Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

SON GÂZİ YÂKUP SATAR ALLAH'A KAVUŞTU

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2719 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

Şu anda televizyonda son gâzinin, 6 çocuğundan 50 torun sâhibi olan 110 yaşındaki Yâkup Satar'ın Eskişehir'deki Hacı Seyit mahâllesinde oturduğu evinden vefat haberini seyrediyorum. Öyle vasiyet etmiş, evimde öleyim demiş. Nasibini bulmuş. Torunu diyor ki "bugün benim de doğum günüm; kulağıma ilk Kurân'ı o okumuş; hep bana hayatını, yaşadıklarını, kıymetini bilmemiz gereken şeyleri anlattı".

Devletlû'nun riya dolu mesajı okunuyor. Hayret, "Türk üst-kimliğinin büyük koruyucusu" filân demiyor. Belki de sürmenaj olmuş, Atatürk'ten de bahsediyor!

Akabinde de gene gene gene o konuşuyor; "AB'ye girmek için lütuf, iâne istemiyoruz" filân diyor. Halkımızın %99'unun Müslüman olduğunu, AB'nin bizimle zenginleşeceğini, bizim girmemizi yürekten desteklediklerini falan anlatıyor.

Ergenekon diye Türklüğü öldürme operasyonunun bu memleketteki ayağının mimarı gene gene gene konuşuyor!

Ne de olsa o bir politikacı; tam bir politikacı.

Gerekçesi ve esası ne olduğu belirsiz, "yüz binlerce sayfa kanıt var, ancak yazarız" denen operasyondan sonra yaşattırıldıkları stresten dolayı 80 küsur yaşındaki İlhan Selçuk zatürre (pnömoni) olup Amerikan Hastânesi'ne yatıyor, 70 yaşındaki Kemâl Alemdaroğlu hipertansiyon sebebiyle Alman Hastânesi'nde 4 gün kalıyor. Mütareke medyasının "susma hakkını kullandı" dediği Kemâl Alemdaroğlu'nun aslında böyle bir şey yapmadığını, sâdece ne için gözaltına alındığını anlayamadığı ve kendisine sorulacak suâl bulunamadığı, neyle suçlandığını kestiremediği için konuş(a)madığını öğreniyoruz!

***

Evvelki hafta kırklı yaşlarında, çok başarılı, GAPçı Çoban Sülü'nün esas doktoru olan Ankara'daki Güven Hastanesi Doktorlarından Fethiye Sümer Güllap (42) gripten vefat etti.

Bu rahmetli kimdi biliyor musunuz?

Devletlû'nun yorgunluktan kan şekeri düşüp de fenalaştığı(!), çok becerikli şoförünün araba durmadan kapı açmaya kalkınca kilitlenen kapısını aynı zekâdaki korumasının balyozla açtığı ve âcilen kaldırıldığı hastânede onu hayata döndüren insan sûretindeki melek. Herhâlde sus(turul)ması icap ediyordu ki, Allah onu erkenden yanına aldı. Ergenekon alamayınca.

2008'de, başkentimizin en güzide hastânelerinden birinde çalışan bu uzman doktor daha kırkındayken gripten vefat ediyor. Son gâzi Yâkup Satar 110 yaşında eceliyle Hakk'a kavuşuyor.

Çin'de Türk'lere reva görülen mezâlim vahşet boyutunda, mütareke medyasında tık yok!

Kürt asıllı, mütedeyyin bir âileden gelen ama iliklerine kadar Türk olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın, Atatürk'ün ilke ve inkılâplarına alenen aykırı davranıldığı gerekçesiyle iktidar partisinin kapatılması için açtığı davadan dolayı hakaretin bini bir para. Bakarsanız, http://www.yargitaycb.gov.tr/ mekânında Atatürk resmini göreceksiniz.

Bu arada, bakıyor ki pabuç pahalı, Bahçeli kulübesine dönüyor ve Devletlû'ya yüklenmeye başlıyor. Nasıl olsa şimdilik misyonu tamamlandı; gerektiğinde gene harekete geçer.

***

2008'de, başkentimizin en güzide hastânelerinden birinde çalışan bu uzman doktor daha kırkındayken gripten vefat ediyor ama son gâzi Yâkup Satar 110 yaşında eceliyle Hakk'a kavuşuyor + 80 küsur yaşındaki İlhan Selçuk zaatürre (pnömoni) olup Amerikan Hastânesi'ne yatıyor + 70 yaşındaki Kemâl Alemdaroğlu hipertansiyon sebebiyle Alman Hastânesi'nde 4 gün kalıyor.

***

Ergenekon ha! Türklüğün doğuş efsânesi bu acayip operasyona verilen isim.

Van'da alenen Kürt ayaklanması provası yapılıyor. Arap Kürt Partisi'nden gık yok. Ayrılıkçı Kürt Partisi'nin Van İl Merkezi zâten olayların ana merkezi, pencerelerinden polise taş atılıyor; Show TV'de seyrediyoruz. Aynı grubun gazetesi olan Akşam'ın şaşı(rmış) başmuharriri ulusalcılık aleyhinde kalemşorluk yapıyor. Bu ne perhiz, bu ne lâhana turşusu!

Ulusçuluk, ulusalcılık suç ilân ediliyor ve 2008'de, başkentimizin en güzide hastânelerinden birinde çalışan bu uzman doktor daha kırkındayken gripten vefat ediyor ama son gâzi Yâkup Satar 110 yaşında eceliyle Hakk'a kavuşuyor + 80 küsur yaşındaki İlhan Selçuk zaatürre (pnömoni) olup Amerikan Hastânesi'ne yatıyor + 70 yaşındaki Kemâl Alemdaroğlu hipertansiyon sebebiyle Alman Hastânesi'nde 4 gün kalıyor. İP'nin aynı yaşlardaki lideri ve yakınları hâlâ "içeride".

Ergenekon ha!

Son dakika golü: AB, PKK'yı terör listesinden çıkardı; 2004'de Türkiye'nin baskısıyla kerhen almışlar, artık ayıp ettiklerini fark edip vazgeçmişler. Ne kadar itibarımız var bakın! Devletlû bize izah edip ikna olmamızı sağlar Allah'ın izniyle, biz de fındık gibi yeriz tabii ki... Türklüğü aşağılamak da suç olmaktan çıkma yolunda (301. madde).

Anlayana.

   Hey gidi Yâkup Satar büyüğüm.

      Tam zamanında göçüp gittiniz, çünkü bunlara ne beyniniz ne de yüreğiniz dayanırdı!

         Bobby, Peder, Tanju ve siz dörtlü tavla turnuvası yapıp bize ebedî maşrıktan göz kırpın.

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 03 Nisan 2008 Perşembe

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 21 Şubat 2018