Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Subscribe to this list via RSS Blog posts tagged in 12 eylül

Posted by on in Genel

Sayın Yavuz Donat bugün çok ilginç bir makale yazmış. Önce iktibas edip, sonra yorumlarımı yazacağım.

 

***

27 Mayıs İhtilâli'nin üzerinden 48 yıl geçti. Menderes ve iki arkadaşının idamlarının üzerinden de 47 yıl.

Bunca zaman sonra "ihtilâlin, idamın, idam sehpasına gidilirken giydirilen beyaz gömleğin" siyaset mâlzemesi olarak kullanılması...

"Çocuk korkutur" gibi, "öcü geliyor" der gibi "darağacından, kefenden" bahsedilmesi...

Ne kadar acı. Ne kadar ayıp.

***

"Geçmişi hatırlatmakiçin... Bakın neler olmuştu neler" demek için, 1960 İhtilâli'nden sonra yaşanan bir "karamizahı" 2 hafta önce yazmıştık.

Şubat 2008, Pazar günü.

"Menderes âşığı kişinin" kahvede-meyhânede "Adnan Menderes'i kurtarmak için Yassıada'ya bir tünel kazsak nasılolur" muhabbeti yaptığını...

Bunu öğrenen ihtilâl idâresinin "sarhoş sohbetinin asılda ciddiye aldığını..."

Ve o 3 kişinin (Ali Külünk,Hakkı MorgülMustafa Güler) aylarca "içerde" yattığını...

***

Yazımız yayınlanınca...

"Çoook" arayan oldu.

Bugün onlardan "ikisini" köşemizde ağırlayacağız. Biri:

Burhan Külünk (Ali Külünk'ün oğlu).

Diğeri:

Mustafa Morgül (Hakkı Morgül'ün torunu).


***

"Hikâyeyi" bir de onlardan dinleyelim.

2859 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Atatürk Türkiyesi'nin daha önceki dönemlerinde geçtiği darboğazlarda hep bir yarılma (splitting) ve kutuplaşma vardı: CHP'liler X Demokrat Partililer; sağcılar X solcular; Sünniler X Aleviler.Yâni, bir psikiyatrik vak'a çalışması gibi bakarsak, Türkiye Cumhuriyeti sürekli olarak sınırda (borderline) bir hâldeydi. Kimlikler ve âidiyetler ak-kara şeklinde ikiye ayrılmıştı ve herkes "öteki" ile kavgalıydı. "Ötekinin", "kendisinin" de târifi belirsiz olduğu için, alt kimlikler hâlinde kendi içlerinde de çatışırlardı bu kutuplar.

Meselâ 12 Eylül öncesinde 60 küsur sol fraksiyon vardı, birbirlerine "tarikat" der ve hepsi de diğerlerine faşist diye kızıp kavga ederlerdi kendi aralarında. Ama iş "hakiki faşolara karşı çıkmak olduğunda, birleşirlerdi: Ülkücüler.

Dinciler o dönemlerde hep sinsice her iki tarafa da yakın durdular ama muazzam şekilde gelişip yayıldılar. Plân sinsice ama gören gözler için alenî idi: Batı, yavaş yavaş memleketimizi tam bir Ego [Benlik] dağılmasına (Kohut tâbiriyle, Kendiliğin [Self] parçalanmasına) sürüklemek için gerekenleri yaptı! Maâlesef biz de yeterince uyanık ve dikkatli olamadık, düştük oyuna. Atatürk'ün inkılâplarıyla gelen yeni düzenin kesin savunucusu olan Türk Silâhlı Kuvvetleri halkına yeterince inemedi ve Batı destekli darbeler yaptı.

2558 kez okundu
0