Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

YALANCIYI YAKALAMAK İÇİN İPUÇLARI

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2110 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

1. Yalan söyleyen kişi genellikle göz temâsından kaçınır; bâzen de mutatta yaptığının aksine, gözünüzün içine dik dik bakar. Ellerini ve kollarını daha az kullanır. Soru sorduğunuzda avucunu sıkar veya da ellerini size çevirmez.

2. Genel tavrı değişir. Sâkin bir insanken âniden heyecanlı davranır veya hareketli bir insanken donuk tavırlarla konuşmaya başlar.

3. Sorduğunuz basit ve net sorulara daha önceden cevabını tasarladığı için gerektiğinden fazla detaylı cevaplar verir. Fakat birden beklemediği bir soru sorarsanız bocalar, cevap vermek için zaman kazanmaya çalışır. Lâfı evirir çevirir, yandan cevaplarla ve saptırmalarla münakaşayı münazaraya dönüştürmeye çalışır. Samimiyetsizliği sırıtır.

4. Şaşkınlık, korku veya mutluluk gibi duyguları belirten ifâdeleri sâdece ağız bölgesiyle sınırlı kalır. Bâzen de çok mübalâğalı, teatral jestler ve mimikler sergiler.

5. Ayakta dururken yâhut otururken yalan söyleyen birisi genellikle sırtını dik tutmaz ve tedirgindir.

6. Bulunduğu rahatsız ortamdan kurtulmak isteğiyle gözünü kapıya çevirir ve konuştuğu kişiyle arasına mesâfe koyar.

7. Sorulara net cevaplar vermez. Her zaman sâkince karşıladığı sorulara aşırı tepkiler verir. Kendisi size soru yöneltmez veya anlamsız soru bombardımanı yapmaya başlar.

8. Şakalar, gereksiz nükteler yaparak konuyu geçiştirmek ister veya çok dramatik bir hikâye anlatarak sizi duyarsızlıkla suçlar. Beklenmedik saldırganlıklar sergileyebilir.

9. Sık sık yüzüne dokunur. Burnunu çeker, başını kaşır. Özellikle ağız bölgesine yakın bölgelere dokunması dikkat çeker.

10. Üstündeki kıyafeti düzeltir. Gömleğinin yakasını gevşetir. Yâhut elinde tuttuğu bir cisimden (meselâ bardaktan su içme, kalemle oynama) güç almaya çalışır.

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 05 Ekim 2007

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 24 Eylül 2017