Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ÖNÜMÜZDEKİ ÜÇ SENENİN BİLİMSEL KAHVE FALI

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3042 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır


Bu teste bakın, kaynağını ise Sakın Sormayın!

Rorschach Testi (Rorschach Mürekkep Lekesi Testi, Rorschach Tekniği, Mürekkep Lekesi Testi olarak da bilinir), deneklerin algılarını mürekkep lekelerini kullanarak analiz eden psikolojik bir testtir. Bâzı psikologlar, bir kişinin kişilik özellikleri ve duygusal işleyişini incelemek için bu testi kullanır. Özellikle hastaların kendi düşünme süreçlerini açıkça anlatmak için isteksiz olduğu durumlarda, altta yatan düşünce bozukluğu tespit etmek için kullanılır.

Test, ismini yaratıcısı İsviçreli psikiyatr Herman Rorschah’tan alır.

1960’lı yıllardan beri en yaygın kullanılan projektif testtir.

Meselâ, ABD’deki bir millî bir araştırmada, bu test, ayaktan tedavide ruh sağlığı tesislerinde kullanılan psikolojik testler arasında sekizinci sırada yer aldı ve Kişilik Değerlendirme Derneği üyeleri tarafından ikinci en yaygın olarak kullanılan test bulundu.

Adlî Tıp değerlendirmesi icap eden vak’alarda da, psikiyatrlar tarafından %25 oranında istenmektedir.

Watchmen adlı çizgi roman serisindeki Rorschach adlı karakter, adını buradan almıştır. Yüzündeki maskede aşağıdaki resimlere benzer şekiller sürekli olarak oluşur ve ardışık olarak da kaybolur.


 

***

Hermann Rorschach, İsviçre'nin Zürih kentinde, 1884 yılında doğar.

Babası bir ressamdır.

Zürih’te, Eugen Bleuler’in kliniğinde psikiyatriyi öğrenir ve aynı kariyer düşünür.

Hermann Rorschach’ın Rusya’da da pek çok bilimsel temasları vardır, aynı zamanda İsviçre’de de çalışır. Gene bir hekim karısı Olga da Rus kökenlidir.

Psikanaliz konusunda derin ilgi ve bilgi sâhibi olur ve 1910’lu yıllarda da birçok psikanalitik makaleler yayınlar. 

Zâten ta 1911 yılında mürekkep lekelerinin yorumlanması deneme başlamıştır.

Yâni Hermann’ın yaptığı şey, bu konudaki ilk araştırma değildir.

Ünlü öncülleri arasında Leonardo da Vinci ve Justinus Kerner de vardır. 1919 yılında, yine bu alanda ciddi çalışmalar yapar.

Sonuçta Psychodiagnostik (1921) eserini yazar ve bütün planşları kendi elleriyle çizer.

Bu çalışma, günümüzde psikiyatri ve psikolojinin büyük klâsiklerinden biri olarak kabul edilir ama Hermann Rorschach’ın kendisi, eseriyle herhangi bir başarı yaşamaz, buna ömrü yetmez.

Bunun için bir yayıncı bulma zorlukları vardır ve nihayet birisini bulduğunda da, kendisi bu muazzam buluşunun henüz patentini alamamıştır.

Bu kadar büyük hizmetleri olan Hermann Rorschach, Şizofreni ismini ilk defa kullanan Eugen Bleuler’in sözleriyle “İsviçreli psikiyatr, bütün bir nesil için umut olmuştur”.

Bu büyük adam, aslında çok kolayca tedavi edilmesi icap eden apandisit komplikasyonlardan dolayı, 1922 Nisanında ruhunu teslim ediverir!

Ben, bu testle sanırım ta çocukken tanıştım.

Hayatta tanıdığım en güzel kadınlardan biri olan Betül'le daha çok sevdim; sınra da Psikolog Şirin Düvenci, benden gizli olarak, onu eski eşime öğretti. Hâlbuki ne gerek vardı, sorsa "yap arkadaş" derdim.

Her ne kadar psikanalizden mülhem bir kahve falı gibi durursa da, biz bu teste çok güveniyoruz.

MMPI ile birbirlerini tamamlayan özeliklerinden dolayı, ikisini bir arada talep etmek da favorimiz.

Yalnız, hastanın iki ilâ üç saatini psikoloğumuzla geçirmesi icap eder.

İnanın ki, buna da değer.

Herkese selâmlar, sevgiler…

***

Şimdi de, bu kanlı şanlı testte neler gördüğümüze geçelim…

-Herkesin sözleri yalama olacak.

-Hiç kimse, tutamayacağı sözleri vermeyecek.

-Eline kalem alan, TC Başbakanı'nı glans penise benzeten karikatürler çizemeyecek; hemen hapse atılacak!

-Dolar, 2.5 TL'de kalacak.

-TBMM'de kimse "uçan tekme" atmayacak.

-Paris Hilton, evinin kadını olacak.

-Hekimler, artık aç kalmayıp, trilyonların içinde boğulacak.

-Uzanlar ailece vatana dönecek ve Finansbank'ta döviz basılacak.

-Osmanlı Bankası ihya edilerek, Çamlıca'daki câminin finansmanında kullanılacak. Halkbank'ta da faaliyette çılgınca artış olacak.

-ABD'deki karlar ve denizler tekrar tekrar donacak, Filipinler'de hiçbir Müslüman kalmayacak!

-Kasımpaşa ile Beşiktaş arasına nifak sokulamayacak.

-Bilal'in tek kalmış olan testisi, su yolunda testisi kırılan bir kertilenkeleden alınan Sinir Büyüme Faktörü (BDNGF) sâyesinde tekrar uzayacak.

-Bütün borçlar silinecek ve Türkiye Adriyatik'ten Çin Seddine kadar büyüyecek.

-Kunduracıların hepsi SSK kapsamına alınacak.

-Turgut Özal'a 33. defa "evliya" makamı bahşedilecek.

-Ayı lâkaplı ağabeyi, Dünya İslâm Birliği Teşkilâtı'nın Asbaşkanı olacak.

-Doğu ve Güneydoğu memleketten kopmayacak, herkes birbirine kardeşlik duygularıyla sarılacak.

-Mitotik bölünmenin yerini miyotik olan alacak.

-TSK'daki bütün komutanlar iade-i itibar ile eski makamlarına atanacak, özlük hakları iade edilecek.

-Miyopluk ve hipermetropinin kökü kurutulacak, herkes Bipolar olacak.

-Ruhumuzda Esen Fırtınalar en az 5 milyon satacak. Amazon ve sitkomlarda dahi bulunamayacak.

-Taksim Sanatevi'nde ressamlar ve dostluk türküleri yarışacak. 

-Pek Muhterem Orhan Öztürk Beyefendi, artık, Psikanalizin Temel İlkeleri konusunda gencecik beyinleri irşat etmeyecek.

-Literatür Symposium, en anlı şanlı bilimsel dergiler arasına girecek ve 1 sene zarfında da PubMed'de indexlenecek.

-Endonezya'daki yanardağlar artık susacak.

-Ferit Melen'in lâneti bitecek, göller sular ve sellerle dolup taşacak.

-Cem Yılmaz, hatasını anlayıp, cipini geri kapmak üzere karısına ve çocuğuna dönecek.

-Hollanda'da inekler daha çok süt verecek, sular alçalacak ve daha fazla hayat alanı else edilecek.

-Öküzler doğuracak, ineklerde penis çıkacak, HaberTürk'teki Penisçi de Akşam'a geri dönecek; Güler Kömürcü ise her taraftan tazminat alıp, Cumhuriyet'te köşe yazmaya başlayacak.

-Hidroelektrik santrallerin hepsi kapatılıp, yerine kesme şekeriyle çalışan nükleer bıı-bombalar yapılacak.

-"Sepet sepet yumurta, sen beni unutma" diyen Esad Esed, artık bir antivirüs programı olacak ve sepetleri sırf alışverişte kullanacak!

-Devletlû'ya "bir ağaç çiz", "içini şefkatle doldur", "hangisi daha az acıtır" testleri uygulanacak.

-Bütün haramlar helâl olacak, 3. Boğaz Köprüsü'ne Ayşe Cânan Doksat adı verilecek.

-HSYK ve SSK, HSSYKBLMM diye anlaşılmaz bir isimle birleşecek.

-Savcı Zekeriya Öz'e, Bakırköy'de ve Cerrahpaşa'da EKT, o da olmazsa İnsülinle Grand Mal Nöbet Geçirme Terapisi yapılacak.


Bütün orkestraları işte bu Şef yönetecek!

-Dr. Cüneyt Arkın Cüreklibatur, kimselere sokakta beyin nakli yapmayacak.

-Şirin ve Elif, tekrar Aralık'ta seminerlere başlayacak.

http://netvizyonmedya.blogspot.com/2007/06/elif-germiyanlgil-ve-irin-yaln.html

Karşılıklı Diğerkâmlığı en üst seviyede paylaştık...

-Bir sonraki Milliî Piyango, mutlaka bizi ve sizi en çok sevenlere çıkacak.

-Nezahat-Ölçerler her yerde araba kullanan kullanmayan herkese üfletilecek.

-Celâl, Asım ve Oya imana gelecekler; kaza ve sünnetleriyle birlikte, beş vakit namaza duracaklar. İlber Hoca da 11 lisanda bunu duyuracak. Akabinde ise hepsi beraber Nakşibendi olacaklar.

-Bunu öğrenen Murat Bardakçı da, Rahmetli Türkân Teyze'yi ve gittikçe tıraşını unutan Erhan'ı nazikçe kapının önüne koyacak. Daimi yorumcular olarak -o ikisinin yanı sıra- Hasan Cihat Örter'i gitar ve vokalde, Polat Alemdar'ı ehlivukuf ve beni de deli doktoru olarak istihdam edecek.

-Bu sayede, sağ beynin duygusallıktan ve fevrilikten sorumlu kanlı izleri soldakinin kontrolünü ele alacak. Sol frontaldaki dumur hâli azalıp, sağın kontrolüne geçecek. Bunun sonucunda da savaşlar azalıp, en az 333 senelik tam bir sulh her yöne hâkim olacak.

-Kurufasülye fiyatlarında damping olacak ve borsalarda da dar alanda kısa paslaşmalarla, kavisli âni yükselmeler arasında homeostazis hâkim olacak. Bugün bütün ulemânın buyurduğu üzre, işkembe ve kelle-paça satışlarında rekor kırılarak, Andromeda'ya dahi ihracatta bulunulacak.

-CmY, pek mühim konularda bizleri irşat etöeye devam edecek:


-Psikanaliz herkesi iyi etmeye devam edecek...


-Herkes bir gün Bipolar veya Şizofren olacak!


 -Tabiat Ana gene azacak ve bizim devâsâ evrim arenamızdaki tosbağalar gene tak tak yapacak!


-Eh, zemin kattaki Yunus+ bahçemizde, dinozorlar tekâmül edecek!


-Bizim Tahir Sümer Kardeşimiz, eğer TBMM'den ve HSYK'dan müsaade alabilirse, durum hakkındaki görüşlerini açıklayacak.


-Buna evvelden verilmiş olan cevap, Uzay-Zaman eğilimiyle bugünlere ulaşacak...


-Müspet ilim hep kazanacak!


-İlâhi ceza mekanizmaları çalışmaya devam edecek ve Dostumuz, Müttefikimiz, Refikimiz ABD ve Yecüc Mecüc kaynağı Çin, hazin bir şekilde kendi kendini mahvetmeye devam edecek.


-İsrail, kuruldu kurulalı, ilk defa özür dileyecek de dileyecek!


-Çocuk Psikiyatrisinde, giderek artan şekilde, daha sofistike yöntemler kullanılacak.


-Canlı yayınlarda böyle ayıp şeyler söylenmeyecek!


-Artık herkes Acısız Arabesk seyredip, dinleyecek...

-Ajdar, tekrar sahnelere dönecek...


-Fakıyr, tekrar donanım şeysi olacak.


-Bizim Vatan da pusulayı şaşırıp, cıva entoksikasyonuna kapılmayacak!


Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – Şimdiki Zamanlar – 13 Ocak 2014 Pazartesi 

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 17 Aralık 2017