Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

YY ve SD

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2292 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bir süredir Sevgili Meslekdaşım Prof. Dr. Yankı Yazgan ile gazeteci Serdar Turgut'un muhabbetlerini dikkatle takip ediyorum.Aşağıda yazacaklarım tamamen tahminden ve kestirmeden ibârettir. Ne Yankı ile konuştum bu konuda, ne de Serdar Turgut'la tanışmışlığım var. Hâttâ, Güler Kömürcü'nün işine son verilmesindeki üslûbundan dolayı eskisi kadar sıcak da bakmıyorum.

Yankı her zamanki gibi çok politik ve zekice lâflar ediyor ve aslında suya sabuna pek dokunmuyor; daha ziyâde SD'u konuşturuyor. O da YY'nın hayranlığından mes'ud olup, iyice parlak fikirler serdediyor. Buradan hareketle Türkiye'deki sosyal psikolojik tahlillerini yapıyor YY, araya mutlaka "sol söylemler katıyor.

SD bir beyin damar hastalığı geçirdikten sonra Allah'a inanmaya başladı, malûm. Fakat eski Maoculuk öğretisiyle bu tutmadı; bir ara tasavvufa takıldı ama ona da havsalası ve aşırı rasyonalitesi yetmedi. En son olarak sırrını ifşa etmediği bir neo-astroloji muhabbetine takılıyor ve koskoca gazeteyi de bu işe âlet ediyor. Olmuş ve olacak her şeyi bu olağanüstü(?) yöntemle tahmin edebiliyorlarmış ama şimdilik her şeyi açıklamıyorlarmış. İnanmayanlar internetten eski yazılara bakabilirler.

Tabii, bu iş benim kafamı karıştırıyor; "bir tek biz kaldık" sloganlı gazetenin genel yayın yönetmeninin her gün iki, bâzen üç yazıya imza atması, daldan dala uçması (atlaması lâfı kesmiyor), birbiriyle çok çelişen beyanları, arada sâbit takıntısı penisle hemhâl olması. Bayağı düşündürüyor beni. Neyse, nasıl olsa YY orada.

YY için ise, Akşam Gazetesi bir sıçrama tahtası; aslında memnun değil oradan (tekrar söylüyorum, bunlar benim tahminlerim) ve hedefi çok daha büyük: Solun liderliğine soyunabilir önümüzdeki yıllarda. Bugüne kadar iki psikiyatri profesörü, biri sağdan öbürü soldan, meclise girdiler. Neden üçüncüsü olmasın?

Baykal fiyaskosundan sonra, böyle pırıl pırıl curriculum vitaeli, yakışıklı ve karizmatik, ABG'de çifte ihtisas yapmış ve solcu olan bir psikiyatri profesörü "cuk oturabilir. Sevgili YY, son kitabında Pamukçuk'tan da övgüyle bahsediyor (ki, bu da işin sine qua non kısmı)...

Eğer Türkiye'ye gerçekten yeni bir ufuk ve soluk getirebilecekse, son seçimlerde Milliyetçi Hareketsizlik Partisi'ne rey verdiğim içi hâlâ ağrıyan sağ elim de rahatlayabilir belki.

     Hayırlısı.

           Not: Neden mi SD de, ST değil? SD "standart deviasyon" demektir de...

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 02 Ağustos 2008 Cumartesi

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 23 Ağustos 2017