Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

SUÇ NEDİR, SUÇLU KİMDİR?

Posted by on in Bilimsel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3012 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, hakkında suç oluşmadığı gerekçesiyle, 220 gün kodeste yatırıldıktan sonra serbest bırakıldı ama yurtdışına çıkması yasaklanarak!

Bu arada sıhhati uçtu gitti, ruhunun da ne zaman aynı âkıbete uğrayacağı meçhûl! Azıcık vicdanı olan bütün köşe yazarları bu rezaleti kınayan makaleler yazıyorlar.

Temel bilgileri özetleyelim, bir eylemin suç olarak vasıflandırılması için, olmazsa olmaz şeklinde üç temel unsuru hâiz olması gerekir:

1) Hukukî unsur: Bir eylemin suç olabilmesi için, kanunlarda bunun önceden târif edilmiş olması şarttır.
2) Mânevî unsur: Bir eylemin suç olabilmesi için, onu yapan kişinin fârik ve mümeyyiz olması şarttır. Bu, o kişinin doğruyu eğriyi, yasak olanla olmayanı tefrik edebilecek (farkına varabilecek) akıl sağlığına sâhip olması demektir.
3) Maddî unsur: Bir eylemin suç, onu yapan kişinin de suçlu olabilmesi için, o suçun işlenmesi gerekir. Yâni, "ben bir örgüt kurup da iktidar partisini devirsem diye öyle mel mel düşünmek suç değildir. Gerçekten bunu eyleme dökmeniz ve faâliyette bulunmanız gerekir.

Bir de, tabii ki, bunların ispatlanması şarttır; hukuk (haklar) bunu icap ettirir. Suçun oluşması ancak böyle olur; tabii ki demokratik bir hukuk ülkesinde.

Sabaha karşı gözaltına alınan, çoluğu çocuğu ve torunuyla yaptığı konuşmalarından paranoid tefsirler yapılarak 220 gün boyunca mânevî işkenceye tâbi tutulan, artık dayanamayıp da ölümün eşiğine geldikten sonra, üstelik de yurtdışına çıkma yasağı konarak suçsuzdur diye tahliye edilen Emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un tek suçu, bu vatanı ve milleti sevmek, haysiyetle ve vakarla ona hizmet etmektir.

Bakalım müteakip "dalgalarda" aynı suçtan kaç kişi daha içeri atılacak, bu arada yolsuzluklar ve densizlikler de arş-ı âlâya varacak!

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 09 Şubat 2009 Pazartesi

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cuma, 20 Ekim 2017