Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

SERDAR AKİNAN'IN YAZISI

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2301 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Akşam Gazetesi'nin yazarlarından ve televizyoncu Serdar Akinan bu gün altına imza atacağım bir makale yazmış (çoğu makalesi için de aynı şey geçerli).Aynen iktibas ediyorum (imlâya müdahale ettim); bir tek "ulusalcı değilim, millîyim kısmını anlayamadım; belki dizi hatası olmuştur. Hani, bunu İngilizce'ye tercüme etsek "I am not nationalist, I am national oluyor.

Kavrayamadım.

***

Kılavuz

Son birkaç gündür, kimi organize, çok yoğun eleştiri aldım.

Hepsine müteşekkirim. Zira mes'elemi anlatmakta ciddi bir sıkıntı yaşadığımı gördüm.

Öncelikle bilgi birikimine, zekâsına, aklına, vizyonuna inandığım ve güvendiğim çok yakın gördüğüm hemen her görüşten yakın dostlarım şöyle bir ricada bulundu:

"Biz seninle uzun uzun sohbet imkânı bulabildiğimiz için mes'elelere nasıl baktığını biliyoruz. Özellikle son yazında da neyi ifâde etmeye çalıştığını anladık. Ancak bir köşenin sınırları içinde bunu geniş kitlelere ifâde etmeyi beceremiyorsun. Otur ve gerekirse birkaç yazıda ne düşündüğünü açık açık anlat...

O nedenle böylesi bir "kılavuza; beni anlama, beni okuma, beni deşifre etme kılavuzuna ihtiyaç olduğuna ikna oldum.

İşte birkaç samimi soru ve fakirin açık ve net yanıtları...

Ulusalcı mısın?

Ulusalcı değilim. Millîyim...

Ulusalcı cemaâti anakronik (çağın gerisinde) buluyorum.

Cumhuriyeti bu kadar başarısız kılan asıl etmenin tam da bu jakoben (tepeden inmeci MKD) kültür olduğunu düşünüyorum.

Bugün yaşadığımız iki temel ve hayati sıkıntının (Teklik ve Lâiklik) sürmesinde sorunun en temel parçacığının bu inatçı cemaât olduğunu görüyorum.

İmparatorluk bakiyesinin heba edilmek üzere olduğunu ve ancak millî bir anlayışın bir cılız tarihsel fırsatı samimiyetle değerlendirebileceğini biliyorum.

AB karşıtı mısın?

Evet.

AB medeniyetine âit değiliz.

AB'ye siyasî âidiyet yolu üzerinden yürüyenleri samimiyetsiz ve ahlâksız, iktisadî mensubiyet üzerinden yaklaşanları akıllı ve dürüst buluyorum.

Küreselleşmeye karşı mısın?

Vahşi neo-liberal aygıta, o eli kanlı çeteye elbette karşıyım.

Ama küresel ekonomik gerçeğe değil.

Çin, Rusya, Lâtin Amerika, Hindistan gibi örnekler dururken, körü körüne bu eli kanlı çeteye biat etmeyi affetmiyorum.

Yeni bölgeselci bir dünya hızla yükselirken; geliştiren, üreten kuşakları budayıp bu yeni dünyada bize sadece işçilik reva gören bir zihniyeti reddediyorum.

AK Parti?

Neo-Takiye adlı bir kitap yazdım. Orada ne düşünüyorsam hâlâ geçerli...

Şeriat ajandaları yok. Korkum bu değil...

2001 seçimlerinde Türkiye, AK Parti kadrolarına muazzam tarihi bir fırsatı altın tepside vermişti.

Halkın verdiği bu güçle Türkiye'yi değil bölgesel küresel bir güç hâline getirebilecekken bu fırsatı kaçırdıklarını görüyorum.

Şimdi meteoroloji raporları havanın bozduğunu söylüyor.

Ekonomi çok ciddi sıkıntıya giriyor.

Özgürlükler konusunda somut adım atamadan, toplumsal barışı korumadan ve memleketin yapısal sorunlarını gidermeden nasıl bu fırtına atlatılacak bilemiyorum.

Erdoğan'ın süreci artık yönetmediğini, sürecin onu yönetmeye başladığını görüyorum.

AK Parti elitinin içine düştüğü siyasî körlüğün kısa vâdede değil ama uzun vâdede, sâdece partiye değil, memlekete büyük ve kalıcı zararlar vereceğini görüyorum.

CHP, MHP, TSK, Medya, vs...

Haftaya...

***

Ben de haftaya yazacaklarını tecessüsle bekliyorum.

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 15 Şubat 2008 Cuma

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Salı, 21 Kasım 2017