Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ÇOĞUL KİMLİK BOZUKLUĞU

Merhabalar sevgili Mekancılar,

Bugün sizlere “dissosiyasyon (çözülme)” kavramından bahsetmek istiyorum. Dissosiasyon aslında bir savunma mekanizmasıdır. Ağır ruhsal travmalarda ruhsal aygıtı koruma altında tutmak için farkındalık bilinçli alandan çıkar. Kişi bazı olayları hatırlayamaz  (dissosiyatif amnezi)veya kendisini ve/veya içinde bulunduğu mekanı “yabancılaşmış” olarak algılayabilir (depersonalizayson/derealizasyon). Başını alıp uzaklara gidebilir (füg).  Dönemsel olarak bazı hatıralarını hatırlamayabilir (seçici amnezi), birden fazla kişilik (alter) alt tipleri ortaya çıkartabilir (dissosiyatif kimlik bozukluğu). Önceden de belirtmiş olduğum gibi, bunların aslında hepsi birer savunma mekanizmasının eseridir. Ruhsal aygıt acı verici olaylardan ağır şekilde zedelenmemek için bazı olayları bilinçli farkındalık alanından uzaklaştırır.

Şimdi, bunlardan “kimlik çözülmesi bozukluğundan kısaca bahsetmek istiyorum (eski adıyla çoğul kişilik bozukluğu)”. Bu hastalık DSM-V tanı kriterlerine göre aşağıdaki gibi tanımlanmıştır:

A. İki veya ikiden çok ayrı kişilik durumuyla belirli kimlik bölünmesi. Kimlikteki bu bölünme, kendilik duyumunda ve eylemleri yönetebilirlik algısındaki sürekliliğin belirgin olarak bozulmasını kapsar. Duygulanım, davranış, bilinçlilik, bellek, algı, bilişte bununla ilgili değişiklikler bulunur. Bu belirti ve bulgular başkalarınca gözlenebilir veya kişi bunları bildirir.

B. Sıradan bir unutkanlıkla açıklanamayacak bir biçimde günlük olayları, önemli kişisel bilgileri ve/veya örseleyici olayları hatırlarken yineleyici boşlukların olması.

C. Bu belirtiler işlevsellikte düşmeye neden olur.

D. Bu bozukluk, kültürel veya dinsel bir uygulamanın bir bölümü değildir.

Not: Çocuklarda bu belirtiler hayali oyun arkadaşları veya başka bir hayali oyunla daha iyi açıklanamaz.

Bu hastalıkta bir tane esas kişilik vardır. Alter kişilikler ruhsal travma neticesinde “kötü karakter” haline gelerek travmayla baş etmeye çalışan karakter, “ her zaman ezilmeye müsayit olan karakter”  tiplemeleriyle ortaya çıkabilir ve sayıları duruma göre çeşitlilik kazanabilir.

Çeşitli filmler bu hastalığa konu olmuştur. İşte Meşhur Sybil filmi:

d]

******

 

 

Bir başka örnek Jekyll and Hyde filmidir...

d]

Hastalığın seyrinde; dalgalanan seyir göstererek kronik ve yineleyici olma eğilimi alışılagelmiştir.  İlk belirtiden tanının konmasına kadar geçen ortalama süre 6-7 yıl alabilir.

Dönemsel ve süreklilik gösteren alt türleri söz konusudur.

Bu hastalığın tedavisinde hipnoterapi çok önemli bir yer tutar. Hipnoz ile; dissosiyatif süreçler üzerinde egemenlik kurulmasına, denetimli olarak dissosiyatif durumlara  ulaşmaya, acı verdiği için bellekten silinen anıların bütünleştirilmesine, kimlik, bellek ve bilinçliliğin sürekliliğinin korunmasına çalışılır.

Tedavide ana hedef, acı verici uyarandan kurtulmak adına yapılan bu çözülme savunma mekanizmasını azaltmak adına, kişinin travma ile yüzleşmesini sağlayarak bunu işlemleyip aşmasını sağlamak veya daha sağlıklı başa çıkma mekanizmaları bulmasını sağlayarak, tüm alter kişiliklerin kendi esas benliği ve kimliği çerçevesinde toplanmasını sağlamaktır.

Hepinize sağlıklı, huzurlu an’lar ve keyifli bir Pazar günü temenni ediyorum.

Mehmet Kerem Doksat, 07.04.2019, Tarabya

YALANCILIK ÜZERİNE
TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU NEDİR
 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil