Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

PSİKİYATRİK BELİRTİLERE EŞLİK EDEN BEDENSEL ŞİKÂYETLER

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2275 kez okundu
  • 1 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bazı psikiyatrik hastalıklar kendilerini bedensel belirtilerle belli eder.

Mesela İrritabl (incinebilir) Bağırsak Sendromuİrritabl Mesane SendromuÜlseratif Kolit (kalın bağırsak iltihabının birtakım türleri, Kronik Yorgunluk SendromuSedef Hastalığı (Psöriyazis)İlaçlara Bağlı Gerginlik gibi…

***

B 12 Vitamini eksikliğine bağlı Megaloblastik Anemi ve Pellegra aynı gruptandır: B3 vitamini eksikliğinde ortaya çıkan tehlikeli hastalıklardan biridir.

***

C Vitaminine bağlı İskorbit hastalığında ciltte ve dişlerde sıkıntı verici görünümler ortaya çıkabilir. Kolay bir şekilde kanayan diş etleri ve diş kaybı, ciltte oluşan morluklar, eklemlerde ağrılar, iştahta azalma, yara iyileşmesinin gecikmesi, ciltte kuruma ve çatlaklar, eklem bölgesinde şişmeler olabilir. 

Ortaçağ'daki denizcilerde sık görülürdü ve tedavi edilemezdi. Şimdi de sık görüyoruz ama C vitamini sentezlendiğinden beri, kolayca verebiliyoruz...


Bu kadar da değil!

***

Hayatî önem taşıyan organlarda kanamalar, idrar miktarında azalma, Ateş (37.6º C üstü vücut ısısı), kansızlık, bacaklarda ödem, ishal, kalp atışında hızlılık (taşikardi), asabiyet, nefes almada zorlanma, yorgunluk görülür.

***

Cıva zehirlenmelerinde Metalik Cıva, parlak, parlak, gümüş renginde, kokusuz ve çok kolay buharlaşır bir maddedir. Anorganik cıva genellikle cıva tuzları hâlindedir.

***

Başlıcaları Cıva klorür, Cıva fulfimat ve Cıva sülfürdür. Cıva tuzları ağızdan alındığında yarı ömrü 40 gündür.  Cıvanın başlıca organik birleşimleri metil, etil ve fenil Cıvadır.


Metal hâlindeki Cıva, vücutta emilmediğinden, zehirli değildir, fakat cıvanın eriyebilen tuzları, çok tehlikeli zehirlerdendir. Zehirlenme, akut veya kronik olabilir.

Akut zehirlenme: Ağız ve boğazda şiddetli, yakıcı ağrı, kusma, ishal, karın ağrısı, tükenmedir.

Tedavi: Hemen süt içinde dövülmüş çiğ yumurta verilmelidir. Bunun sebebi, bu gıdanın etkisiyle, Cıva tuzlarının çökelip, eriyerek emilebilir durumdan çıkmasıdır. Mideyi, mümkün olduğu kadar çabuk yıkamak gereklidir.

Zehirlenmeyi izleyen birkaç gün içinde Dimerkaprol verilmeli ve hastada dikkatle böbrek yetmezliği belirtileri kollanmalıdır.  Bu gibi belirtiler ortaya çıkar çıkmazsa, gerekli tedavi yapılmalıdır.

Kronik zehirlenme: Endüstride, inorganik ve organik cıva bileşimleriyle uğraşanlarda rastlanan bir tür zehirlenmedir.

Belirtileri:

İnorganik Cıva bileşimleriyle zehirlenme: Hasta, kilo kaybeder, diş etleri iltihabı belirdiğinden, nefesi kötü kokar, halsizlik, titreklik görülür ve böbrek yetmezliği belirtileri ortaya çıkabilir. Hastada tükürük miktarı çok fazlalaşabilir.

Organik Cıva bileşimleriyle zehirlenme: Başlıca etkilenen sistem, merkez sinir sistemidir. Hastanın görme yeteneği bozulur, hareketleri kabalaşır ve dengesini kaybeder. Hastanın konuşması da bozulmuştur.

Tedavi: Hasta, Cıvalı ortamdan ayrılmalı, bol sıvılı iyi bir diyet uygulanmalı ve genel sağlık durumu sıkı kontrolde bulundurulmalıdır. Gereken şekilde diş tedavisi yapılmalı, fazla tükürük salgılanmasına karşı da atropa belladonna (güzel avrat otu: Atropin) karışımları verilmelidir. Kronik zehirlenme belirtileri uzun süre kalabilir, hattâ organik bileşimlerle olan zehirlenmede durum hiç iyileşmeyebilir. Dimerkaprol, sodyum kalsiyum edetat ve d-penisillamin, vücutta birikmiş cıvanın atılmasına yardımcı ilaçlardır.

***

Büyük oranda metil Cıva olarak yayılım gösterir. Yarı ömrü 40–50 gündür. Cıva Avrupa Birliği Kimyasallar REACH Tüzüğünün kısıtlamalarla ilgili Ek-17’sinde de yer almaktadır.

***

Cıva, termostat, barometre, flüoresan lamba, akış-ölçerler, laboratuvar ve endüstriyel ve beden termometreleri, tansiyon aleti, piller ve nem ölçerler vs. araç ve gereçlerde bulunmaktadır.

Çok küçük miktarlarda bile etkili olabilen bir sinir sistemi zehridir. Kanda bazofilik lekeler yapar (basophilic splitting).


Merkezî Sinir Sistemini ve böbrekleri doğrudan etkiler. Gelişim bozukluklarına, hareket ve beyin işlevi bozukluklarına sebep olur. Kolayca buharlaşarak, renksiz bir buhar hâlinde havaya karışması onu gizli bir toksin durumuna getirir.

Hallüsinasyon (varsanı) ve hezeyanlara (sanrı), keza cilt döküntülerine yol açar.

Cıva ve bileşiklerinin etkisi doz, etkilenen kişinin yaşı, maruziyet süresi, etkilenme yolu, etkilenen kişinin sağlığı ve beslenme düzeyi ile ilişkilidir.

İdrar, saç ve kan düzeyinin ölçülmesiyle etkilenme düzeyi belirlenir.

Cıvanın solunması kimyasal akciğer iltihabına, doku yıkımına yol açan bronşit oluşumuna neden olur ve durum sürerse, ölüme yol açabilir. 

Boğaz’da veya herhangi bir kıyıdaki restoranlarda midye yerken dikkat edilmesini salık veririm.

Anorganik Cıva tuzları böbrek ve Merkezî Sinir Sistemi üzerinde ileri derecede zehirlidir.

Civa, mikrotübül oluşumunu, nöronlarda protein sentezini engeller. Hücre zarı faaliyetini değiştirir, DNA sentezini bozar. Sonuçta sinir sistemine çok ileri derecede zehirli etki yapar.

Çanakkale Biga'da mecburi Hizmet yaparken böyle çok hasta görmüştüm; İstanbul’da da artık oldukça sık rastlanmakta.

Cıva ve bileşiklerinin etkisi doz, etkilenen kişinin yaşı, etkilenme süresi, etkilenme yolu, etkilenen kişinin sağlığı ve beslenme düzeyi ile ilişkilidir. İdrar, saç ve kan düzeyinin ölçülmesiyle etkilenme düzeyi belirlenir.

Metalik cıva buharına bağlı yüksek doz, kısa süreli etkileşimde, akciğer hasarı, bulantı, kusma, ishal, kalp hızı ve kan basıncında artış, deride kızarıklık, göz tahrişi gibi bulgular ortaya çıkabilmektedir.

***

EVDE - OKULDA CIVA SAÇILIMI

Kırılan bir termometreden çok küçük miktarda cıvanın saçılımı kuşkusuz çok büyük boyutta bir acil durum değildir.

Ancak, kolayca buharlaşması sebebiyle, uzun süreli Cıva buharı etkilenmeye yol açacağından dikkatle temizlenmelidir (intihar amacıyla da kullanılabiliyor, rastladım: Termometreyi kırıp, içindeki Cıva’yı buharlaştırarak burnundan çekmek suretiyle hayatına son veren bir Majör Depresyon vakası duymuştum.

Cıvalı termometreler dâhil, cıvalı araçlar bulunan kurum ve kuruluşlar cıva dökülmelerine karşı hazırlıklı olmalı, dökülen cıvanın nasıl güvenli bir biçimde temizleneceği bilinmelidir.

***

Cıva zamanında temizlenmeyecek olursa yerdeki girinti çıkıntılarda kalan cıva sürekli buharlaşmayı sürdürür. Özellikle evde emekleme çağındaki bebekler açısından daha büyük tehlike yaratır. Havada bulunan cıva miktarının (zamana göre ağırlıklandırılmış) metreküpte 0.05 miligramı aşmaması gerekir.

***

Meslekî etkilenme açısından 15 dakikalık ağırlıklı değeri metreküpte 0,03 mg’ı, sekiz saatlik ağırlıklı değeri ise 0,01 mg’ı aşmamalıdır. Cıva'nın havadaki normal dengelenme basıncı bu değerin çok üzerindedir.

Ortamda buharlaşabilen Cıva bulunması bu nedenle istenilmeyen düzeyde cıva solunmasına neden olur. Cıvanın buhar basıncı sıcaklıkla hızla arttığından, ortam ısıtılmamalıdır. Cıva saçılmasında yapılması ve yapılmaması gereken temel uygulamalar şöyledir: Derinin açık bölümlerinde kızıl lekeler belirir. İshal gibi sindirim problemleri ve unutkanlık-bunama gibi sinir sistemi belirtileriyle seyreder ve ölümle sonuçlanır. Semptomları kısaca 3 tane D harfiyle belirtilen (3D) dermatit, Diyare ve Demans (bunama) şeklinde özetlenir.

***

Pellegra hastalığı bu vitaminin alımının eksikliği yanında, Verem (Tüberküloz) tedavisinin temel ilaçlarından olan izoniyazidin kullanımına bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Bunun tedavisi için tüketilebilecek besinler yeşil sebze, süt, et ve bitkisel yağlardır.

Niasin eksikliğinden kaynaklanır. Güneş gören yerlerde güneş yanığı gibi kırmızı renkte simetrik lekeler olur.

Tifo’da kızıl renkli cilt lekeleri görülebilir. Serolojik testlerin yanı sıra, nabzın 40 ilâ 60 civarına, beden ısısının da göreceli olarak yüksek olmasına (41º C) sık rastlanır. Adana ve Diyarbakır başta olmak üzere, kanalizasyonun içme suyuna karıştığı yörelerde sık görülür.

Alkol bağımlılarında, böbrek Hastalığı sebebiyle ortaya çıkan böbrek amacıyla diyetle beslenenlerde, karsinoid tümör varlığında, doğumsal bir hastalık olan Hartnup Hastalığında bu durum oluşabilir.

Fibromiyalji için Beden Histerisi denir. Tanımlanmış 11 noktadan 8’ne bastırılınca canı yanan kişilere bu teşhis konur. Genellikle bunlarda ağrı kesici ilaçlar değil, antidepresanlar veya düşük dozda nöroleptikler (DA antagonistleri) verilir.

***

Düzmece (Yapay) Bozukluk ve Histeri (Dissosiyatif BozukluklarBeden Dismorfik BozukluğuSomatoform Bozukluklar vs.) ile Kişilik Bozukluklarında da her türlü ruhsal ve/veya bedensel belirtiye rastlanabilir.

***

Bilhassa Topluma Karşı (Antisosyal) ve Sınırda Kişilik Sorunu olanlarda Giridon Karnı denen, pek çok ameliyat geçirenlerin karınlarındaki cilt lezyonlarına çok rastlanır. Bunları bilerek yaptırırlar ama bunun Gerçek sebebini bilmezler. Kendilerine zarar verebilirler (otomutilasyon veya self-harm).

***

Özellikle Munchausen Sendromunda ve Vekâleten Düzmece Bozukluk vakalarında, hastalar hastanelerin müdavimi olurlar. Çocuklarına veya yakınlarına dünya kadar tetkik yapılırken, öylece seyrederler.

***

İdrarlarına kan karıştırarak veya ciltlerini çizerek hekimi aldatabilecek kadar ustalıkla kan görünümlü lekeler sürebilir, grafitiyi andıran resimler çizebilirler.

İskorbüt Hastalığı C Vitamini eksikliğine bağlıdır. Hâlsizlik, kolayca kanayan ve geriye çekilen diş etleri, ciltte morluklar, eklemlerde ağrı ve yuvarlanan saçlar belirtileridir. C vitamini eksikliğinde yorgunluk, iştah azalması, yara iyileşmesinde gecikme, deride kuruluk ve çatlamalar, eklemlerde şişmeler olur. Vücut direncinin azalmasından dolayı grip ve nezleye yakalanma riski artar.

***

Bazı antik yazmalarda iskorbüte benzer rahatsızlıklardan bahsedilmekle birlikte iskorbüt hakkındaki ilk detaylı bilgilere Haçlı Seferlerinde rastlanır. 15. Yüzyılın sonlarına doğru iskorbüt denizcilerdeki başlıca ölüm ve sakatlanma sebebi olmuştur.

Taze meyve sebze olmadan, kuru gıda ile uzun süre idare etmek durumunda olan denizcilerde C vitamini eksikliğinden dolayı iskorbüte rastlanmaktaydı. 1753 senesinde İskoçya’dan Denizci James Lind, turunçgillerin bunu engellediğini keşfettiler.

Zamanla, Birleşik Krallık gemilerinde turunçgiller o kadar yaygın hâle geldi ki, Britanya denizcileri, Limey (limonlu) olarak anılmaya başlanmıştır.

***

Sigara içenlerin, metil alkol alanların ve stres içinde olanların C vitaminine olan ihtiyaçları artar. Çünkü bu üç faktör vücut direncini azaltan etkenlerdir.

Sağlık ve esenlik dileklerimle…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 21 Kasım 2015 Cumartesi

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    Sevinç Cumartesi, 21 Kasım 2015

    Bruksizm

    Sayin hocam, peki diş sıkmak ve/veya gıcıdartmà konusunda ne düşünüyorsunuz?

    MKD: Protez takmak gerekiyor

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 20 Eylül 2017