Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

POLİS KOLEJLERİNE GİRİŞ MUAMMASI!

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2409 kez okundu
  • 1 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Vallahi bu bir şaka değil ama bir vâkıa!

Bakın alttaki satırlara, anlayın derdimi…

***

İKİNCİ BÖLÜM

Giriş ile İlgili Esaslar

Öğrenci kaynağı

MADDE 5 – (1) Polis Kolejinin öğrenci kaynağı Millî Eğitim Bakanlığı’nca ilköğretim mezunu kabûl edilen öğrencilerdir.

Alınacak öğrenci sayısı

MADDE 6 – (1) Emniyet Teşkilâtı’nın ihtiyacı ile Polis Koleji’nin kapasitesi dikkate alınarak Polis Koleji’ne kız yâhut erkek öğrenci alınacağı ve alınacak öğrenci sayısı Müdür’ün teklifi ve Genel Müdür’ün onayı ile belirlenir.

Adayların nitelikleri

MADDE 7 – (1) Polis Koleji’ne alınacak öğrencilerde aranılacak şartlar aşağıda belirtilmiştir:

a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.

b) Genel Müdürlükçe tespit edilecek başarı puanını almış olmak.

c) Sağlık Yönetmeliği’nde belirtilen sağlık şartlarını taşımak.

ç) İlkokul dördüncü sınıftan sonra yaş tashihi yapmış olanların, tashihten önceki yaşları geçerli olmak üzere, Polis Koleji’ne giriş sınavının yapıldığı yılın 1 Ocak tarihi itibârıyla 16 yaşından gün almamış olmak.

d) İlköğretimi bitirdikten sonra öğrenime ara vermemiş veya lise ve dengi okullara devam etmemiş olmak.

e) Herhangi bir okuldan disiplinsizlik sebebiyle çıkarılmamış olmak.

f) Alkol ve kumar alışkanlığı bulunmamak, uyuşturucu veya psikotrop maddeler hiç kullanmamış olmak.

g) Genelev, birleşme evi (MKD: Bu ne demek yâhu), randevu evi, tek başına fuhuş yapılan konut ve benzeri yerlerde aracılık ve bekleyicilik türünden bir iş ile iştigal etmemiş olmak, genel ahlâka aykırı oyun, temsil, film, video band, teyp kaseti, vcd, şarkı sözü ve teknolojinin gelişimi ile ortaya çıkan zararlı yayın, yayım ve benzeri işlerde çalışmamış olmak veya bu işler nedeniyle hüküm giymemiş olmak, bu sayılan suçlardan herhangi birinin uzlaşma yoluyla sonuçlandırılmamış veya yine bu suçlardan herhangi biriyle ilgili olarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş olmak veya başka bir tedbire çevrilmemiş olmak.

ğ) Anarşi ve terör eylemleri ile bu tür toplantı, yürüyüş ve mitinglere karışmamış, desteklememiş, katılmamış olmak.

h) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası öngörülen kasten işlenmiş suçlar ile 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde sayılan suçlardan dolayı

1) Affa uğramış veya yasaklanmış haklar geri verilmiş olsa dahi mahkûmiyeti bulunmamak,

2) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş olmak,

3) Kovuşturması uzlaşma ile neticelenmemiş olmak.

4) Kamu haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmamış olmak.

***

Şimdi bütün mes’ele şu:

Bir kişinin uyuşturucu ve psikotrop maddeleri hiç kullanmamış olduğunu anlamanın yollarını bilen birisi veya böyle bir yöntem var mı?

Meselâ basit ağrı kesicilerin dahi bir kısmı psikotroptur (ruhsal hâli etkiler).

   Bu ahvâl ve şerâit altında,

      Acaba beyni olmayanlar mı aranmaktadır!

         Ben çözemedim…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 15 Aralık 2012 Cumartesi

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    Barbaros Yıldırım Pazartesi, 17 Aralık 2012

    ben çözdüm :D

    Evet, beyni olmayan elemanlar her yere lâzım, sâdece beyin değil, bedenine de ihanet edebilecek elemanlar işsiz kalmaz bu memlekette :o Ya 'o kadar sıkıldım ki bu memleketim manzaralarından büyük ikramiye çıkarsa hemen İsviçre'ye yerleşicem :P

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 22 Ekim 2017