Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

Premenstrüel Sendrom nedir?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 312 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

Sevgili Mekâncılar,

Premenstrüel sendrom; âdetten hemen önceki dönemde yaşanan sinirlilik, gerilim, gerginlik, duygusal oynaklık, depresyon, baş ağrısı, göğüs gerginliği ve karında gaz şikâyeti gibi birçok şikâyeti içine alan ve hayat kalitesini etkileyen bir durumdur.

Premenstrüel sendrom “Premenstrüel Disforik Bozukluk” olarak bilinmektedir.

 

Yani Âdet Öncesi Gerilimi Bozukluğu teşhisinin konabilmesi için âdet öncesi dönemde görülen şikâyetlerin normal hayat faaliyetinde değişikliklere neden olması gerekmektedir.

Şikâyetler tipik olarak; âdet periyodunun "geç luteal fazı sonlarında, yani âdetten önceki yaklaşık 5-7 günlük dönemde başlar, âdetten hemen önce şiddetlenir ve âdetle birlikte” kaybolur.

PMS yani Âdet Öncesi Gerilimi ileri düzeyde ise bütün âdet süresince de devam edebilir.

Hatta bazı durumlarda sinirsel gerginlikler yumurtlama döneminde de görülebilmektedir.

Premenstrüel gerilimin sebepleri nelerdir?

Âdet öncesi gerilimin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte âdet periyodu boyunca kan dolaşımındaki hormonlardaki değişikliklere bağlanmaktadır.

Premenstrüel Sendrom yani Âdet Öncesi Gerilimi Bozukluğu Nedir?

Premenstrüel sendromda teşhis için en güvenilir yol, 2-3 ay süre ile şikâyetleri kaydetmek ve şiddetlerini puan ile kaydedilir.

Şikâyetler fiziksel ve ruhsal olarak ayrılmalı ve ne zaman başlayıp ne zaman bittiği düzenli şekilde kaydedilmelidir.

Teşhis için objektif kıstas veya testler maalesef mevcut değildir.

Âdet Öncesi Gerilimi olan kadınların şikâyetleri farklılıklar gösterir.

Bir kadında sinirlilik belirginken bir diğerinde memelerde gerginlik ve ağrı hissi ana şikâyet konusu olabilir.

Benzer şekilde aynı kadında, her âdet öncesi dönemindeki şikâyetler de değişebilir.

Yine Âdet Öncesi Geriliği Sendromunda görülen şikâyetler değişik kültürlerde değişik şekillerde olabilir.

Meselâ Uzakdoğulu kadınlarda en sık ağrı şikâyetleri olurken, gelişmiş Batı toplumlarında depresyon en sık karşılaşılan bulgudur.

Kişinin sosyal hayatını olumsuz etkileyen ve her ay görülen bir grup şikâyetler, kadının kendine olan güvenini kaybetmesine ve hayat kalitesinin olumsuz yönde etkilenmesine sebep olabilir.

Âdet öncesi dönemde pek çok şikâyet (semptom) oluşabilir. En sık olarak:

Baş ağrısı ve migren atakları
Bulantı, kusma
Ruhsal çökkünlük
Duygusal labilite (kırılganlık)
Hafıza kaybı (amnezi)
Kolay öfkelenme, sinirlilik (kaygı)
Ajitasyon (etrafa sataşma)
İntihar (süisid) ve suç işlemeye eğilim
Konsantrasyon güçlüğü
Uykusuzluk
Çarpıntı
Denge Bozuklukları
Eklem ağrıları (artralji)
Karında şişkinlik (distansiyon)
Memelerde şişme ve ağrı (mastalji)
Hâlsizlik
Kabızlık (konstipasyon)
Kasıklarda ağrı (pelvik ağrı)
Kilo alma (vücutta sıvı tutulumuna bağlı)
İştah artması veya azalması
Ödem ve şişkinlikler
Sıcak basmaları
Ses ve kokulara hassasiyet
Sırt ve bel ağrıları
Ciltte yağlanma ve sivilcelenme (akne)
şikâyetleri görülmektedir.

Âdet Öncesi Gerginlikte Tedavi ve Korunma Yolları
Permenstrüel sendromun sebebi tam bilinmediğinden kesin olarak tedavisi de yoktur.

Tedavide birçok yöntem kullanılmakta olup, temel prensip yumurtlamayı baskılayarak, kanda oluşan hormon değişikliklerini ayarlamaktır. 

Bu amaçla en çok doğum kontrol hapları kullanılmaktadır.

Ayrıca, tedavi şekli baskın olan semptomuna yönelik olmalıdır.

Meselâ vücutta sıvı toplanması ve şişme şikâyeti varsa furesomid (Lasix) gibi hafif etkili bir idrar söktürücü bu dönemde alınırken, yine bu dönemde tuz ve sıvı alımı kısıtlanmalıdır.

PMS sorunu yaşıyorsanız doğru beslenmeniz önemlidir!

Beslenmede;
Az az ve sık sık yemek,
Özellikle âdet öncesi dönemlerde şeker, kırmızı et, cips, hızlı tüketim ürünleri, alkol, kafein (kahve, çikolata, kola gibi) ve donmuş yağ tüketiminin azaltılması

Yeşil sebze, meyve ve bakliyat tüketiminin arttırılmasına ağırlık vermek

Kalsiyumdan zengin diyete (süt ve süt mamulleri) önem vermek gereklidir.

Âdet Öncesi Gerilimi nedeni ile baş, bel, bacak veya kasık ağrısının ön plana çıktığı durumlarda naproksen, ibuprofen, mefanamik asit gibi ağrı kesiciler kullanılabilir. 

Ancak Salisilik asit (Aspirin), âdet kanamasını arttırabileceği için bu dönemlerde alınmamalıdır.

Son yıllarda tıbbi literatüre geçen ve kendi deneyimlerimizle de PMS tedavisinde oldukça yararlı olduğunu gördüğümüz bazı ilaçların kullanımları da artmaktadır. 

İleri düzey psikolojik problemler yaşayan kişilerde hipnoterapi ve deneyimli klinik psikolog desteği sağlanabilir.

Bizde de tedavi gören hastalara hipnoterapi desteği vermekteyiz.

Sağlık, esenlik, dirlik ve millî birlik içinde kalınız…

 

Mehmet Kerem Doksat – 2 Aralık 2017 – Tarabya

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazartesi, 19 Şubat 2018