Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

YALAN

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2748 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Yalanı bilimsel olarak ve adlî psikiyatri terimleriyle tanımlarsak şöyle denebilir: "Fârik ve mümeyyiz olan, şuûr ve harekât serbestîsi yerinde olan bir kimsenin, bilerek hilâf-ı hakikat beyanda bulunması"!

Daha basit bir dille yazarsak ise, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilen, bunu yapabilecek derecede bilinci yerinde ve aklı başında olan bir kimsenin, bilerek ve isteyerek doğru olmayan şeyler söylemesine, yalan söyleme denir.

Bu tanım insan için geçerli.

Bir de evrimsel perspektiften bakalım mes'eleye:

Kanatlarında ürkütücü göz resmi olan masum kelebeğin veya gövdesindeki benzer imajla etrafına "benden uzak durun" mesajını veren balığın yaptıkları birer aldatmacadır. Yuvasına giren yılan tarafından yenmemek için ölü taklidi yapan tarla faresinin, düşmanlarınca fark edilmemek için renk değiştiren bukalemununki de öyle.

Evrimsel skalada yükseldikçe, özellikle de memelilere ve primatlara gelince, kandırmacaya ve aldatmacaya yönelik davranışların istisna değil, kâide hâlini aldığını görürüz. Erkekler arası rekabette, yaşama alanını korumak için, yavrusunu avcılardan kurtarmak için, eş seçimi sırasında.... pek çok kandırmaca ve aldatmaca yapar bu akrabalarımız.

Genetik açıdan en yakın akrabamız olan şempanzelerde bile, frontal korteksin bütün kortekse oranı %13 kadarken, biz Homo sapiens sapiens''lerde bu oran %35''i sollamaktadır. Bizi "farkında olduğunu farkında olan adam" yapan ayırt edici vasfımız budur; en üst düzey çağrışımların yapılarak, kısa ve uzun vâdeli plânların yapıldığı beyin bölgesi...

Hayvanlar (hâttâ bitkiler) âlemindeki kandırmacaların hep adaptif, çatışmayı önleyici veya eşleşmeyi kolaylaştırıcı bir amacı vardır.

Benzer amaçlarla insanoğlu da sıklıkla yalan söyler ve iyi de yapar; hattâ, bunlara "beyaz yalanlar" denir ve dinen bile cevaz bulmuşlardır: Savaşı önlemek, karı koca arasını bulmak, dostlukların bozulmasını engellemek gibi...

Fakat, iftira atmak, hile ve desiseyle başkalarının haklarına taarruz etmek hiçbir kültür ve ahlâk sisteminde hoş karşılanmamıştır.

Sonuç olarak, yalan tabiatta ve bizim de tabiatımızda var ama amacına göre işlevini tâyin etmek gerekir.

   Ne derler:

      "Kişi amellerinden (yaptıklarından) değil, emellerinden (amaçlarından) sorumludur".

Mehmet Kerem DOKSAT

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 20 Eylül 2017