Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

YAŞLILARA NASIL BAKMALI?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3083 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

TÜRK GERİATRİ DERNEĞİ

1 EKİM ULUSLARARASI YAŞLILAR GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ


Ancak çok erken dönemlerden itibâren sağlıklı bir hayat sürdürüldüğünde SAĞLIKLI YAŞLANMA’dan söz edilebilir!

Sağlıklı yaşlanma için nesiller arası dayanışma ÖNEMLİDİR!


Yaşlılık dünyâda hızla önem kazanan bir yaş dönemi olarak kabûl edilmektedir.

Dünyâda doğuşta beklenen hayat süresi 2010-2015 dönemi tahminlerine göre69 yıldır. Bu değerin en yüksek olduğu ülkeler arasında ilk 3 sırayı Japonya (83.7yıl), Avustralya (82.1 yıl), İtalya (82 yıl) almıştır. Buna karşın Mozambik (51 yıl),Afganistan (49.3 yıl) ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti (48.9 yıl) bu değerin endüşük olduğu üç ülkedir. Ülkemizde doğuşta beklenen hayat süresinin 74.6yıl olduğu bilinmektedir. Doğuşta beklenen hayat süresinin Türkiye’de2045-2050 yıllarında 78.5 yıl olacağı tahmin edilmektedir.1

Dünyâdaki eşitsizlikleri gözeten bir yaklaşımla yaşlılık kimileri tarafından bir“ayrıcalık” olarak kabûl edilmektedir. Doğuşta beklenen hayat süreleri ve yaşamın niteliğine dâir veriler incelendiğinde yaşlılığın “ayrıcalık” olduğu kabûlünün doğru bir kabûl olduğu düşünülmektedir.

Yaşlılık döneminin kendine özgü sorunları bulunmaktadır. Bu sorunlara ilişkin kimi tesbitler ve ilgili öneriler aşağıda sıralanmıştır:2

1. Kadınlar erkeklere göre daha uzun yaşamaktadır. Ancak, kadınlar ve erkekler arasındaki bu fark gün geçtikçe kapanmaktadır. Avrupa bölgesi için örnek verilecek olursa, İzlanda’da fark 3 yıl civarındadır. Farkın kapanmasında önemli etkenin hayat tarzı değişiklikleri (riskli hayat davranışları) olduğu düşünülmektedir.

2. Kırsal ve kentsel bölgelerde yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki yüzdesi farklıdır. Hizmetlerin bu farkı gözeten şekilde olması uygun olur.

3. Dünyâda var olan eşitsizliklerden yaşlı nüfus etkilenmektedir.

4. Yaşlılık döneminde sağlık sorunları hızla artmaktadır. Özellikle fakir yaşlıların bu sorunlarla baş edebilmesi daha da zor olmaktadır. Sağlık hizmetlerine eşit bir şekilde ulaşım sağlanmalıdır.

5. Yaşlılık döneminde bireylerin hayat kalitesi de gerilemektedir.

6. Bakıma ihtiyaç duyan yaşlılara “informal” (resmî olmayan) bakımı çoğunlukla âile bireyleri vermektedir. Ancak, bu hizmeti sunanların çoğunluğu kadınlardır. Yaşlı bakımı konusunda profesyonel bir yaklaşım önemlidir.

7. Riskli davranışlardan uzaklaşma ve sağlıklı hayat davranışlarını benimseme her yaş dönemi için tavsiye edilmektedir. Meselâ, sigara içen yaşlıların sigara içmeyi bırakması hayat kalitesini ve (eğer alıyorsa) tedavi başarısını artırmaktadır. Öne çıkan sağlıklı hayat davranışları arasında sağlıklı beslenmek, sigara içmemek, bedensel faâliyet yapmak, düzenli ve yeterli uyku uyumak yer almaktadır. Bu davranışların aslında çocukluk ve gençlik dönemlerinden itibâren kazanılması daha değerlidir.

Birleşmiş Milletler tarafından 2012 yılı “nesiller arası dayanışma yılı” olarak ilân edilmiştir.3,4 Bu yaklaşımın öne sürdüğü konular arasında yaşlılık döneminde de çalışmayı sürdürme, toplumsallaşma, bağımsız yaşama yer almaktadır.

Her bir başlıkla ilgili sayısız tavsiyeler sunulabilir, ancak temelde bu yaklaşımın insan onurunu önceleyen, yaşlılık döneminde de eşitsizliklerin yok edilmesini savunan, doğumdan itibâren sağlığın bütün belirleyenlerini gözeten bütünsel bir yaklaşımı öne çıkardığı unutulmamalıdır. Ancak doğru müdahalelerin bireylerin sağlığını koruma ve geliştirmeye katkı sağladığı bilinmektedir.5

1 http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=13140. 29.9.2012.

2 Yaşlılığa dâir bazı gerçekler. http://www.geriatri.org.tr/sorulariniza_yanitlar.php?pg=yaslinufus#content.

29.9.2012.

3 http://europa.eu/ey2012/ey2012main.jsp?catId=971. 29.9.2012.

4 http://www.unece.org/fileadmin/DAM/pau/ggp/publications/Active_ageing/Executive-summary.pdf.

29.9.2012.

5 http://www.unece.org/fileadmin/DAM/pau/ggp/publications/Active_ageing/Chapter-5.pdf. 29.9.2012

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cumartesi, 26 May 2018