Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Subscribe to this list via RSS Blog posts tagged in asperger asperger sendromu otizm otistik spektrum

Posted by on in Genel

1944’de Avusturyalı hekim Hans Asperger, “bir garip adamların” içerisinde bulunduğu psikiyatrik tabloyu “otistik psikopati” olarak târif eder. Doğuştan profesör edâlı çocuklardır bunlar ve hep de öyle kalırlar.

 

Dr. Hans Asperger

Sonradan çalışmalarla, bunun gerçekten de özgün bir psikiyatrik tablo olduğu kabûl edilerek “kişilik bozukluğu” anlamındaki psikopati terimi yerine, Asperger Bozukluğu denmeye başlanır. Aşağıda Amerikan Psikiyatri Birliği’nin (APA) bu hastalık için teşhis ölçütlerini görebilirsiniz…

A. Aşağıdakilerden en az ikisinin varlığı ile kendini gösteren toplumsal etkileşimde kalitatif bozulma:

1. Sosyal etkileşim sağlamak için yapılan el kol hareketleri, alınan vücut konumu, takınılan yüz ifâdesi, göz göze gelme gibi birçok sözel olmayan davranışta belirgin bozulmanın olması.

2. Akranlarıyla gelişim düzeyine uygun ilişkiler geliştirememe.

3. Diğer insanlarla eğlenme, ilgilerini veya başarılarını kendiliğinden paylaşma arayışı içinde olmama (meselâ ilgilendiği nesneleri göstermeme, getirmeme veya belirtmeme).

4. Sosyal veya duygusal karşılıklar vermeme.

B. Aşağıdakilerden en az birinin varlığı ile kendini gösteren davranış, ilgi ve faâliyetlerden sınırlı, basmakalıp ve tekrarlayıcı örüntülerin olması:

1.  İlgilenme düzeyi veya üzerinde odaklanma açısından olağan dışı, bir yâhut birden fazla basmakalıp ve sınırlı ilgi örüntüsü çerçevesinde kapanıp kalma.

2.  Özgül, işlevsel olmayan, alışılageldiği yapılan gündelik işlere veya törensel davranış biçimlerine hiç esneklik göstermeksizin sıkı sıkıya uyma.

3. Basmakalıp ve yineleyici motor manierizmler (msl. parmak şıklatma, el çırpma veya burma veya karmaşık bütün vücut hareketleri).

4. Eşyaların parçalarıyla sürekli uğraşıp durma.

C. Bu bozukluk, toplumsal, meslekî alanlarda veya önemli diğer işlevsellik alanlarında klinik olarak belirgin bir sıkıntıya sebep olur.

D. Lisan gelişiminde klinik açıdan önemli bir gecikme yoktur (meselâ 2 yaşına geldiğinde tek tek kelimeler, 3 yaşına geldiğinde iletişim kurmaya yönelik cümleler kullanılmaktadır).

E. Bilişsel gelişmede veya yaşına uygun kendi kendine yetme becerilerinin gelişiminde, uyumsal davranışta (toplumsal etkileşim dışında) ve çocuklukta çevreyle ilgilenme konusunda klinik açıdan belirgin bir gecikme yoktur.


Bu listede olmayan Beethoven, Dr. Hans Asberger'in bizzat kendisi ve daha epey kişi var...

Bill Gates

Einstein

Einstein de Einstein… Hayatına giren kadınlara çektirmediğini bırakmamıştır!

16703 kez okundu
0