Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

YORUMSUZMUŞ GİBİ

Bir vatandaş isyan ediyor:

***

Bursa’ya çevre illerden çevik kuvvet takviyesi isteniyor.


Bursa'da yaşanan gerginlik sebebiyle kente İstanbul, Eskişehir, Sakarya ve Yalova'dan takviye çevik kuvvet ekiplerinin gönderildiği bildirildi. Bursa İl Jandarma Komutanlığı’ndan 100 kişilik jandarma komando timi de bölgede hazır bekletiliyor.

Yavuzselim Mahâllesi'nde açlık grevlerine destek veren Kürtçü grupla mahâlle sâkinleri arasındaki kavgada silâh kullanılması ve bir kişinin ağır yaralanmasının ardından, güvenlik güçleri daha büyük provokasyonların önüne geçmek için tedbirlerini arttırdı. Bursa Emniyet Müdürlüğü’nün bin civarındaki gücüne ilâve olarak bölgeye İstanbul, Eskişehir, Sakarya ve Yalova’dan çevik kuvvet sevk edildi.

Vâliliğin tâlimatıyla İl Jandarma Komutanlığı’ndan 100 kişilik komando ekibi de Yavuzselim’de hazır bekletiliyor. Talep olması durumunda komandoların sayısının artırılacağı öğrenildi.

Öte yandan Bursa Vâlisi Şahabettin Harput'un rahatsızlığı sebebiyle ilk etapta Bursa Vâli Vekili Hüseyin Eren'in kriz masasını yönettiği, daha sonra İçişleri Bakanlığı tarafından Sakarya Valisi Mustafa Büyük’ün geçici olarak Bursa'’ya gönderildiği kaydedildi.

Olaylar Nasıl Gelişmiş?

Merkez Yıldırım İlçesi Ulus Mahâllesi'nde geçtiğimiz pazar günü, cezaevindeki açlık grevlerine destek vermek isteyen Kürtçü gruba, Yavuz Selim Mahâllesi'nde bulunan vatandaşlar tepki gösterince arbede çıktı. Polisin güçlükle kontrol altına aldığı arbede dün gecede devam etti. İlçede gerginlik bu akşam da sürdü. Saat 20.00 sıralarında Yavuz Selim Mahâllesi'nde toplanan ve aralarında bozkurt işareti yapıp, "Kahrolsun PKK" sloganı atan 500 kişiden oluşan grup ile 400 metre mesafedeki Ulus Mahâllesi'nde bir araya gelen 250 kişiden oluşan Kürtçü grubun arasına polis panzerlerle set kurdu. Bu sırada polis ekiplerine saldıran Kürtçüler, barikatı aşarak karşı tarafta toplanan grubu taş ve sopalarla saldırdı.

Polisin biber gazı ve cop kullanarak tarafları ayırmaya çalıştığı kavga sırasında çok sayıda silâh sesleri duyuldu. Arbede sırasında bir polis memurunun silâhı da kimliği belirlenemeyen kişilerce alındı. Yaşanan gerginlik sırasında iddiaya göre 31 yaşındaki İK sol şakağına isabet eden kurşunla, bir kişi de taş ve sopalarla aldığı darbe sonucu kolundan yaralandı. Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastânesi’ne kaldırılan İK’nin hayatî tehlikesinin bulunduğu bildirildi.

EMNİYET MÜDÜRÜ OLAY YERİNDE

Olayların başlamasından hemen sonra Yıldırım İlçesi'ne giden Bursa Emniyet Müdürü Ali Osman Kâhya, ekipleri buradan yönlendirdi. Takviye polis ekiplerinin de geldiği Yıldırım İlçesi’ndeki kavga, yaklaşık 4 saat sürdü. Saat 24.00 sıralarında polislerin müdahaleleri sonucu göstericiler dağıldı. Olay çevresinde yapılan aramalarda ise göstericiler tarafından zorla alınan polis memurunun silâhı kavganın yaşandığı bölgenin yakınındaki boş bir arsada çalıların arasında bulundu.

Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, yaralanan gencin bu silâhtan atılan kurşunla vurulup vurulmadığı yapılan balistlik incelemeden sonra anlaşılacak.

YATIŞTIRILMAK İSTENDİ AMA OLMADI

Bursa’da Yavuzselim Mahâllesi’nde iki gündür devam eden olaylar üzerine, Yavuzselim Mahâllesi'nde toplanan iki grubu sâkinleştirmeye çalışan Yavuzselim Spor Kulübü Başkanı Orhan Sarsıcı, “bugün burada Yavuzselim Mahâllesi ve Ulus Mahâllesi üzerinden oyunlar oynanıyor” dedi.

Bursa'da bir grup Kürtçü’nün “cezaevlerindeki açlık grevlerine destek vermek amacıyla” AKP Yıldırım İlçe Başkanlığı'na yürümesi üzerine çıkan ve iki gündür devam eden olaylar sonucu, bugün Yavuzselim Mahâllesi'nde toplanan iki grup, kanaât önderleri ve emniyet güçleri tarafından sâkinleştirilmeye çalışılıyor.

Olayların provokasyon olduğunu belirten Yavuzselim Spor Kulübü Başkanı Orhan Sarsıcı, Yavuz Selim Mahâllesi'nde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, iki grup arasında haber taşıyanlar olduğunu ifâde etti.

Evlerin, dükkânların, ATM'lerin ve otobüs duraklarının zarar gördüğünü dile getiren Sarsıcı, “bugün burada Yavuzselim Mahâllesi ve Ulus Mahâllesi üzerinden oyunlar oynanıyor. İki tarafı da gerenler var. Sabahtan beri muhtarlarımızla bütün esnafımızı gezdik. İnanın sâdece birileri laf taşıyor. Bugün, ‘öteki taraftakiler gelip Ulus’u basacak’ diyorlar. Ulus’takiler harekete geçiyor bir şey olacak diye. Çünkü bu olayları yaşamışlar. Buradakilere de 'orada sapan dağıtılıyor' diyorlar. Bu sefer buradakiler hazırlanıyor. İki tarafa da yanlış bilgi veriliyor. Buradaki insanların da buna kanmaması lâzım” diye konuştu.

Bu arada, çevik kuvvet ve özel harekât ekipleri, akşam saatlerinde Yavuzselim'de toplanmaya başlayan iki grubun karşı karşıya gelmelerini barikat kurarak engellemeye çalışıyor.

Öte yandan bir grup, güvenliği sağlamak amacıyla Haşim İşcan İlköğretim Okulu'na götürüldü.

http://www.bursadabugun.com/haber/bursa-da-huzuru-bozdurtmayiz-126066.html

***

Sevgili Mekâncılar,

   Medyada BDP’liler denen lâfı düzelttim sâdece…

      İç hârp yok değil mi?

         Kesinlikle hayır.

            Büyüklerimiz çözer!

               İnşallah...

                   Alimallah!

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 31 Ekim 2012 Çarşamba

ANA RAHMİNE HASRET
TEMERKÜZ KAMPLARI

Related Posts

 

Yorum 4

Already Registered? Login Here
Guest - Barbaros Yıldırım on Çarşamba, 31 Ekim 2012 22:41
Ecevit'e atılan yazarkasa, medya vs.

Üzülmemek mümkün değil böyle haberlere ama gerçekler acıtır çoğu zaman. Rahmetli Bülent Ecevit'e atılan yazar kasayı 1500 sütuna manşet yapan gazete ve televizyonlar neredeler acaba bu aralar? Benim işyerim İstanbul'un Eminönü semtinde olduğundan milyon olmasa da yüzbinlerce insan görüyorum her gün, tuzu kuru azınlık dışında bir çoğu burnundan soluyor ve isyan noktasında vatandaşlarımız. Ne olacak, nasıl olacak bilmiyorum ama iyi olmayacak bu gidişatın sonu sanki. Saygılarımla...

0
Üzülmemek mümkün değil böyle haberlere ama gerçekler acıtır çoğu zaman. Rahmetli Bülent Ecevit'e atılan yazar kasayı 1500 sütuna manşet yapan gazete ve televizyonlar neredeler acaba bu aralar? Benim işyerim İstanbul'un Eminönü semtinde olduğundan milyon olmasa da yüzbinlerce insan görüyorum her gün, tuzu kuru azınlık dışında bir çoğu burnundan soluyor ve isyan noktasında vatandaşlarımız. Ne olacak, nasıl olacak bilmiyorum ama iyi olmayacak bu gidişatın sonu sanki. Saygılarımla...
Guest - Kaan Özsayıner on Cuma, 02 Kasım 2012 09:57
Bir gözlem

Etrafımda benim gibi olmayan çok naif, çok asil bir ruhu taşıyan dostlar var. İyi eğitim almışlar, bende iyi eğitim aldım ama terbiye anlayışım onlarınkinden farklı. Bu güne kadar onların insan üstü bir sinir sistemleri olduğunu düşünürdüm. Örneğin en ajite konularda dahi soğuk kanlılıklarını koruyup, akılcı yaklaşımlar geliştirirlerdi. Pek özenmezdim onlara ama bu otokontrollerine saygı duymamakta imkansızdı. Taa ki son 29 Ekim kutlamalarına kadar. Birini televizyonda gördüm haberlerde, hemen telefonla aradım evde yatıyormuş, atladım yanına gittim. Bir çok arkadaş orada toplandık. Bu naif grup dahi aklı selimden uzaklaşmış, iç savaş söylemleri içinde girmişler dahası hançerenin sınırlarını zorlayan küfürler havada uçuşuyordu. Sonra düşündüm etrafımda ki diğer insanları ne kadar gerginler ne kadar tahamülsüzler. Ve artarak devam ediyor bu süreç.

Bir halk ihtilali ile bu adamların yönetimden gidecekleri belli oldu. Ölümleri de Kaddafi'den falan çok farklı olmayakta benim asıl merak ettiğim ABD nin 10 yıl sonra kimi kahraman ilan edeceği ve bunların yerine kimi getireceği. Bir tahminim var. Yaş olarak, duruş olarak ve çektiği cefa olarak bu tanıma uyuyor. Tuncay Özkan.

Evet Silivri de 5 seneye yakın zamandır tamamen uydurma sebepler ile somut delil olmadan içerde tutuluyor. Tuncay Özkanı çok sevmem ancak içerdeki net tavrı onun diğerleri gibi salı verilmemesinin en büyük nedeni. Bana ABD Tuncay Özkanı hazırlıyor gibi gleiyor. Bileyliyor şuan ki iktidara. 57-58 yaşında bir halk kahramanı olarak hapisten çıkacak ve ilk seçimlerde iktidarı darmadağın edecek.

Ben bundan bir adım ötesini merak ediyorum en çok. Neden. Evet neden ABD bunu yapacak. Yeni planı ne. Hangi amaç için Tuncay Özkan'ı kullanacak. Tuncay Özkan iyi bir partner olabilecek mi? Fetullah ve milli görüş yapılanmasını devletten temizleyebilecek zamanı verecekler mi? Bu zamanı kazanmak için süreci yönetebilecek kadar zeki mi?

0
Etrafımda benim gibi olmayan çok naif, çok asil bir ruhu taşıyan dostlar var. İyi eğitim almışlar, bende iyi eğitim aldım ama terbiye anlayışım onlarınkinden farklı. Bu güne kadar onların insan üstü bir sinir sistemleri olduğunu düşünürdüm. Örneğin en ajite konularda dahi soğuk kanlılıklarını koruyup, akılcı yaklaşımlar geliştirirlerdi. Pek özenmezdim onlara ama bu otokontrollerine saygı duymamakta imkansızdı. Taa ki son 29 Ekim kutlamalarına kadar. Birini televizyonda gördüm haberlerde, hemen telefonla aradım evde yatıyormuş, atladım yanına gittim. Bir çok arkadaş orada toplandık. Bu naif grup dahi aklı selimden uzaklaşmış, iç savaş söylemleri içinde girmişler dahası hançerenin sınırlarını zorlayan küfürler havada uçuşuyordu. Sonra düşündüm etrafımda ki diğer insanları ne kadar gerginler ne kadar tahamülsüzler. Ve artarak devam ediyor bu süreç. Bir halk ihtilali ile bu adamların yönetimden gidecekleri belli oldu. Ölümleri de Kaddafi'den falan çok farklı olmayakta benim asıl merak ettiğim ABD nin 10 yıl sonra kimi kahraman ilan edeceği ve bunların yerine kimi getireceği. Bir tahminim var. Yaş olarak, duruş olarak ve çektiği cefa olarak bu tanıma uyuyor. Tuncay Özkan. Evet Silivri de 5 seneye yakın zamandır tamamen uydurma sebepler ile somut delil olmadan içerde tutuluyor. Tuncay Özkanı çok sevmem ancak içerdeki net tavrı onun diğerleri gibi salı verilmemesinin en büyük nedeni. Bana ABD Tuncay Özkanı hazırlıyor gibi gleiyor. Bileyliyor şuan ki iktidara. 57-58 yaşında bir halk kahramanı olarak hapisten çıkacak ve ilk seçimlerde iktidarı darmadağın edecek. Ben bundan bir adım ötesini merak ediyorum en çok. Neden. Evet neden ABD bunu yapacak. Yeni planı ne. Hangi amaç için Tuncay Özkan'ı kullanacak. Tuncay Özkan iyi bir partner olabilecek mi? Fetullah ve milli görüş yapılanmasını devletten temizleyebilecek zamanı verecekler mi? Bu zamanı kazanmak için süreci yönetebilecek kadar zeki mi?
Guest - seyit tosun on Pazar, 04 Kasım 2012 19:06
GÜNDEM DIŞI

Gündem dışı filân ama aslında gündemi yaratan bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum. Erbakan ve peşine Tayyip efsânesinin nasıl üretildiğine bir ipucu olur belki yazdıklarım.
Televizyonda ülkemin Sanayi Bakanı Nihat Ergün var, karşısında ülkemin en cevval gazetecisi Fatih Altaylı. Sanırım Pancar Motor'un kapandığı günlerde şöyle bir diyaloğa şâhit oldum.
- FA: Maşallah Erbakan hoca zamanında bu Pancar Motorları şahane dizayn etmiş, bütün zorlu şartlarda çalışıyor.
- NE: Tabii tabii dizaynı çok sağlam yapılmış bir motor onlar.
Basit gibi gelen bu diyalog neredeyse tüm Anadolu'da ve tüm insanlarımızın arasında sürekli yapılır. Neredeyse aynı hiç abartmadan söylüyorum tüm Anadolu'da var. (Konunun içinde biri olarak diyorum)
Gelelim işin zırt dediği noktaya, bu motorlardan bu güne kadar yaklaşık 400 bine yakın piyasaya sürülmüştür.
Tamamının etiketinde ise "Hatz lisansıyla üretilmiştir" yazar.
Hatz, Alman'ların bu seri motorlarda ünlü bir markasıdır. Yâni 400 bin etiketteki bu yazılara rağmen Ülkemin tamamı bu motorları Erbakan'ın ürettiğine inanır. İlginç değil mi!
Hocamın yorumunu merak ediyorum.

0
Gündem dışı filân ama aslında gündemi yaratan bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum. Erbakan ve peşine Tayyip efsânesinin nasıl üretildiğine bir ipucu olur belki yazdıklarım. Televizyonda ülkemin Sanayi Bakanı Nihat Ergün var, karşısında ülkemin en cevval gazetecisi Fatih Altaylı. Sanırım Pancar Motor'un kapandığı günlerde şöyle bir diyaloğa şâhit oldum. - FA: Maşallah Erbakan hoca zamanında bu Pancar Motorları şahane dizayn etmiş, bütün zorlu şartlarda çalışıyor. - NE: Tabii tabii dizaynı çok sağlam yapılmış bir motor onlar. Basit gibi gelen bu diyalog neredeyse tüm Anadolu'da ve tüm insanlarımızın arasında sürekli yapılır. Neredeyse aynı hiç abartmadan söylüyorum tüm Anadolu'da var. (Konunun içinde biri olarak diyorum) Gelelim işin zırt dediği noktaya, bu motorlardan bu güne kadar yaklaşık 400 bine yakın piyasaya sürülmüştür. Tamamının etiketinde ise "Hatz lisansıyla üretilmiştir" yazar. Hatz, Alman'ların bu seri motorlarda ünlü bir markasıdır. Yâni 400 bin etiketteki bu yazılara rağmen Ülkemin tamamı bu motorları Erbakan'ın ürettiğine inanır. İlginç değil mi! Hocamın yorumunu merak ediyorum.
Guest - Mehmet Kerem Doksat on Pazartesi, 05 Kasım 2012 11:38
CEVABIMDIR

Sayın Seyit Bey,
Verdiğiniz örnek zâten cevabını barındırıyor.
Halkımızın nasıl kandırıldığı maalesef "kabak" gibi görülüyor.
Daha hangi yalanların döndüğünü de bir gün öğreniriz inşallah!

0
Sayın Seyit Bey, Verdiğiniz örnek zâten cevabını barındırıyor. Halkımızın nasıl kandırıldığı maalesef "kabak" gibi görülüyor. Daha hangi yalanların döndüğünü de bir gün öğreniriz inşallah!