Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

SIRRIN SIRRININ SIRRI NEDİR?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3426 kez okundu
  • 1 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Görebildiğim kadarıyla hâlâ bütün sansürler sürüyor!


Peki, bu ne?

...

Peki, bunlar önceleri kurt iken, şimdi neden kuzu kesildiler?

***

Elimden geldiğince bîtaraf olarak, bertaraf olma korkusu da duymayarak, tamamen bilimsel bir şekilde aşağıdaki videoyu tam 14 saate ancak Youtube'a download edebildik.

Acaba buna sevinsek mi, üzülsek mi, bilemedik!

Kenan Işık'tan çok bahsetmiştim; bakın, o da kendi yarışmasına katılsa, acaba artık kendisini kazandırabilir mi? İnşallah düzelir, ne diyeyim...

Devletlû'nun şu kaydı (tape demekteler) mıdır korktuğu?


Eğer korkulan bu kasetse, onun işine yarar; sorun nedir ki?

***

Şu programda Vatan Şaşmaz'ı aradım ve çok şaşırdım. Eskiden "emredin abi" diye hemen açardı cebini. Herhangi bir "ahlâksızca teklifte" de bulunmamıştım ama o da açmadı doğrusu...

Hâlbuki, çok yakinen tanıdığım bu başarılı sunucunun, şöhret basamaklarını tırmanmak için de yardımcı olduğum Gülben'in, gene masumca filmler çektirmiş olması çok doğaldı...

***

Vak ki vay Sunay Akın Kardeşim, nasıl olsa karşılaşırız geometrik noktada...


Oralarda hangi müzeleri ziyaret ettin acaba?

***

Demem o ki, hâlâ beni hürriyetime iade etmemişsiniz ve taleplerimi de yerine getirmemişsiniz...

Buyurun efendim:


Reha Muhtar, adamınızdır. Çakma değil, gerçek TED'lidir ve Nilüfer'le yaşar. Birkaç kereden çok daha fazla karşılaştık...

***

Didem Aslan Hanımefendi'yi aradık, haber bıraktık dedim ya...

Artık rahatsız etmeyeceğiz gâliba.


Tek isteğimiz şu "aşk "konusunu bir sormak, bir de kitaplarımızın tanıtımını yapmak...

***

Gelelim bilim dersine...

Süreç (process), kendisini meydana getiren alt sistemler ve ünitelerle beraber bir amaca (purpose), gâyeye (goal) veya teleolojiye (ereksellik) doğru ilerlemek için çalışan bir bütünlüktür.

Bunu meydana getiren alt parçalar ortadan kaldırılsa dahi, varlığını ve mevcudiyetini sürdürür.

İşte, buna Homeostazis veya Ultrastabilite denir.

Sistemler de Kapalı ve Açık olarak ikiye ayrılır.

AÇIK SİSTEMLER: Negentropi yaparak, dağılıp gitmeye karşı koyarlar. Yâni canlıdırlar.

KAPALI SİSTEMLER: Bunu yapamazlar, dağılıp giderler ve ölürler...

Abraham Maslow (Ebe) şöyle bir adamdı:


 

Sir Kark Popper

***

Neyse, Bay KelleSayan'la bitirelim bu seyahati şimdilik.

Gerisi, kısa bir aradan sonra!


Münzevî Muhtarımız

Siz o zamanlar Show TV'nin anchormaniyindiniz (yâni en iyi sunucusu, program yapıcısı, her şeycisi) ve İmralı'ya bu câni teslim ederken canlı yayına iki gün arka arkaya çıktığımda, kulaklığınız da yere düşünce tepişip durmuştunuz.

Sonra da bana nasihat etmiştiniz.

Buyurunuz, Nilüfer Hanım'dan bir şarkı size, hediyesi bende mahfuz...

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – Şimdiki Zamanlar – 22 Mart 2014 Cumartesi

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    metin doğan Pazar, 23 Mart 2014

    başlık boş dedi ben de şunu yazdım : what is the difference between alone and lonely

    Sizi okumayı seviyorum, bir öğrenme sevdalısı olarak. Biraz daha sarih yazabilemez misiniz? :)

    Bir süre yarenlik edip sonrada size sırtını dönenlere sitem ediyorsunuz, o kısmını anladım. Epeydir bu kişileri yazıyorsunuz. Bunun anlamı ne? Onları ifşa ederek cezalandırmak mı istiyorsunuz? Gerek var mı ki? Nihai yalnızlığımız ve "aldatılmışlığımız" boynumuzdan çıkaramayacağımız bir pranga değil mi?

    Ahmet Hulusi hakkındaki samimi düşüncelerinizi de merak etmekteyim. Ben dinleyemiyorum iç bayıcı geliyor üslubu.

    Selam, Sevgi, Saygı

    (Buralarda bir mustafa abi vardı bak onu hatırladım SSS yazınca)

    MKD: Tek yazabileceğim şu: Hâlâ en ufak bir tashih yapılmamış ve artık kellimenin tam anlamıyla bıktım. Para alındıktan sonra, bunun neresinin maneviyat veya sufizm olduğunu da anlayamıyorum.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Salı, 12 Aralık 2017