Onu senelerce önce tanımıştım ve tam anlamıyla bir çılgın, sevimli bir gitar ustası ve tatlı bir adamdı…

Jimi Hendrix’e benzerdi üslûbu ama onun gibi birtakım alışkanlıkları hiç olmamıştı. Belki arada bir alkol içerdi ve gerçekten de çok güzel gitar çalardı.

***

Ben klasik gitarımla refakat ettiğimde –ki Vivaldi filan tıngırdatırdım, o da ban Rock gitarıyla mukabele ederdim.

***

Kiraladığımız sandallarla Marmara’da dolaşıp birbirimize nazire yapardık. Tam bir çılgındı, ağzıyla veya elleriyle gitarı âdeta yukarı çalar ve hepimizi hayran bırakırdı.

***

Suya girince dahi saçları ıslanmazdı ve beraberce epey muhabbetimiz olurdu. Çok sevimli ve hergele bir kişiydi ve bir gün bir teknede “pick up those Turkish Girls” parçasını terennüm ederken ellerimizde biralarımızla, ben ona  “common boy, you can’t diye kalırdım”

***

Bir seferinde zenci fıstık gibi kıza kur yapmak yerine felsefe anlatınca –ki tam da Güneşin altında ve sıcakta, kızda pek şaşırmıştı.

***

Daha sonra epey ortamda bir araya geldik ve zamanla bağımız koptu ama eminim ki bu sevimli hergele, yani Asım Can gündüz hâlâ bir yerlerde çalıyor ve yarı deli, neşeli hâliyle insanları hayran bırakıyordur ve hâlâ hayattadır.

Bir seferinde "Yunan Adalarına gideceğiz, pasaport hazırlayın" deyince, kahkahadan ne yapacağımızı bilememiştik.

***

Bu çılgının mevcudiyeti tam da kadim topraklarımızda, yâni Sakız Adasında, Yunanistan’da aklıma geldi.

Bu sevim adamın adı Asım Can Gündüz’dür ve eminim ki, yaş almış olsa da, bir yerlerde çalıp insanların saçını başını yolduruyordur.

***

Türkiye’de olanlara karşı hemen herkes o kadar duyarsız ki, burada Selçuk, Zeren, Demet ve Ömür, sirtakiyle takılıyoruz.

***

Tahirler de aynı şeyleri söylemişlerdi.

Şimdi sizi bu sevimli adamla baş başa bırakayım:

 

Gene bizim HCÖ karşımızda...

 *** 

Bu sevimli hergele çok eski bir arkadaşımdır ve nedense diyarı küffarda aklıma düştü.

Mehmet Kerem Doksat - Sakız Adası - Yunanistan