Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

PETEK DİNÇÖZ'LE "ARIM BALIM PETEĞİM" PROGRAMI!

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3768 kez okundu
  • 4 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Dün telefonum çaldı, Yeliz isimli cici bici konuşan bir kız aradı.

Petek Dinçöz'ün sunduğu bir programa çağırıyordu. Israrla "medyum, cinci, kavga, gürültü var mı; yoksa ben gelmem" dedim. Bana garanti verdi, sebeb-i iştirakim de şizofren bir âile için 10 ilâ 15 dakikalık bilirkişilikti. Programı hiç seyretmemiştim, Petek Dinçöz hakkında da vasat bilgilerim vardı: Vasat bir yetenekle, daha ziyâde vizüel zevke hitaben şarkı söyleyen genç güzel bir kızcağız.

Kabûl ettim. Hay etmez olaydım!

Bir kere, stüdyo Ârâf'ta, ama bulduk. Bekleme odasında sağımda solumda her çeşit insan vardı, panayır yeri gibi.

Sıram geldi, yayın salonuna girdim.

2000'in epey üzerinde televizyon yayınına katıldım, bu kadar kaotik yer görmedim! Matrix'teki Apokaliptik âlem gibi. Ortalık puslu, acayip kalabalık, tribünlerdeki kadınlar ve az sayıda erkekler oynuyor, hopluyor, zıplıyor, bağıra çağıra konuşuyor. Hepsi profesyonel seyirci.

Neyse, bir türkücü, bir tiyatro san'atçısı ve yazar hanımefendi, aralarında benimle beraber oturtulan cingöz bakışlı kısa gri saçlı bir kadın, âmâ bir başka hanım, benim yanımda da ne iş yaptığını bilmediğim bir bey; sıralanıp oturduk.

Petek dalgın ve gergin, sebebini bilemem. Reklâm bitti, geri sayım başladı ve canlı yayına geçtik. Petek doğrudan şizofreniye girdi, 30 saniye kadar sonra beni hatırlayıp tanıttı; olur o kadar. Böyle durumlarda şâhin kesilip etrafı çok dikkatle tetkik ederim. Sıfır dendiği anda cingöz bakışlı gri kısa saçlı kadın bir anda ağlamaya başladı; âilemde ve muhitimde çok tiyatrocu vardır, epey tecrübeliyim, üstelik işim de psikiyatrlık; bu kadın bal gibi rol yapıyordu. Bu satırları programın kaydını iki kere daha seyrettikten sonra yazıyorum. Kocası şizofrenmiş, sonra alkolik olmuş, sonra da beyin hasarı geçirip evde yatar hâle düşmüş. Tanıtım filminde yatakta yatan bir adamın resmi, cingöz bakışlı gri kısa saçlı kadın ise gözyaşları seller olmuş, ağlıyor, haykırıyor, pes perişan; yan gözle bakıyorum, aynı ton ve şiddetle oturduğu yerde de ağlıyor. Efendim, bunların bir oğlu varmış, o da önce içki içip sonra şizofren olmuş ve sürekli olarak annesini babasını dövüyormuş, bu arada birtakım karanlık işlere de karışmış gâliba ama orası tam anlaşılamıyor. Ben sükûttayım, çevredeki herkes cingöz bakışlı gri kısa saçlı kadına acıyor ve gözyaşları içerisinde suâller soruyorlar. Her suâlde ağlaması küt diye kesilip, çok iyi çalışılmış olduğu belli cevapları takır takır yetiştiriyor, sonra gene seller sular gibi ağlıyor.

Cingöz bakışlı gri kısa saçlı kadının hikâyesi şöyle sürüyor: Artık dayanamayıp oğlunu şikâyet etmiş, daha önceden şizofreni raporu olan delikanlıyı da hapse atıvermişler! Durun, gerisi var, şimdi bu yaptığına çok pişman olan cingöz bakışlı gri kısa saçlı kadın 5400 YTL mi, 4600 YTL mi ne, onu bulursa oğlunu hapisten çıkaracakmış ve yeniden evde dayak yiyeceklermiş. Bu bilgileri verirken de kadıncağız helâk olmakta!

Nihâyet Petek bana dönüp soruyor ne düşündüğümü!

Söylediklerim şöyle: "Bu hikâyede gariplikler var. Bu kadar ağır bir şizofreni, hele raporu da varsa, asla hapse atmazlar, akıl hastânesine yatırırlar; bu bir. Bu hata bir şekilde olmuşsa da, bahsedilen paraya hiç gerek yoktur, basit bir dilekçe ile müracaat yeterlidir; bu da iki.

Ortalık buz kesiyor; cingöz bakışlı gri kısa saçlı kadın ânında müstehzi bir gülümsemeyle gözlerini dikip "siz beni anlamadınız diyor ve aynı saçmalıkları tekrarlıyor. Bu arada gittikçe ağlama ve hıçkırıklar crescendo yapıyor. Petek perişan, herkes de öyle. Tekrar lâfa girip paranın ne için gerektiğini sorduğumda kadın bana öfke kusuyor. Duygu sömürüsü Everest'in zirvesinde!

Ben de "bu bir şov, işin içinde başka hesaplar olduğu belli, bu anlatılanlar doğru olamaz diyorum. Ve. Ayvayı yiyorum.

Petek bana fırça atıyor ve gözü yaşlı bir anneyle böyle konuşamayacağımı haykırıyor! Ben de bunu kendisinden mi öğreneceğimi suâl eyliyorum. Bu arada cingöz bakışlı gri kısa saçlı kadının şovu öyle büyüyor ki, bağıra çağıra şovunu sürdürürken  tam dört kişi koluna girip salondan çıkarıyorlar. Seyircilerden birtakım kadınlar bana hakaret ediyor. Petek geri geldiğinde gene beni kınıyor ve konuşturmayacağını söylüyor! Ben de sükûnetimi koruyarak net bir şekilde konuşup söylediklerimin arkasında duruyorum. Petek reklâm arasına giriyor. Hemen kalkıp mikrofonumu çıkarıyorum, "hayatımda böyle terbiyesizlik görmedim diye söylenerek giderken "terbiyesiz sensin deniyor, söyleyen kim emin değilim ama muhtemelen Petek. Nitekim bana lâf yetiştirmeye devam ediyor ve "esas siz şov yapıyorsunuz diye bağırıyor. O anda sinirim geçip gülüyorum ve buna hiç ihtiyacım olmadığını, beni de kendilerinin çağırdığını, verilen sözleri hatırlatıyorum. Petek kayboluyor. O sırada âmâ hanım "hocam, size müteşekkirim, ortalığın aklını başına getirdiniz diyor ama ânında sağımdan hoş bir genç oğlan gene bana "terbiyesiz, senin yüzünden reklâma geciktik diye kızıyor; kolumun önünde ve o kadar çıtkırıldım bir şey ki, maazallah, öfkelenip itsem (vursam değil) ölebilir! Öfkelenip azıcık ona dönünce de geri kaçıyor.

Bekleme salonuna dalıp makyajımı sildikten sonra derhâl orayı terk ediyoruz. Sonradan seyrettim, arkamdan dedikodu ettirmiyor katılanlardan ikisi.

***

Merak edip resmî web mekânından araştırıyorum bu hâtun kişiyi. Petek Hanım Kızımız 29 Mayıs 1980'de İzmir'de dünyamızı teşrif etmişler, yâni 28 yaşında. Gene resmî web mekânında tahsilinin ne olduğu yazılmamış. Güzellik kraliçesi olmuş, dizilerde rol almış, şarkıcılık ve sunuculuk yapıyormuş.

25 senedir televizyonda, radyoda pek çok programa katıldım. Sert tartışmalara da katıldım ama böylesine rastlamadım.

Orta zekâlı birisinin dahi şarlatan, en azından gayrı samimi olduğunu anlayabileceği bir şovcuyla birlik olup da, bir bilim adamına hakaret eden, ona saygısızlık eden hiçbir sunucu görmedim. Tahsili, görgüsü ve CV'si muğlâk (öğrendiğime göre lise mezunu dahi değilmiş) 28 yaşında bir kızın, 51 yaşına gelmiş bir psikiyatri profesörüne böyle davranması ilk defa rastladığım bir vahamet!

Şarkıcılığın da, sunuculuğun da, san'atçılığın da bu kadar ucuzlaması memleketimizin anomisinin bir başka göstergesi. STAR TV'de Petek Dinçöz'le Arım Balım Peteğim programını ibret için seyredin diye herkese tavsiye ediyorum.

Ankara'dan arayıp da "Kerem Hocam, ben sizin hayranınızım, çocuğuma ve âileme sizin fikirlerinizi anlatırım. Ne olur öyle yerlerde görmeyelim sizi" diyen hanımefendi içime su serpti ama burukluk sinmedi.

BU ARADA, KANAL T'DE (DIGITURK 51, DİĞERLERİNİ BİLEMİYORUM) SEVGİLİ ÇİĞDEM TUNÇ'LA BERABER HER SALI SAYGI VE SEVGİ DOLU, ÇOK NİTELİKLİ KONUKLARIN GELDİĞİ  VE KONULARIN TARTIŞILDIĞI BİR PROGRAM YAPIYORUZ: ÇAY SAATİ.  

     Hepinizi salıları 17:30'da bekliyorum.
           Sunucu nasıl olurmuş görün hem; zarafetiyle, zekâsıyla, kültürüyle, saygısıyla.

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 22 Ekim 2008 Çarşamba

Güncelleme 06.01.2009: 1) Geçenlerde bu programa katılan bir "medyum" Zerrin Özer'in kocasının onu aldattığını söyleyince, Zerrin telefonla programa bağlanıp medyum bozuntusunu da, PD'ü de dümdüz etmiş. 2) Kanal T macerası 4 programda bitti çünkü kanalın sâhibi programı gece şovuna çevirdi...

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Ulaş Çamsarı
    Ulaş Çamsarı Pazar, 12 Ağustos 2012

    İyi ki varsınız !

    Kerem Ağabey,
    İyi ki varsınız, iyi ki yazıyorsunuz bunları.
    Saygılar !
    Ulaş

    MKD: Sen de, sen de Sevgili Ulaş.

  • Misafir
    emin Pazar, 12 Ağustos 2012

    prim vermeyelim

    Kerem Hocam,

    Allah aşkına, o programları dünyâ âlem biliyor. Sizin gibi değerli bir bilim insanının (ki ben sizin eski bir öğrencinizim Cerrahpaşa'dan) o saçma yerlerde görülmesi o yetersizlerin meşrûlaştırılmasından başka bir işe yaramaz.

    Sevgiler, saygılar.

  • Misafir
    canan özerden Çarşamba, 19 Aralık 2012

    petek dinçöz rezilliği

    Yukarıda sözünü ettiğiniz programı ben de maalesef izlemiş ve şahsınıza yapılan saygısızlığa şâhit olmuştum. Ne tahsil aldığı belirsiz bu zavallı kıza acımak mı kızmak mı lâzım bilemem ama ne yazık ki bu ve bunun gibi şahıslar bu ülkede slikonlu göğüslerini sergileyerek hak etmedikleri paralar kazanıyorlar, diyecek bir söz bulamıyorum.

    Başarılarınız dâim olsun Kerem Bey,
    Saygılarımla...
    Canan Özerden.

    MKD: Bilmukabele efendim, saygımla...

  • Misafir
    jane Pazar, 25 Ekim 2015

    osas

    Londra Jane Campbell, ben tanıklık dinlemek
    Kocamı geri aldım nasıl, biz evlenmek
    7 yıldan fazla ve onlar iki çocuk var. madde
    Onlar bizimle iyi gitti ve biz her zaman vardı
    mutlu bir güne kadar kocam davrandığını başladı
    Ben anlayamadık bir şekilde, çok karıştı
    bu arada beni ve çocukları tedavi. Sonra o
    Ay ben eve döndü beri
    Tekrar o, o boşanmak istiyor beni aradı
    O bunu hak yanlış yaptığını sordu
    Onu, tüm o boşanmak istediğini söyleyerek olduğunu
    ve benden nefret ediyor ve istiyor
    hayatınızda beni tekrar görmek ve ben deli olduğunu
    sinirli ne yapacağını bilmiyor, ben hasta oldu
    Boşanma nedeniyle fazla 3 hafta. Seviyorum
    Dolayısıyla o benim her onsuz oldu
    hayatım eksik. Ben ablam söyledim ve o bana tavsiye
    Bir döküm başvurun, tüm bu iman asla
    bir şey üzerinde büyü. Ben sadece
    Bir şey bunun dışında gelecek tekrar deneyin. Ben
    DR.OKOLOSE kocam iadesi için temasa
    ben, kocam alınmıştır anlattı
    o ona bir büyü başka bir kadın
    Benden nefret ediyor ve boşanmış istediği budur. sonra
    Ben ona bir büyü var söylendi
    Bana ve çocuklara geri alarak,
    büyüyü ve üç gün sonra kocam beni aradı
    ve ben onu affet dedi, diye başladı
    Telefonla özür dilemek ve o hala beni seviyor söyledim etmek
    O ne olur bilemedim
    Ne o bana yaptı. Bu büyü Dr. Okolose kutsal oldu
    Onu çevirmek yapılan onun hakkında dökme
    Bana bugün ailem ve ben şimdi
    Bugün yine mutlu. Teşekkürler DR. Için Okolose
    Benim için yaptığın hiçbir şey olurdu
    bugün onun büyük büyü olmasa. Ben istiyorum
    Böyle geçiyor sen arkadaşlarım
    eşleri dönmek sorununuz seviyorum ya
    eski erkek arkadaşı ve kız arkadaşı İletişim
    drokolosedspellcaster@hotmail.com ve sizin yanınızdaki olacak
    sorunlar çözüldü. Dr Okolose ayrıca aşağıdaki sorunlardan herhangi biri için yardım ona ulaşabilirsiniz söyledi:
    (1) sizin eski geri istiyorum.
    (2) Hiç kabus varsa.
    (3) makamında terfi etmek istiyorum.
    (4) Do you kadın / erkek sonra çalıştırmak istiyorum.
    (5) Bir çocuk istiyorum.
    (6) Zengin olmak ister.
    (7) olmak Kocanız / karısı tutmak istiyor musunuz
    Sonsuza kadar senin.
    (8) mali yardım gerekiyorsa.
    (9) bakım bitkisel
    Eğer karısını karşılamak mümkün değilse (10)
    nedeniyle cinsel istek
    Ereksiyon Artan.
    (11) Eğer menstruasyon gelmek reddederseniz
    Gün
    ya da daha fazla akışları varsayalım.
    Eğer ödemeyi reddetti if (12), halkın çünkü ?.
    Yeryüzünün ve arka bir problem çözme (13).
    (14) Denny sizi ailenizi mu senin
    Değil mi?
    Herhangi bir hastalık veya hastalık (15) Cure.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 24 Eylül 2017