Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

TİK BOZUKLUKLARI

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 241 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Sevgili mekâncılar,

Tikler iradeyle geçici olarak bastırılabilinen, uykuda kaybolan bir grup psikiyatrik bozukluğa verilen isimdir  

Normal davranışı andıran, ani ve tekrarlayıcı hareket, jest veya seslere tik denir. Tek bir tik nadiren bir saniyeden uzun sürer. Genellikle birkaç tanesi üst üste ve nöbetler şeklinde ortaya çıkar.

Ertelenmesi ve bastırılması geçici süreler için mümkündür. Tikler inadına yapılan davranışlar değildir, hastanın iradesi dışında ortaya çıkar. Hastalar bunları aldatmak amacıyla veya birilerini kandırmak için yapmazlar. Başka türlü davranmak ellerinde değildir

Hareket tikleri: Anlık basit hareketlerden (göz kırpma gibi) daha karmaşık, görünüşte amaçlı davranışlara (ayıp el işaretleri gibi) kadar bir değişkenlik gösterir.

a- Basit hareket tikleri (1-2 saniyeden kısa)

Göz kırpma

Burun kıvırma

Dudak yalama

Yüz buruşturma

Kafa sallama

Omuz silkme

Parmak tıklatma

Ayak sallama

Vurma

Sekme

b- Karmaşık hareket tikleri (uzun süreli)

El ve yüzün anlamlı hareketleri

“Şaşırmış” ve “anlamamış” gibi bakma

Eşyalara ve insanlara dokunma

Parmaklarıyla “sayma” hareketi yapma (belli sayılar olabilir)

Çömelme

Eğilme

Ses tikleri: Boğaz temizlemeden anlamlı kelimelere kadar bir değişkenlik gösterir. Gırtlağında bir şey varmış gibi hissedip öksürme tipiktir.

Basit ses tikleri

Öksürme

Burun çekme

Boğaz temizleme

Islık çalma

Garip sesler çıkarma

b- Karmaşık ses tikleri

Heceleri veya kelimeler söyleme

Karşısındaki kişinin sözlerini tekrarlama (ekolali)

Bayağı, müstehcen, pis konuşma (koprolali)

A. Geçici tik bozukluğu: Çocukluk dönemine sınırlıdır, bir yıldan fazla sürmez.

B. Kronik tik bozukluğu: Tek bir tik çeşidi (genellikle hareket tiki) ön plandadır.

C.Gilles de la Tourette Sendromu: Çocukluk çağında başlayan kronik bir bozukluktur. En az bir ses tiki hareket tikleriyle birlikte veya birbirinden bağımsız olarak 12 ay süreyle ve hemen her gün görülür. Ömür boyu sürebilir.

Beraberinde “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu” ve “Takıntı Hastalığı (obsesif kompulsif bozukluk)” sıklıkla bulunur.

 

Tikler uykuda belirgin olarak azalırken sıkıntı, stres, sıcak hava ve yorgunluk hâllerinde artar. İradeyle geçici olarak bastırılabilirler

Belirtilerin hastalık süresince artıp azalması tipiktir. Hastalık ergenlik döneminde yoğunlaşır, toplumsal uyumu ve işlevselliği bozar.

1-6/1000 sıklığında ve erkeklerde daha sık görülür.

Genetik yatkınlık söz konusudur. Seyri genellikle iyidir, ancak beraberinde psikiyatrik hastalıklar, kokain gibi uyuşturucu maddelerin kullanımı ve kronik tıbbi hastalıklar (şeker hastalığı gibi) varsa veya aile desteği zayıfsa seyri kötüleşir.

Tedaviler

Psikososyal tedaviler: Hastanın ailesinin ve ilişkisi olan kişilerin (öğretmen, arkadaş gibi) tikler hakkında eğitilmesi gerekir.

İlaç tedavisi: Dopamin maddesini azaltıcı özelliği olan ilaçlar %70-80 faydalıdır. 6-8 hafta içinde düzelme olması beklenir. Beraberinde bulunan hastalıklara (takıntı hastalığı gibi) yönelik tedavilerin de yapılması gerekir. Özellikle amisülpirid (Solian) ve trifluoperazin (Stilizan) verilir. Solian (amisülpirid) da etkilidir. Obsesif belirtiler için Serotonin geri alımını azaltan ilaçlar eklenir (Faverin, Prozac) gibi yazarız.

Tarihte en ünlü vak’alardan biri Mozart’tır. Vefat sebebi de muhtemelen çok severek yediği domuz pastırmalarından kaptığı trişinoz ve romatizmal hastalıklardı. Saileri ona bir şey yapmamıştı.

Bilim ve evrim dolu günlere, ben kitabım yazıyorum.

 

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 08 Haziran 2017 Perşembe

0
Etiketler: tik bozuklukları
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 22 Ekim 2017