Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

Vücut (Beden) Dismorfik Bozukluğu (Dismorfofobi)

Posted by on in Bilimsel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 174 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Sevgili Mekâncılar,

 

Gene ilginç bir psikiyatrik bir Bozukluğu sizlere tanıtmak isterimi

 

Vücut (Beden) Dismorfik Bozukluğu (Dismorfofobi),

 

***

 

50 yaşlarında HK evliydi ve ABD’deyken bir dönem eşcinsel deneyimleri olmuştu. Bir lokanta işletiyordu ve şakacı bir karısı vardı. Ciddi alkol sorunu için tedavi görmüştü. Hemen hiç arkadaşı yoktu; köpeklerini dolaştırarak vakit geçiriyorlar, rantiye bir hayat yaşıyorlardı. Ağır hasta olan annesi vefat etti. Terapisti hobi olarak yaptığı resimlerde hiçbir insan figürü göremeyince, bir sonraki görüşmeye gülümseyen bir surat eklemesini rica etti. Acting out şeklinde öfkelendi ve terapistini devalüe etti.

 

gülümseyen surat ile ilgili görsel sonucu

 

***

 

Saçlarındaki görünümle ilgili hayali bir kusur ile aşırı ölçüde uğraşıp durmasıyla belirgin bir klinik görünümü vardı. Hastada küçük bir kusur varsa bile, ortaya çıkan sıkıntı kusura oranla çok şiddetliydi. En sık üzerinde durulan vücut bölgeleri, görülme sıklığına göre yüz, saçlar, burun, cilt ve gözlerdir; b kişide saçlardı

 

***

Kusurlu olduğuna ilişkin kaygı duyulan vücut bölgeleri zamanla değişebilir. Sürekli aynada kusurlu bölgesini inceleme, kusurunun önemli olmadığına dair onay beklentileri, vücudunun yansımasını gösteren yüzeylere bakmaktan, toplumsal faaliyetlerden kaçınma ve hayali kusuru aşırı makyaj, giyim tarzını değiştirme gibi çabalarla saklama girişimleri vardır. Bu vak’ada yoktu. Hayattak tek dostu karısıydı.

 

***

Hastaların yaklaşık üçte biri bu kaygılarından ötürü eve kapanıp kalır, beşte biri kadarı da intihar girişiminde bulunur. Özellikle ergenlerde yapılan çalışmalarda yaklaşık %50 oranında dismorfofobik belirtiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu vak’alardan az bir bölümü klinik teşhis alacak şiddettedir.

 

***

 

Başlangıç yaşı 15-20 yaşları arasındadır. Kadınlarda erkeklere, bekârlarda ise evlilere oranla daha sıktır. Vücut dismorfik bozukluğu olan hastaların sözde kusurlarını tedavi etmeye yönelik cerrahi girişimler, dermatolojik yaklaşımlar veya diğer tıbbi tedaviler hemen her zaman başarısızlıkla sonuçlanır. Başka bir vak’a bir avukatın yabancı asıllı karısıydı ve bir göz kapağı öbüründen bir buçuk milim düşük diye beş kere ameliyat olup, sonunda fasiyal sinirinin motor kolu dejenere olduğundan gözkapaklarına izole bant yapıştırarak dolaşmaya başlamış ve avukat kocası da kahrından miyokard enfarktüsü geçirmişti.

***

Yapılan çalışmalar antidepresanların hastaların % 50'sinde etkili olduğunu bildirmektedir.

 

Vücut dismorfik bozukluğun belirtileri aşağıdakileri içerir:

 

Görünüşteki kusur sık sık diğerlerindekiler ile kıyaslama
Belirli bir vücut kısmının görünüşünü, aynalarda veya diğer yansıtıcı yüzeylerde defalarca kontrol etmek
Resimlerinin çekilmesine reddetmek
Fark edilebilir kusuru gizlemek için aşırı / abartılı giyinmek, makyaj yapmak ve şapka takmak
Hayali kusuru saklamak için elleri veya duruşu kullanmak
Sıklıkla fark edilebilir kusura dokunmak
Kişinin cildini yolması
Hayali veya abartılmış kusuru sıklıkla ölçmek
Tuvalet ve bakım ritüellerini özenle yerine getirme
Fark edilebilir kusura sahip olan vücut kısmı hakkında abartılı araştırma


Kusurun minimal olduğu veya var olmadığı yahut bir tedavinin gereksiz olduğu yolunda diğerlerinin kişisel görüşleri ve doktorların tavsiyelerine rağmen cerrahi girişim yahut tıbbi tedavi aramak

***

Fark edilebilir kusur hakkında içini rahatlatma arayışı veya diğerlerini bunun anormal yahut aşırı olmadığına ikna etmeye çalışma

Fark edilebilir kusurun görünebileceği sosyal durumlardan kaçınma

Hayali kusurdan dolayı diğerlerinin yanında endişe ve çekingenlik hissetme (sosyal fobi)

***

Şiddetli VDB olan kişiler, okulu bırakabilir, işlerinden istifa edebilir veya evden dışarı çıkmaktan kaçınabilirler.

 

En şiddetli vakalarda BDD olan kişiler intiharı düşünebilir veya teşebbüs edebilirler.

 

VDB olan kişilerde belirli fiziksel obsesyonlar (takıntılar) yaygındır. Bunlar aşağıdakileri içerir:

 

Burnun ebadı veya şekli gibi belirli bir yüz uzvunun tüm ebadı, şekli veya simetrisi

Çok büyük veya çok bariz olarak idrak edilenen ben veyaya da çiller,
akne yahut lekeler,

Küçük izler veya cilt sıyrıkları
Çok fazla yüz veya vücut kılı
Kellik
Göğüs ebadı
Çok küçük olarak algılanan kaslar
Genital (cinsel) organların boyut veya şekilleri

 

SEBEPLERİ

 

Bozukluğun sebebi bilinmemektedir. Buna karşın depresyonla birlikte görülmesinin sıklığı, aile içinde duygudurum bozukluğu ve obsesif-kompulsif bozukluk öyküsünün fazla oluşu ve serotonin üzerinden etki eden ilaçlara verilen olumlu cevap en azından bu tür hastaların bir bölümünde serotoninerjik işlev bozukluğu olabileceğini düşündürmektedir.

***

Güzellikle ilgili abartılı değer yargıları olan aile ve alt kültürlerde yetişenlerde beden görünümünün abartılı biçimde önemsenmesinin de VDB’nin oluşumunda yeri olduğu düşünülmektedir.

 

KOMPLİKASYONLAR

 

Tedavi edilmeyen depresyonlar yetersizlik, bağımlılık ve intihara doğru giderek düşüş gösteren bir eğriye yol açabilir

VDB yaygın olarak sosyal izolasyon, sosyal fobi ve okulu bırakma, işten ayrılma veya tamamen eve bağlı hâle gelme gibi diğer olumsuz etkiler ile ilişkilidir. Vücut dismorfik bozukluğa sahip bazı kişiler, saldırganlık ve hırs içinde gerçek veya fark edilebilen fiziksel kusuru düzeltme veya anlamlı olarak iyileştirme teşebbüsü ile kozmetik cerrahi gibi gereksiz ve aşırı tıbbi bakım ve girişimleri araştırırlar. Böyle teşebbüsler bazen fazladan tıbbi sorunlar oluşması ile ve hatta kusurun daha da kötüleştirilmesi ile de sonuçlanabilir.

 

***

Genel olarak her tıbbi veya cerrahi müdahale ciddi enfeksiyon ve hatta ölüm gibi belirli bazı komplikasyon risklerini taşır. Bu bozukluğu bulunan bir kişi, sağlık komplikasyonları oluşmasındaki artmış risk ihtimalini tartmadan, görünümdeki fark edilebilir kusurdan kurtulmak için birçok umutsuz girişimde bulunabilir.

 

TEDAVİ

 

VDB tedavisi güç bir hastalık olmakla beraber serotonin geri alım inhibitörlerinin (SSGİ) ve bilişsel-davranışçı yaklaşımların etkili olduğunu gösteren bulgular vardır. Birinci vak’a 2 mg pimozid de alıyordu ve durumu iyiydi.

 

Sevgim, saygım ve esenlik dileklerimle…

 

 

Mehmet Kerem Doksat - Tarabya - 13 Mayıs 2017 Cumartesi

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Salı, 30 May 2017