün Korkusu (1989)

Bu Çağın Soylusu (1991)

Ofli Hoca / Şeriatta Ayıp Yoktur

Kompile Hikâyeler

Dar Alanda Tufan (1993)

Soğuk Sabun (1994)

Köpekleşmenin Tarihi (1998)

Modern Çağın Canileri (2000)

Memleket Hikâyeleri

Arkası Karanlık Ağaçlar (2001)

İhtiyar Kemancı (2002)

Amerikan Köpekleri (2004)

Edebiyat Dersleri (2004)

Nöbetçi Yazılar (2004)

Hattı Müdaafa (2005)

Karanlığa Okunan Ezanlar (2006)

Aşk Coğrafyasında Konuşmalar (2007)

Kavga Günleri (2007)

Veryansın (2008)

Bir Millet Uyanıyor 17: “Kavga Günleri” (2009)

Sordum Kara Çiçeğe (2009)

Yurttaşların Cinlerle Bitmeyen Savaşı (2011)

İşgal Günleri (2011)

Bizi Kandırası Umman Bulunmaz (2012)

Direniş Günleri (2013)

Öykülerinden örnekler[değiştir | kaynağı değiştir]

Narlıbahçe Sokağı (Modern Çağın Canileri)

Şeriatta Ayıp Yoktur (Ofli Hoca)

Bu İşin Tövbesi Var midur? (Ofli Hoca)

İhtişam ve Sefalet (Köpekleşmenin Tarihi)

Türkan (Arkası Karanlık Ağaçlar)

Hero Marka Mızıka (Kompile Hikâyeler)

İhtiyar Kemancı (İhtiyar Kemancı)

Türkmen Kızı (Edebiyat Dersleri)

Sığ (Arkası Karanlık Ağaçlar)

Kalk Ali (Nöbetçi Yazılar)

Kalkmış (İhtiyar Kemancı)

***

Ben bu Müslüman Sosyalist adamı, yâni Nihat Genç’i pek sevmiştim.

Sanırım giydiği kıyafetteki özensizlik ve yağlı saçları, Burjuvazinin züppeliklerine karşı bir tepki ve ağzını açtı mı da susmak bilmez.

Tam bir meddah gibidir, irticalen (doğaçlama) konuşur ve kendisiyle de, memleketle de, dünyayla da dalgasını geçer.

***

Zor bir şey sanırım bu devirde hem Sosyalist, hem Müslüman ve/veya Komünist olup da, büyük medyada yer almak.

Bir kere, bütün paradigmalarla ters ve Sünnî İslâm’ın iyice galebe çaldığı ve seçimlerin de her gün daha çok yaklaştığı bir dönemde gündemde kalmak şimdilik pek güç.

Gene de daha seçimlere iki haftadan fazla var ve sonuçların ne olacağını şimdiden kestirmek pek güç.

Sayın Kılıçtaroğlu fazla yalnız gibi, bugün Urfa’daki canlı yayında da bunu sordular.


***

Vatan Partisi’nin pek fazla oy alması muhtemel değil ama bunca senelik Kürtleşme ve Kütlere perestiş etme işi o kadar çok tuttu ki, AKP ve HDP arasında bir koalisyon, bir de MHP eklenince rahatlıkla çıkabilir.

***

Şimdi Youtube gibi mecralarda bulabildiğim Sosyalist Müslümanlarla sizi baş başa bırakıp, bugünkü Şaşzade ve Reyhan programımıza geç kalmamamız lâzım.


Bu tamam da...

Bu ne!

Geçmiş Mübarek Kandiliniz kutlu olsun.

Nice mutlu ve umutlu günlere…

Mehmet Kerem Doksat – İzmir – 02.06.2015

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cumartesi, 18 Kasım 2017