Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Subscribe to this list via RSS Blog posts tagged in rotary

Posted by on in Genel

Kendine konan teşhislerin sayısını kendisi de unutmuştu.

Çok Erken Başlangıçlı Şizofreni, Otizm, Asperger Bozukluğu, Kronik Depresyon, Ansefalit Sekeli, Epileptik Psikoz, BTA 1. Eksen Bozukluğu, BTA 2. Eksen Bozukluğu

Hayatında bilerek veya isteyerek kimseleri vurmamış, ateş dahi etmemişti ama Büyük Savaş sonrasındaki kaos günlerinde eve epey silâh almıştı. Hepsini de itinayla temizledikten sonra ihtimamla hazırladığı sergisine yerleştirmişti.

Sergisi de evinden ibâretti zaten.

Evi de meçhûlden gelip bilinmeyen istikamete giden bir tren istasyonunun ta kendisiydi.

Kendisini orduya kabûl etmemişlerdi ama o ne yapıp etmiş, Büyük Savaş’a iştirak etmişti. Aldığı komik ötesi maaşla yaralılara yiyecek, içecek ve barınak temin edip durmuştu.

Sonra savaş bitti ve yakaladılar kendisini.

Hapse atamadılar çünkü tertemizden öte güzel bir sicili vardı.

Mecburî İkamete mahkûm edildi tam 40 yaşında iken.

2690 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Bütün psikiyatrik tasnif, semiyoloji ve nozoloji sistemlerini tetkik ettim.


Hiçbirinde kendime uyan bir “Entité Morbide” bulamadım. Demek ki ben ya eşsizim, ya yokum, ya da No Men’s Land’deyim. Yâni Âraf’tan da beter bir bölgedeyim.

Ta bebekliğimden beri bir garip mahlûktum, öyle derdi annem beni pataklarken. Babam da imâ ederdi zâten. Eh, bu bir “solutide” idi ama “loneliness” değildi ama hiç bîmekân kalmadım, gelin görün ki lâmekân da olamadım.

Nev’i şahsına münhasır bir hilkat garibesiyim.

Hep Allah’a inandım ama dindar ol(a)madım.

Komünist olamadım çünkü eşyânın tabiatına aykırıydı, tekâmüle ters düşüyordu.

Bilim adamı oldum ve bâtıl olanın, alenen irrasyonel olanın hep karşısında durdum ama Rasyonalist değilim.

Bu üçünü aynı kaba doldurup hür tefekkürle müdafaa etmeye kalkınca Ulusalcı geçinen Komünistlerden az daha dayak yiyordum. Türk-Fethullahçılık sentezcileri ânında Çin seddini karşıma diktiler ve persona non grata da oldum.

Garb’a Şark gözüyle, bedevînin devesine aklın treniyle baktım ve hep her şeyden kuşkulandım ama paranoid ol(a)madım.

Hep her şeyden kuşkulandım ama Agnostikliği başaramadım çünkü Kaosun içinde bir Kozmos olduğunu hep sezinledim.

Gnostik de, Hermetik, Hümanist veya Okültist de olamadım çünkü hepsi Hakikat’ten bir şeyler yansıtsa da, bana tamamını veremiyordu yâhut ben alamıyordum. Olsam olsam Hümaniter yâni İnsancıl olabiliyorum...

Benim şahsi ve ferdî mes’ûliyetimi bana bırakan ama daha fazlasının bilinemeyeceğini, bilen bir Yüce Yaratıcı’nın varlığını anlatan Vahdet-i Vücûd felsefesi benim güvenli limanım oldu ama bu bile sâdece bir hermeneütikten ibâret, biliyorum.

4112 kez okundu
0