Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Subscribe to this list via RSS Blog posts tagged in antidepresanlar

19 Nisan 2008 tarihli Hürriyet'te bu güzel muhabiremizin Tarsus Amerikan Koleji'nden ağabeyi olan Üstün Öngel'le bir röportajı neşredildi (Ayşe'yi yakinen tanıdığımı, daha önce benimle de bir röportaj yaptığını ön bilgi olarak vereyim). Önce onu nakledeyim:

***

Antidepresan eşittir çağdaş muska

Sosyal psikolog Üstün Öngel. Farklı bir ses. Sivri bir ses. Adana'da kurduğu Psikolojik Yardım Derneği Türkiye'nin ilklerinden. Çevresinden çok övgü alıyor. Âilelere ve çocuklara evde destek programı uyguluyor.

Çok sıkı bir iş yapıyor. Aynı zamanda da antidepresanlar hakkında sert görüşler öne sürüyor. Adam kafadan karşı! Ve kafa atıyor! Kime? Psikiyatriye ve psikiyatristlere (MKD: Ayşe'nin üslûbuna dikiz). İlâçların sorunu çözmediğini, üstünü örttüğünü iddia ediyor. O, öyle düşünüyor. Ama mutlaka karşı görüşte olanlar, farklı düşünenler de vardır. Bu sayfa onlara da açık. Önümüzdeki günlerde "Hayır kardeşim antidepresan faydalıdır! diyen psikiyatristlerle de konuşmak isterim (MKD: Allah [cc] râzı olsun Ayşe; bize bu imkânı tanıdığın için minnettarız vallahi).

Depresyonda ilâç kullanımı çok mu yaygın?

4283 kez okundu
0

Değerli Mekâncılar,

 

Nietzsche, "n'olcak bu Tanrı'nın hâli"?

İki konuda beyanım olacak:

***

1) Stahl’ın Temel Psikofarmakoloji kitabı yanılmıyorsam Sevgili Timuçin Oral’ın editörlüğünde Türkçe’ye tercüme edilmişti. O olmasa dahi, içinde temel psikofarmakoloji bilgilerinin olmadığı hiçbir nitelikli psikiyatri temel kitabı yoktur. Uzmanlık almış psikiyatr varsa, bâzı böylesine temel şeyleri bilmemeleri çok düşündürücü…

Özet bir Psikofarmakoloji Bilgisi:

TSAlar, SSGİler, SNGİler vücuda alındığında bir inisiyasyon-adaptasyon süreci yaşanır. Akut dönemde intersinaptik aralıktaki monoamin (özellikle de serotonin) artar ve malûm yan etkiler yaşanır. 2 ilâ 8 haftada (ortalama 6) pre- ve post-sinaptik reseptörlerdeki up- ve down regulation (azalma ve çoğalma) süreci bir dinamik dengeye kavuşur ve ilâcın esas etkisi de bu şekilde başlar. Bu aradaki döneme farmakolojik latans dönemi de denir.

Prototip diyebileceğimiz imipramin (Tofranil) ve amitriptilin’de (Laroxyl) de etkili doz genellikle 75 ilâ 300 mg civarındadır.



Bu doza çıkıldıktan sonra ilâç kesilmesi icap ederse, mutlaka tedricen azaltılarak yapılmalıdır; aksi takdirde Kesilme (Withdrawal) Sendromu veya Geritepme (Rebound) Sendromu ortaya çıkar ve hastada bildiğimiz perişanlık görülür. Bu farmakodinamik ve farmakokinetik etkileşimler bağımlılık (dependency) (DSM5 jargonuyla iptilâ-addiction) anlamına gelmez çünkü kokain veya amfetamin gibi psikotropların aksine, tolerans asla gelişmez. Hâttâ her “hastanın kendi dozu vardır” ve arttırırsanız rahatsızlık dahi duyabilir.

Buradaki kritik tâyin edici faktör ilâcın yarı-ömrüdür: Bu ne kadar kısaysa, Kesilme (Withdrawal) Sendromu veya Geritepme (Rebound) Sendromu o kadar kolayca ortaya çıkar. Aksine profili olan tek SSGİ, yarı-ömrü haftalar olan ve wash-out (vücuttan silinme) süresi 2 ayı bulan fluoksetin’dir. Onu bile birkaç haftada bir verip azaltmak tavsiye edilmektedir.

Kesilme (Withdrawal) Sendromu ve Geritepme (Rebound) Sendromu çok farklı şeyler olduğu için, hastanın mağduriyeti de çok artacaktır.

Hücre içi PIP3 reseptörü üzerinden eylemi (action) gerçekleşen lityum’un bile, âniden değil, tedricen kesilmesi gerekir çünkü benzeri süreçler yaşanabilir; Mani hortlayabilir (bu konuda Sayın Olcay Yazıcı’nın da değerli çalışmaları mevcuttur).

3715 kez okundu
0