Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Subscribe to this list via RSS Blog posts tagged in yılbaşı

Posted by on in Genel

Bütün psikiyatrik tasnif, semiyoloji ve nozoloji sistemlerini tetkik ettim.


Hiçbirinde kendime uyan bir “Entité Morbide” bulamadım. Demek ki ben ya eşsizim, ya yokum, ya da No Men’s Land’deyim. Yâni Âraf’tan da beter bir bölgedeyim.

Ta bebekliğimden beri bir garip mahlûktum, öyle derdi annem beni pataklarken. Babam da imâ ederdi zâten. Eh, bu bir “solutide” idi ama “loneliness” değildi ama hiç bîmekân kalmadım, gelin görün ki lâmekân da olamadım.

Nev’i şahsına münhasır bir hilkat garibesiyim.

Hep Allah’a inandım ama dindar ol(a)madım.

Komünist olamadım çünkü eşyânın tabiatına aykırıydı, tekâmüle ters düşüyordu.

Bilim adamı oldum ve bâtıl olanın, alenen irrasyonel olanın hep karşısında durdum ama Rasyonalist değilim.

Bu üçünü aynı kaba doldurup hür tefekkürle müdafaa etmeye kalkınca Ulusalcı geçinen Komünistlerden az daha dayak yiyordum. Türk-Fethullahçılık sentezcileri ânında Çin seddini karşıma diktiler ve persona non grata da oldum.

Garb’a Şark gözüyle, bedevînin devesine aklın treniyle baktım ve hep her şeyden kuşkulandım ama paranoid ol(a)madım.

Hep her şeyden kuşkulandım ama Agnostikliği başaramadım çünkü Kaosun içinde bir Kozmos olduğunu hep sezinledim.

Gnostik de, Hermetik, Hümanist veya Okültist de olamadım çünkü hepsi Hakikat’ten bir şeyler yansıtsa da, bana tamamını veremiyordu yâhut ben alamıyordum. Olsam olsam Hümaniter yâni İnsancıl olabiliyorum...

Benim şahsi ve ferdî mes’ûliyetimi bana bırakan ama daha fazlasının bilinemeyeceğini, bilen bir Yüce Yaratıcı’nın varlığını anlatan Vahdet-i Vücûd felsefesi benim güvenli limanım oldu ama bu bile sâdece bir hermeneütikten ibâret, biliyorum.

4112 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Milâd’ı (İsa’nın doğuşu) tarih başlangıcı ve dünyanın güneş etrafındaki dönüş süresi olan 365 gün 6 saatlik zamanı “1 yıl” olarak kabûl eder.

Dünyâda en yaygın olarak kullanılan takvimdir. Çoğu ülke tarafından kullanılan bu takvim, senede 10.8 saniye hata oranıyla, en hassas olan takvimdir de. Jülyen takvimi, Jül Sezar tarafından MÖ 46 yılında kabûl edilen ve Batı dünyâsında 16. Asra kadar kullanılan takvimdi.

Artık yıl hesaplamasındaki fark sonucu yaklaşık her 128 yılda bir günlük bir kayma oluşturduğu için, yerine Papa XIII. Gregory tarafından Gregoryen takvimi konur ve 24 Şubat 1582’de kabûl edilir. 13. Cuma’nın uğursuzluğu bâtıl itikadı da o zamanlardan kalmadır muhtemelen…


Jül Sezar

Değişik tarihlerde önce Avrupa’da daha sonra dünyânın geri kalanında yayılır. Gregoryen takvim oluşturulurken Jülyen takvimine 10 gün ilâve edilerek, 5 Ekim Cuma günü, 15 Ekim Cuma olarak kabûl edilir. 1752’de kabûl eden ülkeler ise 11 gün ilâve etmek durumunda kalırlar.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde önce Hicrî takvim, sonra da 1 Mart'ı yılbaşı kabûl eden Malî takvim kullanılır.

Cumhuriyet’in ilânından sonra, Malî 26 Kânun-ı Evvel 1341’de (26 Aralık 1925) kabûl edilen “Takvimde Tarih Mebdeinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun” ve “Günün 24 Saate Taksimi Hakkında Kanun” adlı iki ayrı kanunla 01 Ocak 1926'dan başlayarak Gregoryen takvim benimsenir. Yılbaşını 1 Ocak olarak alan bu takvimin yanı sıra, günü 12 saatlik gündüz ve 12 saat gece dilimlerine ayıran saat sistemi yerine 24 saatlik bir gün kabûl edilir.


Gregoryen takvim, günümüze kadar kullanılan takvimler içinde en az hatalı olanıdır. Günümüzde bir ekinoks yılı 365.242375 gündür (güneş ışınları 21 Mart ve 21 Eylül tarihlerinde ekvatora dik düşer; her yerde gece ve gündüzler eşit olur, bu duruma Ekinoks [Equinox] denir. Ekinoks veya gün tün eşitliği, güneş ışınlarının ekvatora dik vurması sonucunda aydınlanma çemberinin kutuplardan geçtiği ân, gündüz ile gecenin eşit olması durumudur. Yılda iki kez tekrarlanır.Kuzey Yarıküre'de yaklaşık olarak 21 Mart İlkbahar Ekinoksu - 23 Eylül Sonbahar Ekinoksu'dur. Güney Yarıküre'de yaklaşık olarak 21 Mart Sonbahar Ekinoksu - 23 Eylül İlkbahar Ekinoksu'dur).

3298 kez okundu
0