Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 433 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

Sevgili Mekâncılar

Bir, iki, üç, dört………..

***

Önce yatağın dört köşesine dokunalım. 

Sonra da üzerindeki tozları iyice silkeleyelim ve şimdi de yorganı tarafından iyice sıkıştıralım. 

Önce ayak uçları, sonra yan taraflar…

Evet, ‘artık uyuyabilirim’ diyerek yatmadan işlerini bitirdi Mahmut.

Rahatlamıştı. Sonra gözlerini tavana dikerek düşünmeye başladı.  Artık iyice abartmıştı galiba.

Önceleri hafif hafif başlayan takıntılar giderek şiddetlenmeye başlamıştı.

Basketbol oynarken de içinden gelen bir ses ‘yere dokun’ diyor ve dokunmak için içinde müthiş bir baskı hissediyordu.

Yere dokunmadan edemiyor ve bu durum hem antrenörünün hem de arkadaşlarının dikkatini çekiyordu. 

Antrenörü geçen maçta ‘maçı senin yüzünden kaybettik, maçın ortasında durup yere dokunuyorsun, bir dahaki maça çıkmayacaksın’ diyerek onu kötü bir şekilde azarlamıştı.

Artık kendini toparlamalıydı.

Ama nasıl? Çok saçma olduğunu bildiği hâlde, bunları yapmaktan kendini alıkoyamıyordu.

İçindeki ses ‘dediklerimi yaparsan şanslı olacaksın, yapmazsan ailenden birini kaybedeceksin’ gibi şeyler söylüyordu ona. 

Birden geçenlerde seyrettiği film geldi aklına. 

Filmdeki adamda ellerini 20-30 kez yıkama ihtiyacı duyuyordu; bu adamdan ‘obsesif-kompülsif’ olarak bahsediliyordu. 

Yoksa Mahmut’un takıntıları da buna benzer bir şey miydi?

“En iyisi bu konuyu rehber öğretmenime açayım, eminim onun bu konuda bir fikri vardır” diyerek uykuya daldı.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?

   ***

Zamanın boşa harcanmasına yol açacak derecede ciddi, belirgin sıkıntılara yol açan ve/veya çocuğun/gencin günlük işlerini yerine getirmesinde bozulmaya sebep olan, takıntılı düşünce (obsesyon) ve davranışlar (kompülsiyon)dır.

Çoğu hâllerde, obsesyon ve kompülsiyon bir arada görülse de, kimi hâllerde kişinin takıntısı obsesyon (düşünce) veya kompülsiyon (davranış) ağırlıklı olabilir.

Obsesyon ön planda ise

*** 

Çocuğun veya erişkinin, istemediği anlarda gelen, belirgin kaygı ve endişeye yol açan, tekrar eden düşünceleri vardır. Mesela: İstemediği hâlde aklına kötü düşüncelerin gelmesi gibi...

***

Bu düşünceleri, dürtüleri ve imgeleri, gerçek hayatta karşılaştığı sıkıntılara gösterdiği tepkilerin ötesindedir.

*** 

Bu düşünceleri baskılamak, önem vermemek ve başka düşünceleri onların yerine koymak yönünde ciddi bir çabası söz konusudur.

 ***

Bu düşünceleri kendi zihninin bir ürünü gibi görme eğilimi vardır.

Kompülsiyon ön planda ise:

 ***

Çocuğun veya erişkinin, obsesyonuna tepki olarak veya kendini alıkoyamadığı için sergilediği tekrarlayan davranışları vardır. Mesela: El yıkama, defalarca etrafı kontrol etme gibi).

 ***

Bu davranışları sıkıntıdan kurtulmaya, sıkıntıyı azaltmaya veya korku yaratan bir durumdan korunmaya yöneliktir.

 ***

Ancak bu davranışlar, sıkıntı veya korku yaratan duruma oranla çok aşırı düzeydedirler

 ***

Mesela: Bir yere dokunduğu için 15 dakika boyunca el yıkamak gibi.

 ***

Obsesyon ve kompülsiyonlar, çocuğun belli sıkıntılarını hafifletmek üzere ortaya çıkmalarına rağmen, belirgin bir sıkıntıya neden olurlar ve zamanın çoğunun boşa geçmesine yol açarlar.

 ***

Kişi okulunda, günlük hayatında yapması gereken işlere yeterince vakit ayıramamaya baslar ve bir kısır döngü içine girer.

 ***

Obsesif kompülsif Bozukluk genellikle ergenlik döneminde ortaya çıksa da, çocukluk çağında da gözlenebilir.

Bu durum, yavaş yavaş olduğu gibi aniden de ortaya çıkabilir.

Birçok kişide, alevlenen ve yatışan bir seyir izler, zorlanma dönemlerinde artması beklenir.

Obsesif kompülsif özelliklere pek çok kişide rastlanır.

Ancak, bu belirtiler, kişinin günde en az bir saatini alıyorsa, yoğun bir sıkıntı yaratıyorsa, günlük işlerini yerine getirmesini engelliyorsa, sosyal ilişkilerinin bozulmasına sebep oluyorsa, ailenin çocuğu bir uzmana yönlendirmesinde yarar vardır.

Obsesif kompülsif özelliklere sahip bir çocuk/genç, çoğu zaman düşündüklerinin ve yaptıklarının mantıkla çok bağdaşmadığını bilir, ancak bunları yapmaktan kendini alıkoyamaz.

Çünkü bu takıntılı davranışlar, onun kaygı düzeyini azaltmasına yardımcı olur.

Aksi takdirde, çocuk karşılaşacağı kaygı düzeyiyle baş edemeyeceğini düşünür.

Bu sebeple kendi kendine yapabilecekleri konusunda fazla bir seçeneğe sahip değildir.

Anne-babalara düşen ise, çocuğun takıntılı davranışlarını fazla desteklememek ve çocuğun çok az düzeyde kaygı yaşamasına izin vermektir.

OKB Belirtilerini Tarama

Bazı kelimeler veya düşünceleri aklından atamadığını, sık sık onları düşündüğünüz oluyor mu?

Aklınıza sık sık aile bireylerine veya sevdiklerine bir şey olacağı (hastalanacakları veya ölecekleri vs.) düşüncesi geliyor mu?

 ***

Hiçbir sebep yokken ailenden birine veya kendine zarar verebileceğiniz düşüncesi aklınıza takılıyor mu?

 ***

Bazı şeyleri sık sık sayma ihtiyacı hissediyor musunuz?

 ***

Birinin dokunduğu bir şeye dokunmak veya kullanmak sizi rahatsız ediyor mu?

 ***

Ellerini kirlenmemiş olsa bile sık sık yıkıyor musunuz? (Ellerini temiz tutmak için sık sık yıkıyor musunuz?

 ***

Eşyalarınızın mutlaka durması gereken özel yerler var mı?

Ödevlerinizi düzgün yapabilmek için çok zaman harcayıp zamanında bitiremediğiniz oluyor mu?

 ***

Odanızda ihtiyacın olmadığı hâlde çok fazla eşyayı (dergiler, kullanılmış kâğıtlar, eski oyuncaklar, kutular vs.) bir gün lâzım olur diye tutuyor musun?

 ***

Kötü talihten kurtulmak için yaptığınız belli hareketler var mı?

 ***

(Bir yere girmeden sayı söylemek, kaldırım çizgilerine basmamak, yolun hep belirli tarafından yürümek gibi)

 ***

Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisi

Klorimipramin (Anafranil) FDA onayı da olan en iyi tedavidir.

Diğer Seçici Serotonin Geri-Alım Engelleyicileri de (fluoksetin yani Prozac) etkili olabilir.

anafranil ile ilgili görsel sonucu

Çıtayı %80’da tutmak en doğrusudur.

Çoğu hastada en az iki ila 5 sene, nadiren de ömür boyu ilaç tedavisi gerekir.

Akıl, hikmet, sevgi, bilim ve evrimle kalın.

Evrimsel Psikiyatri ve Psikoloji kitaplarının yanı sıra, bir de romanım yolda geliyor.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 21 Ekim 2017

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cumartesi, 26 May 2018