Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

UMARIM BU SEFER ARA VERİLMİŞTİR...

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2568 kez okundu
  • 1 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bir baktım ki, Sayın Tantan kameranın karşısında ve Çiçek'ten gelen çiçek gibi açılmalar var.

Bunlar güzel ayarlar...

Keza, USD'a ince ayar çekilmiş ve faizler de pik yapmış. İnce bantta sık zıplamalarla karakterize birtakım seyir beklense de, apokaliptik senaryolar sanırım (şimdilik) ertelenmiş.


Hakan Şükür de tam Âraf'ta hâlen...

Peki de, bu kadar gerilen ortamda, yeni kontaminasyonlar ve enfeksiyonlar nasıl olup da önlenecek? Bunlara kim mâni olabilecek?

USD'nin tepesindeki "Her Şeyi Gören Göz" imagosu mu?

Dedik ya, o Ra'dır. Yâni bir kadim Mısır tanrısı. 

Bu "ince ayar" öylesine "agresif" olarak algılanmış ki, domino etkisi denmiş ve bütün cihandaki dengeler sarsılmış; TL'den pek yakında üç sıfır daha atılabilirmiş.

Bu cemaatle Batı'nın ilişkisi ve râbıtası alenen ortaya dökülmüş:


***

Pesküvit esprileri filân ayıp oluyor. Adamcağızı tam kâlbinden vurmuşlar ve orada şehit olmuş.

En medenî şehirde, İzmir'de, sanki ilâhî bir ikaz vuku bulmuş ve elektrik de, doğalgaz da kesilmiş!

Geçen sene Pennsylvania'ya 80 mil uzaktan teğet geçmiştik.

İlk ABG seyahatimizde uğrayacağım Fethullah Bey'e. Asla el almak niyetim yok. Torpil veya nasihat de istemem. Sadece bir sâde kahvesini içip, Neslim'le beraber röportaj yapmak isteriz.

Sorular hazır:

a) Neden hep ağlıyorsunuz?

b) Soyadınız Gülen, acep hiç gülmez misiniz?

c) Performansınızı speedometer ile ölçebilir miyiz?

d) Sözlü sınavda mı, yazılıda mı daha acarsınız?

e) Başka ilâve etmek istedikleriniz var mı?

f) Hâlen pek salgın hâle gelen domuz gribinde sizin bir parmağınız var mı?

g) Kürt mes'elesini kaşıyıp durmaktasınız; nereye varacaksınız?

h) Diyelim ki herkes Kürt oldu, so what? What's up yâni...

i) Bu milleti şu kürre-i arzın her tarafında bulabilirsiniz. Bütün silâhlar kullanılsa, her türlü melânet uygulansa, gene de Türk'ü ve Türklüğü bitiremezsiniz!

Bakın, sizi alenen zehirliyorlar. Şekeriniz, tansiyounuz ve daha her bir şeyiniz tamamen destabilize oldu. Oray Eğin'in "kolonyalı" dediği "Made in Exeter" muhibinizin tayyi-i mekânla size ulaşıp da, ıslak imzalı mektubunuzu devlet ricaline iletmesi sünettullaha aykırıdır, bilmez misiniz? Neden bu kadar ikirciklisiniz? Sonunuzun da şeyhiniz ve mürşidiniz gibi olacağını göremiyor musunuz? Recep Bey'e yöneltilen suçlamalar ve kullanılan üslûp o derecede bayağılaştı ki, ben dahi hicap ediyorum: CNN Türkk'teki canlı yayında, Yaradana sığınarak, açıkça söyledim: Glans penise benzetiyorlar. Olmaz, ayıptır! Perestişkârı olduğu ve hâlen İzmir'deki hava limanında ismi duran Merhum Adnan Menderes dahi bu kadar aşağılanmamıştı. Ve bu millet, onun arkasından hüngür hüngür ağlarken, tek bir mermi dahi atmamıştı.

Ne sanıyorsunuz? Pek muhtemelen kanla sıvanacak olan seçimlerdeki başmimarlık rolünüzden dolayı, cehennem varsa eğer, acaba size ne ceza kesecekler?

Gılman mı, Hûri mi, Nûri mi lâyık görülecek?

Arakanızdan Cüppeliler, züppeliler, Memişler mi gülecek? Bilal Oğlan -eğer sıyırabilirse tabii- hiç adınızı dahi anacak mı sanırsınız?

j) Bakın, ABG nasıl da bütün ajanlarını kendi kaatillerine yargılattırıp rezil, sefil ve sefih hâle getirdikten sonra buruşturup, kese kâğıdı gibi bir tarafa atıyor... Ama onlar da tutuştu: Britanya'da, Majesteleri'nin bütçesinden ilk defa kısıntı yapılacak. Artık deniz tükendi; her tarafta Metan patlayacak.


Bunlar deney filân değil; tam aksine: Hakikat!

Acaba sizi de, takipçilerinizi de, ihya edilecek İstiklâl Mahkemeleri kurulup cezalandırırlar mı? Asla temenni etmem ama tarih tekerrür etmezdi eğer ondan ibret alınsaydı...


Dikkat edin Ey imamlar...


Devrimci mi demiştiniz?

Bu Aziz Millet iki şeyden vazgeçmez:

Atatürk'ünden ve Lâiklikten (Sekülarizm fiân değil)!

Ayrıca, hayır, hasenat ve diyanet de sizlere bırakılamayacak kadar önemlidir!

Mehmet Kerem Doksat - Şimdiki Zamanlar - Tarabya - 29.01.2014

0
Etiketler: akp devrim fethullah
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    Baysungurozan Perşembe, 30 Ocak 2014

    Yakın geleceğin resmi

    Hocam; olacakları mertçe anlatmışsınız.O iki pek muhterem hazret elleriyle hazırladıkları akıbetlerini yaşayacaklar,ibret alacak mayaları yok kendileri ibret olacaklar...Kendi elleriyle yaptıkları başlarına bunu getirecek, ikisi de yuvarlanmaya başladı akıbetlerine gidişleri hızlandı kuyrukları da arkalarından yuvarlanıyor...Allah büyük,var ettiği mekanizma tıkır tıkır çalışıyor anlayabilen gülümseyerek çarkın dönüşünü izliyor...Sevgi ve saygılarımla...

    MKD: Bilmukabele efendim...

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 20 Eylül 2017