Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Subscribe to this list via RSS Blog posts tagged in Atatürkün vasiyeti

Posted by on in Genel

AYTUNÇ ALTINDAL HAKKINDA BİR YAZI

Vatan Hâinleri rumuzlu Kuvayı Milliye.Net sitesi üyesinin AYTUNÇ ALTINDAL YORUMU. Bir iletiden alıntıdır:  vatanhainleri?gmail.com  

Değerli Kuvay-i Milliye.Net Yöneticileri,

Günümüz Türkiye’si pek çok sorunla boğuşmaktadır. Bunların başında irtica, terör ve etnik ayrışma geliyor.

Bizler Atatürk'ün çocukları olarak, mukaddes vatanımızı korumak ve kollamakla yükümlüyüz. Kuvayı Milliye ve Millî Mücadele rûhu da budur zaten.

Sitenizde bulunan "Atatürk'ün Gizli Vasiyeti" adlı makale ile ilgili olarak sizleri rahatsız ediyorum. Bu makalede adı geçen Aytunç Altındal hakkında biraz araştırma yapsaydınız belki de, yazıyı oraya koymazdınız. Ben size durumu ve düşüncelerimi özetlemeye çalışacağım.

1945 yılında İkinci Dünyâ Savaşı'nın bitimiyle ortaya atılan “Soğuk Savaş”, Türkiye’de öteden beri yayılmaya çalışan tarikatları ve mezhepleri dikkate değer kıldı. Amaç Türkiye’nin, Ortadoğu’daki İslâm ülkelerine örnek olarak yaratılmasıydı. Bunun için ortaya konacak olan Soğuk Savaş düşüncesiyle Dünyâ’nın, bir yandan Türkiye’nin İslâmlaştırılmasıydı (Ilımlı İslâm terâneleri baktığımızda çok anlamlıdır). Bu projeye “Yeniden Osmanlıcılık” mı dersiniz yoksa “İkinci Cumhuriyet” mi dersiniz, orası pek önemli değil, yalnızca anlatmak istediğim “Tek Dünya Devleti” düşüncesinin, Türkiye projesi olanın adı “Yeniden Osmanlıcılık’tır”.

Peki, bu “Yeniden Osmanlıcılık” nedir? Neyi savunur?

1.Türk kimliği kabûl etmez. Onun için “Türkiyelilik” vardır. Aynen Osmanlı’da “Ben Osmanlıyım” nasıl diyorsanız, Türkiye’de de “Ben Türkiye’liyim” diyeceksiniz…

2.Merkezî yâni üniter devlet istemez. Onun için “Osmanlı Eyalet Sistemi” vardır. Güncel adı “Federasyon”. Ulusal Devlet'in çökmesini ister!

3.Cumhuriyet’e saltanat bakımından karşı çıkmaz ama Hilâfet'i savunur, tüm dünyadaki Müslüman’ların, bu ülkenin başkanını halife olarak görmesini ister.

“Soğuk Savaş” teorisini ortaya atan kişi olan William Christian Bullitt, aynı zamanda ateşli bir Tek Dünyâ Devleti veya Tek Dünyâ Federasyonu savunucusu ve kuramcısıdır. Size Bullitt’in 1946 yılında yazmış olduğu The Great Globe Itself: A Preface To World Affairs Hardcover adlı, C. S c r i b n e r's Sons Place of Pub: New York yayınlarından çıkmış olan kitaptan alıntı yapmadan duramayacağım (ak: Özakıncı, Cengiz, “Türkiye’nin Siyasî İntiharı: Yeniden Osmanlı Tuzağı, Otopsi Yayınları, İstanbul, 10. Basım);

Federal Dünya Hükûmeti

Sovyet Rusya’yı Birleşmiş Milletler Cemiyeti’nde veto yetkisini kullanarak dünyâdaki huzursuzluğu körüklemekten alıkoymak sorunu, kimi Amerikalı'ları yeni çözüm yolları düşünmeye yöneltti. Birleşmiş Milletler Kurumu yerine, demokratik ilkelere bağlı ve insan özgürlüklerine saygılı bir "Federal Dünya Hükûmeti" örgütü kurmak düşüncesi bunlardan biridir. Bu atılımla Sovyetleri, Komünizm inancının dünyâyı ele geçirme düşüncesinden ayıracağımız gibi, koyu diktatörlüğe bir son vermek de olanaklı olabilirdi. Aynı demokratik geleneklere sahip hür dünyâ Ulusları arasında bir Federasyon kurmak olanaksız değildir. Tek bir Federal Hükûmet kadrosunda birleşmek her zaman mümkündür.

Bugün Birleşmiş Milletler Kurumu yerine "Federal Dünyâ Hükûmeti" düşüncesini savunanlar yaşamın en büyük trajedisiyle karşı karşıya bulunuyorlar. Sovyetler Birliği korkunç bir diktatörlükle yönetilmektedir. Diktatörlükle yönetilen bir ülke "Federal Dünya Hükûmeti"ne alınamaz (dolayısıyla, Rusya'da Komünist yönetim var olduğu sürece yeryüzünde Federal Dünya Hükûmeti kurulamaz). Dünya işleri sözle, kuru umutla değil, iş ve eylemle yürütülebilir. "Federal Dünya Hükûmeti" düşüncesi gündelik yaşamımızda yer etmediğinden ve bugünkü Birleşmiş Milletler Kurumu vetolarla yetersiz bir duruma getirildiğinden, hemen şu yakın gelecekte demokrasiler arasında bir birlik, bir bağlantı yaratılmasına şiddetle gerek vardır.

Avrupa, Ortadoğu ve Asya'da Bölgesel Federasyonlar

4571 kez okundu
0