Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

PROFESÖR Doktor Aziz Sancar

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 345 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

Nobel ödüllü Bilim Adamı Aziz Sancar’ın “Ben Allah’a inanıyorum, isteyen evrime inanır” şeklindeki sözlerinin çarpıtıldığını belirtildi ama aslında hiç de öyle değil.

***

Aziz Sancar’ın “ben Müslüman’ım ve Allah’a inanıyorum. Evrime inanmak

gibi bir şey yoktur, Evrim bir gerçektir ve inanç meselesi değildir” demiş.

Aziz Sancar’ın “en eski evrimciler İslam’ın Altın Çağı denen dönemde

şimdiki Irak’taki Müslüman bilim adamlarıydı” dediğini söylemiş.

***

Türkiye’de evrimin eğitim müfredatından çıkarılması sonrası Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar, “Türkiye’de evrimi ne zaman öğretelim kavgası beni çok kızdırdı. Türkiye’nin çok sorunu var demiş.

***

 

Bir krizden öbürüne geçiyoruz. Ben Allah’a inanıyorum, evrim olmuş olmamış fark etmez, inanan inanır, inanmayan inanmaz demişti.

***

Aziz Sancar evrime inanıyor, “ben Allah’a inanırım. İsteyen evrime inansın” inansın diyor”.

Kendisi bilim adamı. 

Aziz Hoca, yaptığı araştırmalarda evrimsel gelişim — değişime bizzat şahit olmuş bir bilim adamı.

Ayrıca bilim dünyasında ciddi bir bilim insanı “Evrime inanmıyorum” demez.

Aziz Hoca inançla bilimi her zaman ayrı tutar…

Sancar, bizzat kendi araştırmalarında canlılardaki evrimsel gelişmeye — değişime şahit olmuş bir insan.

Örneğin, bitkilerde ve bazı canlılarda ışıkla harekete geçerek DNA bozulmalarını onaran Fotoliyaz enzimi üzerine neredeyse 40 yıl çalıştı.

Bilim adamları bu enzimi insanlarda çok aradılar, hatta buldukları bazı genleri “Fotoliyaz” diye isimlendirdiler.

Sancar ise, Fotoliyaz geninin — proteininin insanlarda tam karşılığı olmadığını ispat etti ama bu enzimin insanda başkalaşarak yine ışığa duyarlı, 24 saatlik biyolojik saatimizi ayarlayan bir başka gene — proteine dönüştüğünü gösterdi ve bu geni 'Kriptokrom' adıyla tescilledi!

***

Sancar araştırma makalelerinde evrimsel gelişmeye göndermeler yapan bir insan. Biyolojik varlığımızı evrimsel gelişmeden ayrı tutmak asla mümkün  değil. Bunları bildiğim için Sancar'a sordum, nedir bu?

Nihayet Gürcistan'dan önceki gün döndü ve cevap verdi: Evrim gerçektir!" güveniriz. Bizi derin yurtseverlik ve bilim bağlar öncelikle" demiş.

***

Aziz’i en çok üzen Türkiye’de üstümüze aptal tozu serpilmiş gibi durmadan akla mantığa sığmayacak sebepler bulup, bütün enerjimizi bu yapay kavgalara harcıyor ve ülkemize zarar veriyoruz, bu büyük bir günahtır”

Tamamen katılıyorum. Yazıktır, günahtır bu ülkeye…

***

Peki, gerçek neydi?

“Bir gencimiz bilim ve inanç konusunda soru sordu. Ona şu cevabı verdim: ‘Ben Müslüman’ım ve Allah'a inanıyorum. Evrime inanmak gibi bir şey yoktur, Evrim bir gerçektir ve inanç meselesi değildir.'

Aziz Hoca: “Yapay kavgalar çıkarıp ülkemizi krizlere sürüklüyoruz… Bence bu yapay kavga başka şeylerde olduğu gibi maalesef Amerika'dan ithaldir. Batısı’ndaki Tennessee’dedir ve Türkiye'deki birçok ‘yaratıcı buradaki yobazlardan ithal malı fikirlerle maalesef ülkemizi fuzuli işlerle meşgul ediyor.'

BİLEREK YANLIŞ YANSITILMIŞ

Aziz Sancar'ın kendisine verdiği “Aziz Sancar'ın evrim ve evrimcilerle ilgili şu görüşlerini” de aktardı: “En eski evrimciler İslam’ın Altın Çağı denen dönemde şimdiki Irak’taki Müslüman bilim adamlarıydı; bunu evrim fikrinin tarihçesi üzerine bir kitapta okudum.'

***

Aziz Hoca, kimya profesörü eşi Gwen’den önce evrim fikrini öğrendiğini söylüyor.

***

Sebebi, Gwen'in okuduğu yıllarda Teksas’ta orta eğitimde evrim okutulmamasıydı.  Evrimi yine reddeden bir Methodist üniversitesinde okudu.  Teksas’ta evrime karşı savaş açanlar o zaman başarı kazanmışlardı. Hoca diyor ki “şimdi ikimiz de evrim ve Allah hakkında benzer fikirdeyiz.  “Evrim vardır ve kim ne derse desin bu gerçek ortadadır”.

Aziz Hoca, Azerbaycan'daki konuşmasının Türkiye'ye bilerek yanlış yansıtıldığını düşünüyor.

***

Medyaya hiç de çıkmak istemediğini belli.  Kendisine gelen görüşme, söyleşi ve benzeri taleplerine hayır diyor. Çünkü bu anlamsız tartışmaların içine çekilmek istemediğini belirtiyor.

Şu sözleri ne kadar doğru: “Bu gibi abes işlerle uğraşsaydım sigaranın DNA’da kanser yapıcı tahribatının haritasını,  “Piri Reis Haritası’nı yapabilir miydim” demiş.

***

Aziz Sancar bir bilim adamı ve Nobel almış. İzmir’de bir Atatürk evi kurmuş ve Allah’a inanıyor.

Ben de öyleyim.

***

Ben ve karım evrimin filmini çektik ve ta Afrika’da Ümit Burnu’na da gittik. Zulu’ları ziyaret ettik.

zulu ile ilgili görsel sonucu

 Zulular

Merkantilist bir ekonomi anlayışları var.

Eğer bir kadın bekârsa ve bakireyse, fiyatı 40 öküz.

Boşanmışsa ve evlenmek isterse 30 öküz...

***

Trafik soldan ve ipek böceği larvası ikram ettiler, tabii ki yiyemedik ama kendilerine özgü bir erkekliğe kabul edilme törenleri var.

ipek böceği larvası ile ilgili görsel sonucu

El sıkışıyorlar ve ayinler düzenliyorlar.

Sonra da hep beraber esrar içip kafa bulmadan ayakta kalıyorlar!

Bir kısmı Katolik, çoğu Şaman…

***

Birkaç güne kadar bunları youtube’a yükleyip çok güzel bir belgesel hazırlamış olacağız.

***

Sonra da Evrimsel Psikiyatri Kitabı ve ver elini Almanya.

Yakınlarda Can Ataklı'yla ve eşiyle yemek yiyecek ve en 200 sene daha yaşayacağız.

can ataklı ile ilgili görsel sonucu

Halk ve Ulusal TV, bir de National Geographic. 

Hiçbirinde sansür yok...

Sevgiyle, bilimle ve evrimle kalın.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 14 Eylül 2017

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Perşembe, 22 Şubat 2018