Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Subscribe to this list via RSS Blog posts tagged in aya seyahat

Uzun süredir pek çok hastamın kişisel gelişimle ilgili kitaplar, broşürler veya benzeri dokümanlar okuduğunu farkındayım.

İnternette incelediğimde, bu işin resmî eğitiminin verildiği bir merci bulamadım ama maşallah, piyasada bunlardan geçilmemekte.

***

Ben de, bu Salı sabahı, bunlardan birkaç tanesinin özetlerini sizlerle paylaşayım ki, çok iyi gelişin, olgunlaşın; hattâ İnsanı Kâmil olun.

Bu sayede de kişiliğiniz çok gelişsin ve pirüpak bir hâl alıp, çok fevkalbeşer birer insan şeklinde istikbale emin adımlarla yürüyün…

***

NİL GÜN Hanımın yazdığı Mutluluk Kitabı’ndan Özet

Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa Mesut Yar’la bir canlı TV yayınında muhabbet etmiştik bu hanımla; ama bilmem kaç sene önce ve bende kaydı da mevcut değil.


 Severim Nil Gün Hanımı

Mutsuzluğunuz kadere, şanssızlığa ve talihsizliğe inandığınız ölçüdedir. Dünyada çok az sayıda mutlu insan var. Burada “siz” yerine “sen” demeyi seçtim. Beni okuyan ya da dinleyen şu anda sadece sensin. Çoğul konuşmak ya da mesafe koymak niye? İşte sen ve ben baş başayız.

Ben, belki de doğam icabı mutsuz insan olamadım. Zaman zaman mutsuzluklar yaşadım tabii herkes gibi. Yaşamın zorlu anlarında bile mutlu olmak zor zanaattır. Ama bunu bile başaran az sayıda insanla tanışmak mutluluğunu yandım. Onlardan çok öğrendim.

Yaşamımın büyük bölümünü “mutsuz değilim” kategorisinde geçirdim. Çoğu insan için bu, mutluluk sanılır. Ama mutsuz olmamakla mutlu olmak arasında dağlar kadar fark olduğunu sezgisel olarak kavramıştım genç yaşımda.

Dışarıdan bakıldığında çoğu insan insanın gıptayla bakacağı bir yaşama sahiptim. Rüyalar ülkesi Amerika’da yaşıyordum. İki güzel çocuğum, Cadillac Arabam, kürklerim, mücevherlerim, sağlığım vardı. Ama tüm bunlara rağmen sadece mutsuz değildim.

Kendimi bildim bileli okumaya meraklıyımdır. Beni kitap dolu bir odaya kapa, dünyanın en mutlu insanı olurum…

Eser böyle sürüyor… 28. BASKI, Kuraldışı Yayıncılık. 2002 İstanbul.

Yani belli bu hanımefendi pek zengin!

***

Sezer Zeren’in kitabından:

YAŞAMA SANATI

Kendine Gel!!

Hayat Kendine gelmen, BEKLEMEZ

İçindekilere bir bakalım:

Önsöz

Bilme ve Öğrenme

Sevgi

Aşk

Sahiplenmek Adına

Hoşgörü

Aydınlanma ve Uyanış

Tekâmül ve Manevi Hayat

İnanmak

Beyin Dalgaları

Frekans ve Rezonans Alanı

Ego (nefis)

Farkındalık Nedir?

Dünya Üzerinde Cennetimizi inşaa etmek

Ruh-Zihin-Beden (Sağlık)

Şuur

Zihin Bilinç Bilinçaltı İnanmak Kader

Bilinçaltı Programları (Kayıtları) ve Bilinç Türleri

Çocuk Eğitiminde Bilinçaltı

Düşünce Enerjisi

Hakikat

Dindarlık ve Allah

Namaz ve Dua

Zikir

Nefes

Beslenme

Kundalini

Seçilmiş Beyin Frekansları Sonuçları

Onur Kitap, 2014, İstanbul. Yasemin Polat – Nefes Eğitmeni ve Yaşam Koçu

Merak ettim bu Kundalini neymiş diye:

http://www.elmaelma.com/sems-uzuneser/gizemli-kundalini-enerjisi/1072/yazi adresinde şunlar var:

Kundalini, hakkında çok konuşulan ama az bilinen bir fenomendir. Özellikle new age akımları yayıldıkça kundaliniye olan merak da artıyor ama bu gizemli enerji hakkında gerçek...

Parmak

Kundalini, hakkında çok konuşulan ama az bilinen bir fenomendir. Özellikle new age akımları yayıldıkça kundaliniye olan merak da artıyor ama bu gizemli enerji hakkında gerçekleri bilen kişi sayısı pek azdır. Öyle olmasaydı her kafadan başka bir ses çıkmazdı.

***

Kundalini nedir, ne işe yarar, herkeste var mı, dedikleri kadar önemli mi? Bu ve benzer soruların cevabını bu konuda gerçek bir uzman olan Büyük Üstad Akif Manaf’ınYoga: Kundalini- Gizemli Evrim Enerjisi” isimli kitabında bulabilirsiniz. Biz de bu kitap ışığında bu gizemli enerjiyi inceleyeceğiz.


Bu Üstat Nişantaşı'na Üst Komşumuzdu. Şimdi Serbest!

Nöropsikiyatr ve Seksolog Meslekdaşım Dr. Haydar Dümen Yoga ve Aküpunktür hakkında yeterince bilgili değil.

Kendisinin tedavi yöntemlerinden biri şöyle: Vajinismusta (Penis Girmesi Fobisi) kadınlara sakinleştirici ilaçlar veriyor ve kaynar su buharının üzerinde bir süre oturtuyor. Birtakım ağrı kesiciler de verince, içeri penis rahatça giriyor.

***

Kundalini öncelikli olarak herkeste var olan potansiyel bir enerjidir. Varoluşta her şey ikilik prensibine dayanır. Her şey statik ve dinamik unsurlar üzerine kurulmuştur. Yani daima hareket eden bir enerji ve onu destekleyen statik bir temel vardır.

İnsan vücudunda da hareket halinde olan dinamik enerjiler vardır. Bu dinamik enerjiler sayesinde insan bedeni aktif halde kalabilir, yaşam devam eder. Zihin ve duygular da bu dinamik enerjiler sayesinde sürekli hareket eden dalgalar şeklindedir. İnsan yapısında bu hareket halindeki dinamik enerjilerin statik bir de temeli olmalıdır.

Bu statik temel bedende pasif halde duran kundalini enerjisidir. Bu statik temel olmasaydı dinamik enerjilerde olmazdı. Çünkü dinamik ve statik varoluştaki enerjilerin iki yönüdür ve daima birbirini destekler. Kundalini enerjisi kök çakrada statik halde bulunur. Her insan bu potansiyel enerji ile doğar.

Normal şartlarda kundalini daima pasiftir, uykudadır. Kundalini her insanda aynı miktardadır, insandan insana özellikleri değişmez. Yani insan bilinci hangi düzeyde olursa olsun kundalini herkeste eşittir. Peki, kundalini neden bu kadar önemlidir?

Spiritüel tekâmül yolunda olan insanlar için kundalini önemlidir. Yoksa tekâmülle ilgilenmeyen insanlar kundaliniyi bilmez bile, zaten bilmeleri de gerekmiyor. Kundalini insan potansiyellerinin zirveye çıkmasını sağlayan ince bir enerji türüdür. Ancak bu potansiyelleri kullanmak isteyen insanlar kundalini ile ilgilenir.

Kundaliniyi yükseltmek ne demektir? İnsan omurgasında kuyruk sokumundan başlayıp omurganın içinden geçerek kafanın tepesine kadar yükselen boru şeklinde enerjisel bir kanal vardır. Bu kanala suşumna kanalı denir. Omurganın alt ucundan kafanın tepesine kadar bedende dümdüz boş bir tüp olduğunu düşünebilirsiniz.

Kundalini bu kanalın alt ucunda yer alan kök çakrada bulunur. Kundalini yükseldiği zaman işte bu kanaldan yukarı doğru hareket eder ve başın tepesinden dışarı çıkıp en üst çakra olan tepe çakraya kadar yükselir ve oradan da dışarı çıkar. Kundalinin yükseltilmesi spiritüel tekâmül için neden önemlidir?

Bedendeki tüm çakra merkezleri bedenin içinden geçen o dümdüz suşumna kanalı içinde yer alır. Kundalini yükselirken bütün o çakra merkezlerinden geçer ve çakralarda kalmış tüm blokaj tortularını temizler ve çakraların faaliyetlerini en üst düzeye çıkarır.

Böylece çakralarda kalmış en son tıkanmaları da kundalini enerjisi giderir ve insanın en üst bilinç düzeyine çıkmasını sağlar. Kundalini nasıl yükseltilir? İşte zaten bu konu en çok karmaşa yaşanan konudur. Kundalini enerjisi öyle durup dururken yükselmez. Ya da birden bire yükselmez.

Kundaliniyi yükseltmek için kişinin çok çalışması gerekir. Dediğimiz gibi, kundalini suşumna kanalının en alt ucunda yer alan kök çakrada bulunur ve bu kanaldan yukarı doğru yükselir. Kundalinin bu kanaldan yükselebilmesi için bu kanalın açık olması gerekir.

Yani önce çakra merkezleri temizlenmeli. Çakraların kökleri bu kanal içinde yer alıyor ve çakralar genelde tıkalıdır. Kişi öyle etkili teknikler uygulamalı ki önce çakralardaki bu tıkanmalar giderilsin ve kanal açılsın. Yoksa kundalini uyansa bile eğer yükseleceği yol tıkalı ise yükselemez.

Kundalini her çakra merkezinden geçerek yükselir, bu yüzden kökten tepeye kadar kişinin çakraları açık olmalıdır. Kundalini çok ince düzeyde kalmış blokajları giderir. Daha kaba düzeydeki blokajların önceden arındırılmış ve kundalinin yolunun açılmış olması gerekir.

Bunun için de etkili teknikler uygulanmalıdır. Orijinal Yoga Sistemi’nde kundalinin yükseltilmesi için birçok teknik verilmiştir. Spiritüel tekâmülde kundaliniyi uyandırmak, yükseltmek bir amaç değildir, bir araçtır. Kişinin en üstün potansiyellerini harekete geçirmek ve üstün bilinçlilik düzeyine varmak için bir araç.

Kundalini uyandığı ve yükseldiği zaman bedenin faaliyetleri durur. Çünkü statik haldeki kundalini yükselirken dinamik hale geçer, bu durumda bedendeki dinamik enerjilerinde statik hale geçmesi gerekir. Bu yüzden kundalini yükseldiğinde beden, zihin, duyular tamamen hareketsizdir. Kişi donmuş gibidir. Hareket yoktur.

Kişinin tekrar hareket edebilmesi için yükselmiş kundalinin tekrar kök çakraya inmesi ve statik hale gelmesi gerekiyor ki, böylece bedeni hareket ettiren enerjiler statik halden tekrar dinamik hale geçsinler ve hareket başlasın. O yüzden kundalini bir kere yükseltilince sonra tekrar yaşamın devam etmesi için indirilir. Yani öyle kundalini sürekli yükselmiş olarak insan yaşamını sürdüremez.

Anlaşılacağı gibi kundalinin yükselmesi öyle birkaç ayda ya da birkaç yılda pek olası değildir. Çünkü kundalinin yükseltilebilmesi için insanın önce çakralarındaki blokajları temizlemesi gerekiyor. Yaşamlar boyu biriken karmalar sonucunda tıkanan çakraların arındırılması da öyle kolay bir şey değil, kişinin bu konuda doğru tekniklerle ve gerçek bir Üstadla çalışması çok önemlidir.

Kundalini yükseldiği çakranın potansiyellerini en üst düzeye çıkarır. Kişi hasbelkader kundaliniyi yükseltmiş olsa bile eğer çakra sistemi buna hazır değilse çakralar yüklenen çok miktardaki enerji yüzünden aşırı aktif hale gelecektir. Bu da tüm çakra sisteminin dengesini bozacaktır. Bu durum kişiye geri dönüşü olmayan zararlar verebilir.

Kundalini gerçek bir Üstattan öğrenilmesi gereken ve kişiyi spiritüel tekâmülün zirvesine çıkarabilecek çok önemli bir enerjidir. Maalesef günümüzde birçok kişi kundaliniyi çok kısa sürede uyandırabileceğini iddia ediyor. Eğer gerçekleri size öğreten bir Üstadınız varsa bu iddiaların ne kadar komik olduğunu anlamanız için büyük bir dahi olmanıza gerek yok.

Şems Uzuneser- Yoga Academy Eğitmeni

Uzatmayayım, kitabı isteyen alıp okur ama ucu Taoist Sekse kadar uzanan bir akımmış bu.

Neden hem bilinç, hem de şuur denmiş belli değil. Daha önemlisi, Nil Gün Hanımın Kaliforniya Hipnoterapi Enstitüsü’nden, NLP ve Kinesiyolojiden eğiti olduğu yazılı. Bu sonuncusu da Çin Tıbbından alına bir teknikmiş er Kristal Çiçekle tedavi yapılırmış.

***

KENDİN OLMAK

İpler Kimin Elinde

Wayne W. Dyer yazmış. Kuraldışı Yayınları, İstanbul 2013

Artık koyun olman asla gerekmez. Asla! Diye başlıyor.

Çok daha bilimsel lâflar var ama sonunda bunun da Kaynakça yok!

***

Eğer ben böyle bir kitap yazarsam -ki yapacağım, bilimsel kaynaklardan istifade ederek ama olanca sade ve anlaşılır bir lisanla kaleme alacağım.

Yazacağım kitapta tamamen bilimsel referansla ve etkililiği, geçerliliği ispatlanmış yöntemler yer alacak. Hipnoz, meditasyon, akupressür, düzenli beslenme ve spor gibi… Şakralar (Çakralar) ve benzeri öğretilere de kısaca yer vereceğim çünkü bunlar kesinlikle varlığı ispatlanabilmiş olguar değil…Her biri için de uzman görüşüne müracaat edip, açık ve net olarak yazacağım.

Namaz, dua, zikir gibi uygulamaları dozunda ve bir din âlimine danışarak koyacağım. Yazacağım her şeyin de hesabını verecek bir KAYNAKÇA ekleyeceğim.

***

Ortada kaos var, iç harbe gidiliyor ve İncirlik’te uçaklar bir yerleri vuruyor.

Şehitler artıyor, Çin’den kaynaklanıp her yere yayılan büyük bir iktisadî kriz söz konusu.

Bunlara da zaman zaman değineceğim.

Benim tek sütünüm burası, herhangi bir gazetede veya dergide yazmıyorum ki şimdilik!

***

Hâlâ anlayamadığım bir şey de, Ay isimli uydumuzda neden bir yerleşke dahi inşa edememişken, bu çılgın Amerikalılar Mars’a girmek istiyor?

Hattâ, Ay’da gerçekten yüründü mü yoksa bir Hollywood efsanesi midir?


Bir Dayatılmış Delilik mi?

Siz hiç Kundalini veya Şuşumna gördünüz mü?

Herkese Saygım ve Sevgimle…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 22 Eylül 2015 Salı

1824 kez okundu
0