Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Subscribe to this list via RSS Blog posts tagged in abd avrupa birliği ırkçılık

Posted by on in Politik

Gazetelerde, televizyonlarda bir haber patladı: Avrupalı Parlamenterler, Türk Dışişleri Bakanı ile Türkiye'nin kırmızı bültenle aradığı PKK yöneticisini, Avrupa Parlamentosu'nda aynı salonda bir araya getirmeye kalkmışlar.Türkiye'nin kırmızı bültenle aradığı PKK'lı Gülabi Dere'nin Avrupalı Parlamenterler'le birlikte tezgâhladığı tuzak, Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın Türk diplomatlar tarafından ikaz edilmesiyle ile aşılmış. Olay, Babacan'ın AB toplantıları için gittiği Brüksel'de yaşanmış.

Türkiye ile AB arasında iki toplantı varmış. Bunlardan ilki, Türk Dışişleri Bakanı'nın AB Dışişleri Bakanları ile AB Komisyon binâsında bir araya geldiği, "Türkiye-AB Ortaklık Konseyi toplantısı imiş. Komisyon binasının biraz ilerisinde, Avrupa Parlamentosu binâsında ise, Türk ve Avrupalı milletvekillerinin katılımıyla, "Türkiye-Avrupa Parlamentosu karma komisyon toplantısı gerçekleştiriliyormuş. Babacan, Dışişleri Bakanlarıyla toplantısının tamamlanmasının ardından, milletvekillerinin toplantısına da katılıp, bir konuşma yapmak üzere Avrupa Parlamentosu binasına geçmiş. İşte skandal da burada patlamış!

2331 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Önce yirmi milyondan fazla yerliyi acımasızca katlettiler, kadınların çocukların ırzına geçtiler. Kalanları da alkolik yaptılar. "Cowboylar" Yeni Dünya Rûyası'nı yarattılar bu rezillik üzerinde. Kendilerini sevdirebilmek için iki yüz küsur senedir her türlü sahtekârlığı yaptılar.

Tommiks'le, Teksas'la, Westernler'le, "Hollywood şâheserleriyle" beyinlerimizi yıkadılar.

Sonra türümüzün ilk ortaya çıktığı Afrika'da hür yaşayan, tabiatla barışık zencileri zevk-ü sefâ için esir edip öldürdüler, işkence ettiler, yaktılar, aşağıladılar. 1994'de Kongo'nunRwanda beldesinde üç ay süreyle hiç ellemeksizin Hutu ve Tutsi kabilelerini sırf kendi sömürgeci amaçları için birbirlerine düşürdüler. Sonuç müthişti: Bir milyona yakın "Gereksiz Kara Adam" birbirlerini gırtlaklayarak telef oldular!

 

Dünyânın her tarafına saldırdılar. Kendi efkârı umûmiyelerini iknâ edebilmek için neler neler yapmadılar! Pearl Harbor'a göz yumup iki tâne atom bombası attılar. Yeni silâhlarını ve teknolojilerini denemek için Vietnam'da sözüm ona hârp ettiler, kendi evlâtlarını öldürterek ve öldürerek.

2912 kez okundu
0

İnternetten bomba gibi bir belge düştü önüme, sağ ol Atakan.

Diğerleriyle pek ünsiyetim yok da, nedense samimiyetine asla güvenmediğim Hulki Cevizoğlu ve Can Dündar ikilisinin muazzam bir ortak yönleri varmış. Hulki Cevizoğlu ile muhaberemizi (hâttâ muharebemizi) geçmiş yazılarımda bulabilirsiniz.

Bir dönem bütün tasavvuf ehlini sapık ilân eden, masonluğa ve Rotaryenliğe saldıran -acaba Özgür Masonlar Büyük Locası hâriç mi, kendisinin orayla bir alâkası yok mu-, şimdilerde müthiş mübalâğalı bir Atatürkçü kesilip durmadan, çalakalem imlâsı da, kurgusu da perişan kitaplar yazan bu entellektüelimizin bu grafomanisinin temelini merak ederdim hep; meğer bir misyonla özel eğitim almışmış!

Pamukçuk'tan başka "dış yatırımlar" yapıldığı da gittikçe ortaya çıkıyor!

4761 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Agarta-Ergenekon Suç Örgütü mensupları diye içeri atılan emekli generalinden gazetecisine kadar pek çok kişi avukatları dâhil kimselerle görüştürülmezken, balla börekle beslenen, üstelik PKK'nın Svastika'yla (Naziler'in tersine çevirerek simgeleştirdiği gamalı haç) veya Osiris'le filân bir tarihî bağlantısının da olup olmadığı şimdilik bilinmeyen birisi var: Abdullah Öcalan.

Sayın Antonio di Pietro ve adamları bu işe de bir el atsalar, vallahi Sirius UFO Uzay Bilimleri araştırma Merkezi Başkanı, değerli âlim Hakan Akdoğan'la el ele vererek PKK'nın aslında bu yıldızdan gelenlerce kurulduğunu da ortaya koyarlar.

Hele bir de Evrensel Birleşim Merkezi Derneği ve Dünya Kardeşlik Birliği Mevlânâ Yüce Vakfı'nın peygamberi Zeliha Bülent Çorak'la da işbirliği kurarlarsa (nasıl olsa asrın en büyük fikir adamı olan Fethullah Efendi Hazretleri de peygamber, bu aralar peygamber enflasyonu var) neler bulurlar. Zeliha Bülent Çorak "dünyalıların pozitif enerji yaymasını sağlamak amacıyla uzaylılar tarafından seçildiğini, önceki hayatında Mevlânâ olduğunu" öne süren yazdığı "fasikül'de" (sonradan Bilgi Kitabı'na dönüştü bu şâheser, bende var) ise peygamberlik konumunu bir derece daha yükselten dişi peygamberimiz.

Kendisinin yazdığı ve kutsal kitap olarak kabûl edilen "fasikül'deki "bâzı dikkat çekici bölümler şöyle: "Zamanınızda sizlere irşad görevlileri gönderilmiştir. Onları sizlere dünya isimleri ile nakledelim: Musa, İsa, Hz. Muhammed, Atatürk. Bunlar direkt enkarneleridir. Yâni sizin tâbirinizle konuşalım, direkt uzaylılardır (Fasikül 24/Sayfa 216). "Bugüne kadar 'O' diye tanıdığınız Allah benim. Evet şaşırmayın. Şu an ben de bedenli olarak Beta Nova'da yaşamaktayım. Omega boyutundaki Uhud Dağı'nda yaşayan büyükbaba benim fermanlarımı dağdan evrenlere, kâinatlara yansıtmaktadır. İsa O'nun oğludur. Buradaki cinsel üretim bedensel değil, düşseldir" (Fasikül 46-Sayfa 451).

Işık Kitabı'nda Allahlığın da bir tekâmül seviyesi olduğu, inisiye edilmiş seçkinlerin yakınlarda bizi mahvedecek olan foton kuşağına yakalandığımızda kromozomlarının değişeceği, boylarının uzayacağı ve evrimin tekâmülü sürecinde huzurla yaşayacaklarını filân söylüyor.

Vallahi atmıyorum; hem Bilgi Kitabı hem de ismi bende mahfuz bir başka tefsir kitabında bunlar alenen yazılmış. Eh, Atatürk de uzaylı ve Agarta'ya meraklıydı; bence aslında Öcalan'la da akrabalar ve Öcalan da uzaylı ve direkt enkarne! Nitekim bunun fark edileceğinden endişe ederek neler söylemiş, birazdan okuyacaksınız.

Sezgilerim ve alfa kanalından gelen vahiylerim diyor ki (eyvah, bende de başladı, hemen aripiprazol alıp akatizikleşmeliyim; psikozum düzelmese de yerimde duramamaktan aklım başıma gelir), aslında Öcalan da bedenli olarak Beta Nova'da yaşamakta olan, Omega boyutundaki Uhud Dağı'nda yaşayan büyükbaba târikiyle fermanlarını evrenlere, kâinatlara yansıtan ve düşsel üretim yapan Şey'in oğludur. Sirius'un da bu işte parmağı vardır ve sırrını değerli âlim Hakan Akdoğan mutlaka bilir.

     umbara abdala habda kim, umbara abdala habda kim, umbara abdala habda kim.

3258 kez okundu
0

MKD (09.07.2008 Çarşamba. 17:27): Biraz önce Büyük Kulüp'ten aradılar.

Meğer bu yazıyı ciddiye alan bâzı üyeler olmuş. Doğrusu çok şaşırdım.

Alenen atılan çamurla dalga geçen, "Bunların, bunca zırvalığı yazanların ne utanması ne de ahlâkı var!" diye bitirdiğim ironiyi görememişler. Azıcık dikkatle tekrar kıraat edilirse, VAKİT denen zırvalık gazetesinin haberiyle ta baştan "dalga geçtiğimi", Büyük Kulüp'ün cevaplarını koyduğumu, en sonunda da, üyesi olmaktan şeref duyduğum kulübe atılan çamurlarla istihza eyleyip, iddiaları aşağıladığımı eminim ki alınganlık gösteren üyeler de fark edeceklerdir.

Artık mizah yapmak bile zorlaştı; neyse...

   Sanırım erken alınan bir toplum olduk diye son bir de şaka yapayım.

      Bütün Büyük Kulüp yârenlerime selâmlar, sevgi ve saygılar.

2544 kez okundu
0