Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

PANİK BOZUKLUĞUNU TANIMA KILAVUZU

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 1617 kez okundu
  • 2 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Sevgili Takipçiler,

Panik Bozukluğu denince, tek bir psikiyatrik bozukluk veya hastalı anlaşılıyor. Hâlbuki, panik atakları çok spesifik sıkıntı veya endişe nöbetleridir.

Panik kelimesinin kökeni (dün gece Sayın Cem Özer'in programında da anlattım; meğer bir dönem Panik Bozukluğu geçirmiş ama iyileşmiş) kadim Grekçe'den geliyor...


Keçi ayaklı bir ilâhın adı bu...

***

Pan keçi ayaklı ve bir anda ortaya çıkıp, Pan flütle insanları korkutan tanrı.

Meşhur Zamfir'in nağmelerindeki gibi hani...


Ne de güzel ve huzur verici...

Panik Atakları beş ilâ on dakika sürer ve maksimum bir saatte kendiliğinden geçer. Bu arda non-dominant parahippokampal girusta kanlanma artışı olur. Aslında, evrimsel açıdan, bir yanlış boğulma alarmı mevzuubahis diyebiliriz.


Meşhur Mafya Babası sahnesi...

O esnada kişinin hissettiği veya duyumsadığı şey, evrimsel kökenli şiddetli bir korkudur: 5F: Fight (dövüş), Fright: (Kork), Flight (Kaç), Freeze (donakal).

Bu korku sebebiyle yüzü kızarabilir (korku-öfke) veya bembeyaz olabilir (endişe-kaygı) ve altına dahi kaçırabilir...

Zaten bu ikinci tipte de mide bağırsak sisteminde bir aksama vardır...

Dinamik açıdan bir İd Anksiyetesi söz konusudur...

İnsan filogenetik veya ontogenetik aslına rücu eder...

Oradaki Tanrı arketipiyle kavuşur ve bu sırada tam bir katarzis yaşanabilir.

Yâni bir nevi ruhsal boşalım...

Buradaki ruh kelimesi tamamen sembolik olup, aslında Psişe kastedilir.

Kökeni "rıh" yâhut "riyah" olup, asında "Psukhe'den" türetilmiştir.

Biraz Sigismund Freud'u temaşa edelim:

Ne büyük adammış merhum... 

 Tanrı'yı biliyor o; veliahdı ama çok farklı!

***

Eğer CG Jung olmasaydı, psikiyatrların hepsi Ateist kalabilirdi.

Freud Ateist bir Yahudi'ydi, Jung ise Teist bir İsviçreli Protestan'dı...

İkisi de Kitabı Mukaddes okumuş, ikisi de üniversite bitirmişti.

Her neyse, Pan birden ortaya çıkar ve herkesi kaçırır, ortalığı korkuya boğardı...

Pan'ın tasvir ettiği (betimlediği) şeytanî imago her türlü yıkıcı güce sâhip lideri de ifade eder: Hitler, Mussolini vs...

Bu karizmatik (sürükleyici ve kitleleri kütleleştirici) kişiler de genellikle küreyelleşen (glocalisation) bir dünyada yaşarlar...

Büyük hava alanları, oteller, AVM'ler hep PAN'ın tuzak kurduğu mekânlardır...

Önce kaygı, sonra korku, en nihayetinde Panik Nöbeti başlar...

Bir çeşit hatalı boğulma alarmı devreye girer ve kişide aşırı nefes alışı (hiperventilasyon) da ortaya çıkar.

Bu da parsiyel CO2 basıncını arttırır, O2 basıncını düşürür.

Husule gelen alkaloz da soluk ritmini hızlandırır!

Kafaya kese kâğıdı geçirmek genellikle şey yaramaz.

Kişi o kadar fazla solur ki, bâzen epilepsi krizi yâhut senkop ile geçirebilir. Miksiyon (işeme) senkopu, dışkılama (defekasyon) senkopları (düşüp bayılma) veya postüral hipotansiyon da refakat edebilir.

Özellikle yaşlı yaşlılarda (60 ilâ 80 yaşlar) bu çok ciddi bir sorun oluşturabilir. Biz bunlardan hikmet sâhibi olanlara "ihtiyar" diyoruz. Meselâ İhtiyar Heyetleri bunlardan oluşur; köylerde bu kurumlar çok işe yarar. 

Hâlâ kırsal kesimdeki en üst otorite onlardadır.

Bugün benim için de pek özel ve güzel çünkü Perakendeciler Günü psrovasına gidiyoruz ve hayatımda da çok köklü ve güzel bir değişiklik yaptım.

Her ne kadar sabahki toplantıya yetişememiş olsam da, Sevgili Fatih ve Sabri Kurdoğlı, diğer arkadaşlar eminim ki hoş görecekler.

Haydi, yeni bir hayata merhaba!

Paniksiz günlere...

Mehmet Kerem Doksat -Tarabya - Zor Zamanlar - 07.011.2014

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    fatih Cumartesi, 08 Kasım 2014

    sigara

    Hocam,
    Sigara; panik atak ve depresyonu tetikliyor değil mi bunu söylediğimde aman olur mu öyle şey diyorlar.
    Evet efendim...

  • Misafir
    Evren İşbilen Pazartesi, 10 Kasım 2014

    Pan-Apollo-Midas

    Hocam Merhaba,

    İlginç ve özgün bir yazı...

    Keşke biraz da mitostan bahsetmişken, yurdumuzda çok eski zamanlarda geçtiğine inanılan Pan-Apollo-Midas müzik yarışmasından bahsetseydiniz. "Dinlemelerin", İŞİT'melerin gündemde olduğu böyle bir devirin hiç de yeni olmadığını Güneş'in altında yeni olan da hiç bir şey olmadığını belirtmiş olurdunuz...

    Selamlarımla,

    Evren İşbilen
    MKD: Bir fdahaki sefere Sevgili Evren...

Yorumunuzu bırakın

Misafir Salı, 17 Ekim 2017