Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

PATOLOJİK KUMAR, KUMAR BAĞIMLILIĞI

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 657 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Kişisel, ailevi ve iş hayatında sebep olduğu bütün kayıplara rağmen

kumar oynama dürtüsüne engel olamama şeklinde tanımlanabilir.

Genel nüfusta %3 oranında görülür ve her gelir grubunda görülebilir.

40-50 yaş arasında erkeklerde daha sıktır. Gençler arasında giderek

yaygınlaşmaktadır.

***

 

Patolojik kumarbazlarda alkol ve madde bağımlılığı sıktır.

Hastaların ailelerinde de alkol ve madde bağımlılığı fazladır. %25’inde

ebeveynlerden birisi patolojik kumarbazdır.

 

Patolojik Kumar Teşhis Kriterleri Nelerdir?

 

Kumar oynama üzerine aşırı kafa yorma (mesela geçmişteki kumar

oynama yaşantılarını yeniden yaşamak, bir sonraki oyunu engellemek

yahut tasarlamak veya kumar oynamak üzere para sağlamanın yollarını

düşünmek).

 

***

İstediği heyecanı duymak için giderek artan miktarlarda para oynama

ihtiyacı duyar.

 

Birçok kere başarısızlıkla sonuçlanan, kumar oynamayı kontrol altına

alma, azaltma veya bırakma gayreti olmuştur.

 

Kumar oynamayı azaltma yahut bırakma girişimlerinde bulunurken

huzursuz veya öfkelidir..

 

***

 

Sorunlarından kaçmak için veya disforik bir duygudurumdan  (mesela

çaresizlik, suçluluk, anksiyete, depresyon duyguları) kurtulmak için

kumar oynar.

 

Parayla kumar oynayıp kaybetmesinin ardından bir başka gün

kaybettiklerini yerine koymak için çoğu kez geri gelir (kişinin

kaybettiklerini kovalaması).

 

Ne kadar kumar oynadığını saklamak için aile üyelerine, terapistine

veya başkalarına yalan söyler.

 

Kumar oynamak için gereken parayı sağlamak üzere sahtekârlık,

dolandırıcılık, hırsızlık, zimmetine para geçirme gibi yasa dışı eylemlerde

bulunur.

***

 

Kumar oynama yüzünden önemli bir ilişkisini işini veya eğitimi ile yahut

mesleğinde başarı kazanması ile ilgili bir fırsatı tehlikeye atar yahut

kaybeder.

 

Kumar oynama sebebiyle içine düştüğü korkunç maddi durumdan

kurtulmak için para sağlamak üzere başkalarına güvenir.

 

Kumarbazlar kaybettiklerini bir seferde geri almayı umarlar. Bu

gerçekleşmeyince davranışlarını ve kayıplarını yalanlarla örtmeye

çalışırlar. Kumarbaz sinirli ve sır saklar hâle gelince ilişkileri bozulur.

 

Yasa dışı yollara başvururlar, sahte çekler yazarlar, tasarruflarını

tüketirler ve borçlanırlar. Sonuçta depresyon, intihar düşünceleri ve

girişimleri olur. Böyle durumlarda antidepresanlar (serotonin geri-alın

engelleyicileri (klorimipramin -Anafranil, Setralin-Lustal) gibi ilaçlar

verilmelidir. 

 

Hasta kayıplarını telafi edemeyeceğini fark eder. Ancak

heyecan ve uyarılma için kumarı sürdürür.

 

Hastalar genelde son aşamada ilişki problemleri veya yasal sorunlar

sebebiyle tedavi arayışına girerler.

 

Pek çok kişi küçük meblağlar karşılığında pişti, King, tavla, poker, okey

vs. oynar. Bunlar keyif için ve öylesine yapılır. Gerçek bağımlılar ise

bundan asla vazgeçemezler.

 

Kişisel, ailevi ve iş hayatında sebep olduğu bütün kayıplara rağmen

kumar oynama dürtüsüne engel olamamaktır.

 

%3 oranında ve her gelir grubunda görülebilir. 40-50 yaş arasında

erkeklerde daha sıktır. Gençler arasında giderek yaygınlaşmaktadır.

 

Etkisi Nedir?

 

Heyecan için oynanan kumar etraftaki her şeyi unutturur.

Kişi istediği heyecanı duymak için giderek artan miktarlarda para

oynama ihtiyacı duyar.

 

***

 

Sorunlarından kaçmak veya istenmeyen bir duygudurumdan (mesela

çaresizlik, suçluluk, sıkıntı hissi, depresyon duyguları) kurtulmak için

kumar oynar.

 

Riskleri Nelerdir?

 

Kumarbazlar kaybettiklerini bir seferde geri almayı umarlar. Bu

gerçekleşmeyince davranışlarını ve kayıplarını yalanlarla örtmeye

çalışırlar. Kumar oynamak için gereken parayı sağlamak üzere,

sahtekârlık, dolandırıcılık, hırsızlık, zimmetine para geçirme gibi yasa

dışı eylemlerde bulunurlar.

 

Kumar oynama yüzünden önemli bir ilişkisini işini veya eğitimi ile yahut

mesleğinde başarı kazanması ile ilgili bir fırsatı tehlikeye atar veya

kaybeder.

 

Kumarbaz sinirli ve sır saklar hâle gelince ilişkileri bozulur. Kayıplarını

telafi edemeyeceğini fark ederler.

 

Sonuçta depresyon, intihar düşünceleri ve girişimleri olur. Bu aşamada

ilişki problemleri veya alkol ve madde bağımlılığı sık ortaya çıkar.

 

Tedavi

 

Tedavide bireysel ve grup psikoterapileri kullanılır. Aynı alkol ve madde

kullanım bozukluğu tedavisindeki gibi yoksunluk belirtileri çıkabileceği

akılda tutulmalı gerekirse buna yönelik tedavi de planlanmalıdır.

 

Bipolaritenin eşlik ettiği durumlarda karbamazepin (Tegretol),

okskarbazepin, valproat (Depakin), lityum (Lithuril) gibi ilaçlar

verilebilir.

 

Hipnoterapi fazla işe yaramaz çünkü ağır bağımlıların bir kısmı adeta bir

 

şans ilâhına taparlar güçlü kişilikleri vardır ama tek konudaki zaafları

 

bazen onları iflasa kadar sürükleyebilir!

 

Kumara hiç düşkün olmadığım için pek meraklı değilim ama

 

Türkiye'deki bütün özel kulüplerin arka odalarında poker başta olmak

 

üzere pek çok oyun oynanmaktayken, özellikle büyük otellerde bu iş

 

çok yaygındır.

 

Seneler önce beş tane tatil köyü olan çok zengin 60 yaşında bir

 

beyefendi gelmişti. Rakibinin beden dilini okuyarak ve burnundaki

 

titreşimleri gözlemleyerek ve sadece bu işle (poker) hayatını

 

kazandığını söylemişti. 10 seansta yarı yarıya düzeldi sonra azalmış olsa

da oynamaya devam etti.

 

ABD'de King City'de, KKTC'deki (Dome, Rocks) Çek Cumhuriyeti gibi

otellerde küçük meblağlar yatırarak oynadım ama hiç kazanamadım.

 

Çünkü bütün kumar makineleri oynayanın kaybetmesi için

ayarlanmıştır.

 

Las Vegas'a henüz gitmedim ama niyetimiz var; orada kumarın her

 

türlüsünün yasal yolla oynandığını biliyorum.

 

Evrimsel açıdan hayat bir kumardır zaten. Aklıma Dustin Hofman'ın

 

baş rolü oynadığı ünlü filim geldi.

 

Psikiyatrik açıdan Otistik bir adamı oynuyordu.

 

Unutulmaz sahnelerinden biri ağabeyinin kız arkadaşını öperken "ıslaktı - it was wet" demesi.

 

 

Kumarbazlar bir nevi şans ilahına tapınırlar ve çoğu zaman

kaybederler.

 

***

 

Eş dost arasında pişti oynamak dahi, işlevselliği bozuyor ve kişinin

toplumdaki itibarını zedeleyecek hâle geliyorsa, artık terk edilmelidir.

 

Zaten pek çok yerde kara para aklamak ve bunları PKK ve benzeri yasa

dışı örgütlere para pompalamak için kullanıyorlar.

 

Bence azı yarar, ortası karar, fazlası zarar çünkü (genellikle)

kaybetmeye mahkûmsunuz. Kumarın oynandığı pek çok yerde bu işin

arkasında mafya vardır.

 

Kumarsız veya abartıp da borç batağına düşmeden oynamanız

temennisiyle sevgim ve saygılarımı sunuyorum.

 

Aksi taktirde Avustralya yerlilerinin ünlü silahı bumerang gibi döner, vurur sizi...

 

 

Sağlık, esenlik ve barış dileklerimle...

 

Mehmet Kerem Doksat  - Tarabya - 08.02.2017 

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 23 Ağustos 2017