Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

KIBRIS da GİDİYOR!

http://www.keremdoksat.com/index.php/entry/abg-abg-yi-vurdu-olan-bizim-cocuklara-oldu/ yazımda

Bu arada, çok yakında Kıbrıs'ta da çok kötü şeyler olacak.

         Yazacağım.

demiştim.

Sayın Oktay Ekşi fakire hâcet bırakmayan bir makale yazmış bugün:

***

KIBRIS'taki Türkler ya da "bağımsız ve özgür bir ulus gibi yaşamanın onurunu 34 yıldır taşıyan Türkler kan ağlıyor.

Hem de Rum mezaliminden kurtuluşlarının 34'üncü yıldönümü olan 20 Temmuz 2008'de!

Çünkü Rum'a satılmanın ve tekrar esir düşmenin korkusu egemen Kıbrıs'ta.

İnanılır gibi değil ama olay tam da Rauf Denktaş'ın yıllardır haykırmasına rağmen kimseye işittiremediği gibi yani Osmanlı ordularının 1897'de Yunanlıları yenmesine rağmen o dönemin "Büyük Devletleri"nin yâni İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya'nın baskısıyla her şeyin tersine dönmesine benziyor:

Okumaya devam et
  3991 Hits
  0 yorum
3991 Hits
0 yorum

ABDULLAH ÖCALAN'IN BASIN AÇIKLAMASI!

Agarta-Ergenekon Suç Örgütü mensupları diye içeri atılan emekli generalinden gazetecisine kadar pek çok kişi avukatları dâhil kimselerle görüştürülmezken, balla börekle beslenen, üstelik PKK'nın Svastika'yla (Naziler'in tersine çevirerek simgeleştirdiği gamalı haç) veya Osiris'le filân bir tarihî bağlantısının da olup olmadığı şimdilik bilinmeyen birisi var: Abdullah Öcalan.

Sayın Antonio di Pietro ve adamları bu işe de bir el atsalar, vallahi Sirius UFO Uzay Bilimleri araştırma Merkezi Başkanı, değerli âlim Hakan Akdoğan'la el ele vererek PKK'nın aslında bu yıldızdan gelenlerce kurulduğunu da ortaya koyarlar.

Hele bir de Evrensel Birleşim Merkezi Derneği ve Dünya Kardeşlik Birliği Mevlânâ Yüce Vakfı'nın peygamberi Zeliha Bülent Çorak'la da işbirliği kurarlarsa (nasıl olsa asrın en büyük fikir adamı olan Fethullah Efendi Hazretleri de peygamber, bu aralar peygamber enflasyonu var) neler bulurlar. Zeliha Bülent Çorak "dünyalıların pozitif enerji yaymasını sağlamak amacıyla uzaylılar tarafından seçildiğini, önceki hayatında Mevlânâ olduğunu" öne süren yazdığı "fasikül'de" (sonradan Bilgi Kitabı'na dönüştü bu şâheser, bende var) ise peygamberlik konumunu bir derece daha yükselten dişi peygamberimiz.

Kendisinin yazdığı ve kutsal kitap olarak kabûl edilen "fasikül'deki "bâzı dikkat çekici bölümler şöyle: "Zamanınızda sizlere irşad görevlileri gönderilmiştir. Onları sizlere dünya isimleri ile nakledelim: Musa, İsa, Hz. Muhammed, Atatürk. Bunlar direkt enkarneleridir. Yâni sizin tâbirinizle konuşalım, direkt uzaylılardır (Fasikül 24/Sayfa 216). "Bugüne kadar 'O' diye tanıdığınız Allah benim. Evet şaşırmayın. Şu an ben de bedenli olarak Beta Nova'da yaşamaktayım. Omega boyutundaki Uhud Dağı'nda yaşayan büyükbaba benim fermanlarımı dağdan evrenlere, kâinatlara yansıtmaktadır. İsa O'nun oğludur. Buradaki cinsel üretim bedensel değil, düşseldir" (Fasikül 46-Sayfa 451).

Işık Kitabı'nda Allahlığın da bir tekâmül seviyesi olduğu, inisiye edilmiş seçkinlerin yakınlarda bizi mahvedecek olan foton kuşağına yakalandığımızda kromozomlarının değişeceği, boylarının uzayacağı ve evrimin tekâmülü sürecinde huzurla yaşayacaklarını filân söylüyor.

Vallahi atmıyorum; hem Bilgi Kitabı hem de ismi bende mahfuz bir başka tefsir kitabında bunlar alenen yazılmış. Eh, Atatürk de uzaylı ve Agarta'ya meraklıydı; bence aslında Öcalan'la da akrabalar ve Öcalan da uzaylı ve direkt enkarne! Nitekim bunun fark edileceğinden endişe ederek neler söylemiş, birazdan okuyacaksınız.

Sezgilerim ve alfa kanalından gelen vahiylerim diyor ki (eyvah, bende de başladı, hemen aripiprazol alıp akatizikleşmeliyim; psikozum düzelmese de yerimde duramamaktan aklım başıma gelir), aslında Öcalan da bedenli olarak Beta Nova'da yaşamakta olan, Omega boyutundaki Uhud Dağı'nda yaşayan büyükbaba târikiyle fermanlarını evrenlere, kâinatlara yansıtan ve düşsel üretim yapan Şey'in oğludur. Sirius'un da bu işte parmağı vardır ve sırrını değerli âlim Hakan Akdoğan mutlaka bilir.

     umbara abdala habda kim, umbara abdala habda kim, umbara abdala habda kim.

Okumaya devam et
  5181 Hits
  0 yorum
5181 Hits
0 yorum

OLUP BİTENLERDEN BİR KESİT

Kadim bir dostumdan bir e-mesaj aldım. Kimliğini gizleyerek aşağıya koyuyorum:

***

Sevgili Doktorcuğum,

Çoğunluk başını kuma gömerken senin bu yazın bir tokat gibi. İnşallah anlı şanlı Prof.'larımız dâhil üzerlerindeki ölü toprağı bu tokatla dökülür...

Biraz önce Asuman'ın eşi ile telefonla konuştum. Senin bu yazını ona okurken ağlıyordu. Sana çok ama çok teşekkür ettiğini iletmemi rica etti.

Bugün İstanbul'dan kalkmış, Gebze'deki hapishâneden bir görevliyi alarak Kocaeli Üniversitesi Hastahânesi'ne gitmiş. Geçen hafta orada yapılan tahlillerin raporunu alıp Asuman'ın avukatına verecekmiş ki o da "müvekkilinin tutuksuz yargılanarak hemen bir hastahâneye yatırılmasını sağlasın. Onları saat 16:30'a kadar hastahâne kapısında bekletmişler ve sonra yarın yine gelin demişler. Bunlar ne biçim . yahu???

Bilmiyorum duydun mu? DSP Milletvekili Süleyman Yağız TBMM'ne Başbakan T. Erdoğan'ın yanıtlaması için bir soru önergesi verdi. Onu aşağıda ekliyorum.

Dün Uluç Gürkan ile de konuşmuştum. Bakalım o neler yapacak?

Senin de yazında çok çarpıcı vurguladığın gibi bu vahim durumun vebâlini nasıl ödeyecek bu insanlar?

Sevgilerimle.

Okumaya devam et
  3976 Hits
  0 yorum
3976 Hits
0 yorum

KISACA BİR YAZI

Günlerdir bekliyorum. Bir PKK'lı öldüğünde, bir bölücü veya TC düşmanının başına en ufak bir şey geldiğinde kimi romantikçe, kimi öfkeyle ama mutlaka bu devletin aleyhine yazılar döşenen, demeçler veren entel, AB'den veya ABG'den maaş alan, eski Komünist ama şimdi Liberal geçinen, bütün mütareke medyasında her gün seyrüsefer eyleyen kalemşorlardan bâri tek bir tânesi Ergenekon Soruşturması namlı garâbet sebebiyle 13 ay içerde kalıp sonunda rahmete kavuşan, cenazesi gazetecilerin verdiği parayla kaldırılabilen "örgüt kasasının" arkasından eleştirel iki lâf etsin veya bir şeyler yazsın.

Yok!

Tık yok!

İnsan hakları bunlardan sorulur.

İkinci, üçüncü cumhuriyetler peşindedirler.

Çok Bilgi'lidirler.

Ama konu alenî bir insanlık trajedisi olduğunda dahi, arkasında ABG, AB ve benzerlerinin desteği olmayınca, nutukları tutuluyor.

İkinci bir trajedi de hep birlikte bastırınca kısmen önlendi. Asuman şimdilik serbest ama iki ay zarfında karaciğer nakli yapılmazsa kaybedilecek. Çünkü vücudunda 30 litreden fazla sıvı (buna asit [ascites] denir tıpta; asidden farklı ve periton boşluğunda sıvı birikmesi demektir) biriktikten sonra nihâyet tedavi imkânı tanındı. Bu arada, gizli tanık koruma kanunu yaklaşık 6 ay önce yasalaştı ancak yürürlüğe girmesi 6 ay sonra olacaktı ve bu süre 5 Temmuz 2008 günü bitiyordu. Yâni yasa 5 Temmuz 2008 günü yürürlüğe girmiş oldu. CHP tarafından, antidemokratik olduğu belirtilerek anayasa mahkemesine gidildi. Konu hâlen yüksek mahkemede, takdir yüce yargının da...

İddianâme için 15 ay beklenip yeni yasanın yürürlüğe girdiği 5 Temmuz 2008 tarihinden sonra mahkemeye sunulması tesâdüf mü? Eğer tesâdüf değilse, savcı gizli tanıkları devreye sokabilmek niçin 15 ay bekledi. Tutuklananlar ölmüş, siroz olmuş, kimin umurunda?

Okumaya devam et
  4173 Hits
  0 yorum
4173 Hits
0 yorum

PSİKOLOJİK BASKI, TUTUKLULUK VEYA BENZERİ HÜRRİYET İHLÂLLERİ İNSANI KANSER EDER Mİ?

Ergenekon rezaleti sebebiyle şimdiden bir kişi öldü, diğeri de siroz ve epilepsi sebebiyle yolda (belli ki hepatik ensefalopati içerisinde ve derhâl yoğun bakıma yatırılması icap eder). Hâlâ bâzı hukukçular ve ulema televizyonda ahkâm kesiyorlar. Hele bir tânesi diyor ki "kişinin hastalığıyla gözaltında olması arasında illî râbıta varsa, ancak o takdirde böyle bir iddiadan bahsedilebilir. Burada böyle bir durum yok"!

İllî râbıtaya gençler anlasın diye "nedensel bağlantı" diyelim.

Yâni şu kurnazlığı sergiliyor minik aklıyla: "Bilimsel olarak bu soruşturma sırasında depresyona girmesi, akabinde de kanser olmasıyla, soruşturmanın nedensel bağlantısı olamaz. Bir insan keyfi yerindeyken de depresyona girip, akabinde kansere yakalanabilir".

Bizim TÜRK(İYE) PSİKİYATRİ DERNEĞİ'nden tık veya gık çıkmayacağına, pek çok meslekdaşın da hiç bulaşmayacağına dayanarak (pek sevdiğim bir tânesi geçen günkü yazısında eski Komünist avından bahsediyordu yankılanarak).

Okumaya devam et
  4187 Hits
  0 yorum
4187 Hits
0 yorum