Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

TAYYAREYİ KİM DÜŞÜRDÜ

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2733 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Günlerdir hârp tayyaremizin düşürülüşüyle kalkıyor, Devletlû’nun gürlemesiyle uyanıyoruz.

Siyaset bilimci yazar Gürbüz Evren diyor ki: Hatay’ın Samandağ ilçesinin sınıra sıfır noktasında, Suriyeli silâhlı muhaliflerin her gün botlara bindirilerek, eylem için Suriye’ye gönderildiğini, ardından yine buradan Türkiye’ye botlarla döndüklerini, ülkemizde kaç kişi biliyor? İşte bu mevkide olup bitenler, Suriye ve aşağıda adını vereceğim bir güç tarafından uzun süredir izleniyordu. Olup bitenleri gören bölgedeki Türk köyleri ise feryat ediyordu ama duyan kim.

Bu bilgiyi CHP Hatay Milletvekili Dr. Mehmet Ali Ediboğlu verdiğinde de hiçbir yalanlama gelmedi. Tam bir sus pus vaziyeti oldu. Düşürülen uçağımız, Suriye’lilerin ve bir başka gücün yakın takip altına aldığı işte bu bölgeden geçti, birkaç kilometre içeri girdi ve sonra da olan oldu.

Uçağın düşürüldüğü bölgenin çok ama çok yakınında ne var? Suriye’nin Lazkiye Limanı.

Bu limanda ne var? Rus Donanması’nın en önemli 3 savaş gemisi: Amiral Çabanenko savaş gemisi, Smetlivıy savaş gemisi ve Yaroslav Mudri firkateyni. Nisan ayından bu yana burada.

Bunlardan Amiral Çabanenko savaş gemisinin özelliği ise dünyânın en gelişmiş hava savunma ve radar sistemini taşımasıdır. Sizin anlayacağınız, uçan sineği bile algılar, ânında bilgileri verir.

Sonrası da malûm.

***

Guardian gazetesinden Simon Tisdall bugünkü yazısında, Türkiye ile Suriye arasında yaşanan krizin ardından “Türkiye gerçek arkadaşlarının kim olduğunu öğreniyor” başlığını kullanarak “Suriye krizi, Ankara’nın bölgesel süper bir güç olmak için girişimlerinin akılsızlığını ve zayıflığını ortaya çıkardı” görüşünü savundu. “Türkiye, bu amaçlarını tehlikeye atabilecek, Kürt bölgesindeki istikrarı daha da bozabilecek ve sınırdaki bölgesel çıkarlarını ciddi bir şekilde riske atabilecek Güney sınırında bir savaş istemiyor ve bunu göze alamaz. Esad da büyük muhtemelen bunu gâyet iyi biliyor” dedi.

Bu zâtın e-adresi Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. , nereden mi istihbar etti? Hz. Google’dan arayınca, http://www.powerbase.info/index.php/Simon_Tisdall diye karşınızda!

O bir Simon

Sonra ne oldu?

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından geliştirilen ve Türk havacılık tarihinin en önemli isimlerinden Vecihi Hürkuş’un adını taşıyan, Türk Başlangıç ve Temel Eğitim Uçağı (Hürkuş), düzenlenen törenle hangardan çıkarıldı. Hürkuş’a ilk olarak Devletlûbindi, kendisine bir pilot refakat etti ve Allah''tan uçak düşmedi. At değil ki çifte atsın, makina işte...

Tayyareyi beğenen Tayyipbize yönelik tehditlere de boyun eğmeyiz, en sert şekilde karışık veririz gerekeni yaparız. İllegal her şeye karşı savaş veriyoruz. Türkiye’nin büyüklüğünü test edenlere hâddini bildirmekten kaçmayız. Büyük devletlerin hasımları olur, kıskananları olur; uçağımıza, polisimize, gemimize, bayrağımıza yönelik alçakça saldırıları zaaf olarak görenler devlet vizyonundan yoksun olanlar demektir. Büyüdükçe Türkiye üzerine senaryolar çoğalacak. Hepsini aşacağız. 2023 hedefimize kararlılıkla ilerleyecek ve en güçlü 10 ülkeden biri olacağız” dedi.

Kendisini derinden derine çok kıskanan Gülümüz de ilk tayyareye kondu!

Bu arada, Genel Kurmay Başkanı’nı göremeyenler çok meraklandılar. Washington’daki iyi haber alan kaynaklardan aldığım istihbarata göre, ilk gözyaşlarını dökmesini müteakip, ciddi bir ruhî çöküntüye (Majör Depresyon’a) girmiş ve dualar, zikirler ve bitkilerle tedaviye almışlar.

Baştabipler arasında Güzeller Güzeli Medyum Memiş Hazretleri ve Profesör Maranki varmış. Güzeller Güzeli Medyum Memiş Hazretleri, hürmetinden dolayı olayı gizli tutup, http://www.memishoca.com/ mekânında bahsetmemiş ama zâten bu işin aslında cinler tarafından yapıldığını http://www.uzmantv.com/cinler-gelecekten-haber-verir-mi adresinde anlatmıştı ve şu muazzam tevâzu numunesini sergilemişti: “Mânevî danışmanlık hizmeti veriyorum, Türkiye''de de farklı siyasâ kesimlerden önemli isimlerin ve işadamlarının benimle görüşüyor. Son bir ayda ABD, İngiltere, Fransa, Belçika ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne gittim, 15 siyasetçi ve işadamıyla ayrı ayrı bir araya geldim. Yabancı ülkelerde bana daha çok ilgi var, uluslararası şirketlerin sâhipleriyle, dünyâ siyasetine yön veren politikacılarla geleceğe dâir görüşmeler yapıyorum. Özel dâvetler üzerine gidiyorum, özellikle işadamlarının bana, yapacakları yatırımlar hakkında fikirlerimi ve yorumlarımı soruyorlar. Şirket patronlarının atayacakları CEO’ları bile bana soruyorlar. Uluslararası yatırımları, siyasî gelişmelere ve yol haritalarına ilişkin yardım ve görüşlerimi soruyorlar. Ben de ilmimi kullanarak yardımcı oluyorum”.

Medyum Keto korkudan hiç oralara uğrayamamış.

Hâttâ onun durumuna çok üzülen Fethullah Efendi Hazretleri de hüngür hüngür ağlamış!

***

Sevgili Mekâncılar,

Böylesine acı bir konuyu mizah mâlzemesi yaptığım için kızmayın lûtfen.

Bir Amerikan projesi olan AKP, Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarsızlaşması, yedi düvelle kavgalı hâle gelmesi ve yapayalnız hâle düşmesi için üstlendiği misyonu maâlesef büyük muvaffakiyetle sürdürüyor.

Devletlû hâlâ gazetecilere “satılmış”, “alçak”, “hâin” filân diyor.

Yâhu, pek az sayıda yağcı ve yandaş hâricinde, ortada adam mı kaldı bu hakaretleri yönlendireceği? Düşünmüyor; düşünemiyor…

Ağzından çıkanları kontrolde zorlandığı için, söylediklerinin tevilini yaparken de kadrosunun anası ağlıyor.

Bu arada partisi kaynıyor. Fethullahçılar ve olmayanlar birbirine düşmüş vaziyette; sıkıştıkça öfke kontrolü iyice bozuluyor.

Libya’yla papaz olup başımızı iyice belâya sokan kendisi.

Durduk yerde tarihî rakibimiz ve Akdeniz’e inme sevdâlısı Rusya’yı da, kendisini bu koltuğa taşıyan Batı Âlemi’ni de memleketimize iyice düşman eden o.

Uçağımızı her kim düşürdüyse düşürdü çünkü buna giden yolu AKP ve onun başındaki kişi attı.

Olan şehitlere oldu.

Millî itibârımız yerlerde sürünüyor…

Her gün yeni şehit haberleri yağarken, hâlâ hamâset ve şov yapmasına artık kimseler inanmıyor.

  Kürtler alenen saldırıyor!

     Bu liderle AKP gider…

        Ne kadar stepne ithâl etseler de, gider!

           Nereye mi? Muhtemelen Suudîler onu bağırlarına basar.

              Hazin bir espriyle bu makalemi kısa keseceğim…

                 Tetiği kim çekmiş olursa olsun…

                     Tayyareyi Tayyip düşürdü!

                       İşte, hepsi bu kadar!

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 28 Haziran 2012 Perşembe

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 22 Ekim 2017