Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

YENİ BANKNOTLAR

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2889 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

Prof. İlber Ortaylı yeni banknotları değerlendirmiş ve "paralardaki seçimleri kabûl etmek imkânsız" demiş. 

Geçen Cuma günü Başbakanımız Tayyip Erdoğan ve Merkez Bankası Başkanımız Durmuş Yılmaz yeni banknotları basına tanıttılar. Şunu belirtmeliyim, Merkez Bankası Başkanımız, seçildiği günlerde kendisine yapılan hücumların aksine mesleğini bilen, sorumluluk sâhibi, doğruları ifâde eden ve dâima uzmanlara saygı gösteren bir kişiliği olduğunu göstermiştir.

Banknotların üzerine basılacak portrelerin tesbiti için de bir kurul görevlendirmiştir. Bendenize de şeflerden bir hanımefendi telefon etti ve fikrimi sordu, ancak yanılmıyorsam bu sırada hem seçim hem basım işi bitmişti (MKD: İlber Bey'le tanışırız ve sarkazmı çok iyi kullandığını bilirim). Bununla birlikte seçilen portreler üzerinde fikir beyan etmek hakkım ve görevimdir.

Dolaşımda en çok kullanılacak Beş Türk Lirası üzerindeki Ordinaryüs Profesör Aydın Sayılı'yı ele alalım. Seçkin bilim adamımızdı, Atatürk tarafından zekâsı dolayısıyla yurtdışına gönderildiği söyleniyordu, Harvard'da bilim tarihi doktorası yapmıştır. Bunun dünyâdaki ilk bilim tarihi doktorası olduğu iddiası vardır. Hoca muhteremdi, derindi, Türk tarih bilginlerinde maâlesef eksik olan filolojik bilgi birikimi son derecede yüksekti. Bâzı meşhur monografileri dışında büyük bir ilim tarihi sentezi yoktur, olması da gerekmiyor. Sevim Tekeli ve Esin Kâhya gibi bu dalda hizmet veren seçkin talebeleri vardır. Lâkin banknotların üstüne portresi basılacak kadar dünya tarihçiliğine mâl olmuş bir isim değildir.

On Türk Lirası üzerindeki Ordinaryüs Profesör Cahit Arf matematikteki bâzı katkıları ile bilinir. Ama bizim tarihimizde dahi lineer cebir üzerinde o zaman bile isim yapan Vidinli Tevfik Paşa ve gene Fransızca da okunan Erzurum müdâfii Gazi Ahmet Muhtar Paşa vardır. Tarihimizde bir Öklid, Riemann. Lobaçevski veya Gauss olmadığına göre, bu alanlarda bâzı isimlerle ortaya çıkmanın fazla bir anlamı yoktur. Allah hocalarımıza rahmet eylesin. Pirî Reis'in portresi yok, onu hiç değilse herkes biliyor. 17'nci Yüzyıl mütebahhiri Kâtip Çelebi de kimsenin hatırına gelmemiş.

Yirmi Türk Lirası üzerinde Mimar Kemâlettin Bey var. 19'uncu ve 20'nci Yüzyıl kavşağı mimarîde neoklâsik denen devirdir. Bütün ülkelerin mimarları içinde klasik Yunan'ı, Ortaçağ Gotik'ini, Bizans ve Morik (kuzey Afrika) geleneğini, Rusya'da olduğu gibi Novgorod-Moskova mimarîsini taklit eden büyük mimarlar vardır. Mimar Kemâlettin Bey'in nereye oturtulacağı tartışılır. Bu toplumun ebediyen iftihar edeceği bütün dünyada tanınan mimar ise, kat'iyetle Mimar Sinan'dır.

Halide Edip Adıvar ve Sabiha Gökçen niye ihmâl edildi?

Elli Türk Lirası üzerinde Fatma Aliye Hanım var. Ahmet Cevdet Paşamız'ın kızıdır. Bu banknota büyük tarihçi ve büyük hukukçu Ahmet Cevdet Paşa'nın resmini koysalar anlaşılabilirdi. Kızı merhume, babası tarafından tam bir Batılı-Doğulu hanımefendi olarak yetiştirilmişti. Şüphesiz Türk kadınının tarihinde öbür öncülerin arasında yeri vardır ama en önde değildir.

Beynelmilel bir entellektüel kişiliğe sâhip, Hindistan kurtuluş mücadelesinde bile adı geçen Hâlide Edip Hanım'ı niye ihmâl ediyoruz? Niçin ilk pilot Sabiha Gökçen, ilk akademik ressamlarımızdan Mihri Müşfik hanım düşünülmemiş?

Sâdece Yûnus Emre ve Itrî seçimlerinde hemfikirim!

Bence beynelmilel şöhretleri henüz olmasa da ve yeterince dünyaya tanıtamasak da, sağcı-solcu, genç-yaşlı insanların üstünde birleştikleri iki değerimiz, bestekâr Itrî ve Yûnus Emre'dir. Bu ikisinin dışındaki seçimle hemfikir olmadığımı söylemeliyim. Kanunlarımızın ve gönüllerimizin ebediyen lider olarak benimsediği Atatürk'ün portreleri bütün banknotlarda tabii ki bulunacak. Fatih Sultan Mehmet gibi büyük bir mareşal ve hakiki anlamda bir Rönesans entelektüeli ve senyörü banknotlarda yok. Bir ara enflasyon banknotlarından birine basılmıştı. Mimar Sinan da öyle.

Muhteşem Süleyman'ın yâni Kanunî'nin kocaman heykelini Macarlar Zigetvar sahrasına diktiler. Kudüs'te surboyu caddesi onun adını taşıyor. Bu memlekette ise Kanunî'nin doğru dürüst bir heykeli dikilmedi. Paralarda da ismi yok.

Böyle seçimleri kabûl etmemiz mümkün değildir. Gelecek sefer daha dikkatli olmak gerekiyor. Zira banknotlara basılan portrelerin sâdece millet değil, dünyâ tarafından tanınan ve o halkın ulusal kimliğini ören anıtsal şahsiyetler olması gerekir.

***

İlber Bey'in söylediklerine iştirak edip, altına imza atıyorum.

Bu hükûmetin icraatına a priori muhalif olmamak için hâlâ gayret sarf ediyorum ama hakikaten hayra hizmet bir banknot dahi tercih edemediler.

   Heyhat!

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 05 Ekim 2008 Pazar

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cumartesi, 26 May 2018