Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ÖYKÜ

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 1493 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

UMUDA YÜRÜYEN ADAMLAR

Hepsi de son derecede yalnızdılar ve kimseye güvenmiyorlardı.

Çok fazla can kaybı yaşamışlardı ve pek çok kriz atlatmışlardı.

Bütün yatırımlarını USD bazında yatmışlardı ama hiç kaybetmemişlerdi,


 Her türlü imkanı kullanarak ayakta kalmışlardı ve kalmaya da devam edeceklerdi

***

Yürekliydi onlar.

Tansu Çiller’i, Demirel’i, Ecevit’i, Dalan'ı görmüşlerdi ve yılmamışlardı.

***   

bedrettin dalan ile ilgili görsel sonucu

"Haliç gözlerimin içi gibi masmavi olacak" demişti ve dediğini de yapmıştı. Şimdi Türkiye'ye dönmüş ve epey hastaymış.

***

En büyük hayalleri ölümsüz olmaktı ve bunun için de bütün yolları göze almışlar, hatta beyin naklini göze almışlardı.

Bunun olamayacağını bilmelerine rağmen nakli göze aldılar.

***

Buna rağmen hiç bezmediler.

Hatun ismindeki kadın bir çete kurmuştu ve her yöne uzanan kolları mevcuttu.

Kocasının nahoş özeliklerini ve yaptıklarını hiç unutmamıştı.

Bunun üzerine çok bedbaht oldular ama son anda bir yardımcı onlara uzanacaktı.

Kim bilebilirdi ki, ümide yoldan hiçbir şey tek yönlü değildi ve hep koşuşturdular, insanlardan ve inandıkları şeylerden yardım umdular.

Hatun’un aklından canına kıymak dahi geçmişti ama yapmadı çünkü evlâdı vardı ve vicdanı buna izin vermezdi, biz de müsaade etmezdik.

***

Televizyondaki dizilerden bir kısmında intihara yönelten vasıflar vardı ama onlara bakmadılar ve ilgilenmediler. Sonuç olarak burası da bir sonsuz saadetin yer aldığı bir cemaatin veya camianın ortası değildi.

***

En büyük kötü senaryolardan biri intihardır (suicide). Tek yollu bir bilettir.

Diğerkâmca (özgeci) ve (diğerkâmca) olmayan iki türden bahsederiz.

Diğerkâmca olanda bir kaçış söz konusuyken,  olmayanda tam bir teslimiyet vardır.

Biraz önce jeneratörümüz kesildi ve elektrik geri geldi, bu sayede telefonlarımız ve her şey çalışabildi.

intihar ile ilgili görsel sonucu

***

Dün Tahir’lerdeydik, Figen ve Zeynep pek tatlıydılar. Yaş almanın faziletlerinden bahsettik. Ekonomiden ve Yunanistan'daki krizi tartıştık. Zülfü Livaneli gene bir kitap yazmış, onu tartıştık.

***

Memlekette kan gövdeyi götürmekte ama ben de uzun süre bu mekânda politik bir şeye yer vermemeye kararlıyım.

Bütün okuyuculara ve eleştirilenlerin görüşlerine açığım ama henüz Neslim dışarı çıktı

***

Bizim Şoför İbrahim Bey’de de bir gariplik var doğrusu.

Birazdan Nazlı Çifti gelecek biraz muhabbet ve sohbet edeceğiz.

Bakalım bu gece nasıl geçecek?

Herkese sevgilerimle.

Biraz uzanacağım, sırada daha Yunan adaları var.

Mehmet Kerem Doksat – Çeşme – 20.07.2015

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Perşembe, 22 Şubat 2018