Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

DİYELİM Kİ…

Diyelim ki yapacak hiçbir şey kalmamış.

Bütün telefonlar arıza yapmış.

Bütün e-mailler geçersiz kalmış.

Kimseyi arayamıyor, mukabele de alamıyorsun.

 ***

Herkes kendi derdine düşmüş, umutsuzluk sarmış beş bir yönü.

Bir ömür geçirmişsin ama sanki tünelin sonunda ışık varmış gibi.

Kimse başkasını aramaz, onu da kimseler sormaz olmuş.

Anlayış, hüsnüniyet ve basiret tükenmiş.

Umutlar başka zamana ertelenmiş!

 ***

Ama hâlâ beklemektesin ki çıkacak bir ses, bir hoş seda

Her yer kapkaranlık ve ümit bitmiş

Biçaresin ve körsün şu âlemde

Derdin var ama dinleyen yok

Odun var ama ilaç olduğunu anlayan kalmamış

***

Her yer mefluç, herkes bastırılmış ve susturulmuş

Kimisinin mazereti var bildirmez, çoğunun ortaya çıkmayı canı istemez

Ve diyelim ki hastalık veya bir belâ musallat olmuş başına

Ama kimse buna aldırış etmiyor

Dostun da kalmamış, arkadaşın da, yarenin de

 ***

Zifiri karanlık kaplamış her tarafı

Şeytan kapıda, beklemekte işini yapmak için…

Bütün yatırımlarını yanlış yapmışsın

Müflisten de betersin ama inatla, ısrarla, azimle ayaktasın

 ***

Nereye elini atsan bozmuşsun

Kime “merhaba” desen bezmişsin

Herkes çok iyi bilmekte ve talep etmekte

Velâkin sende mecal kalmamış

 ***

Çok okumuş ve yazmışsın

Her şeye uzanmış ve pek çok çiçekten nektar koklamışsın

İsteyen gani, veren yok

Gene de azimle, hırsla asılmaktasın hayata

 ***

Hâlâ mazideki hülyalarla meşgulsün

Kimi acı, kimi tatlı

Fakat gelmekte tünelin ucu: İki adım uzakta

Bir dal var uzatılan lâkin kimden geldiği meçhul

 ***

Bütün bunlara rağmen durabilmek istersin ayakta

Bakarsın her istikamete

Tek görebildiğin bir nur huzmesidir

Öyledir de, kimden gelmektedir, nereyi ve neyi aydınlatmak için, bilmezsin

 ***

Uzaklardan bir şeyler gelir kulağına

Anlamsız ve saçma

Hiçbir şey artık hitap etmemekte sana

Ve yapayalnız kalmışsın

 ***

Kimi saadeti kitaplarda aramakta

Bir kısmı da sanatta

Lâkin artık sanatçı benzemiyor

 ***

Kapatman gerekebilir hesapları

Bırakman icap edebilir her şeyi

Vicdanın rahattır belki ama tedirginsin

Yaşamak için sebepleri sorgularsın

 ***

Ne ümit kalmış, ne muhit ne de muhit

Dost ararsın ama bulamazsın

Zaten dost çoktan vardır belli bir yaştan sonra

Muhit ise edinilir

 ***

İyi de, hepsinden nasibin var

Fakat artık ümitlerin tükenmeye başlamıştır

Müflis de değilsin, borcun da yok

Fakat ümit kalmamış yüreğinde

 ***

Cesaret azalmış kalbinde

Gırtlağında bir yumruk

Başlarsın eskileri didiklemeye

Aradıkça da bulursun

Herkesin bir hikâyesi vardır dostum

İyi dinlersen keşfedersin

 ***

Ama bilelim ve anlatalım ki

Tek dostumuz biziz

Ama kendimizi de tanımayız

Bilemeyiz

Nihayette ve bidayette

Hepimiz yalnızız

 ***

Sordu mu kimse bize kimden doğacağımızı

Hesabın nerede, nasıl verileceğini bilen var mı?

Hayat topyekûn bir çiledir dostum

Vâdesi dolan sessizce gider

 ***

Zanneder misin ki hayat bitecek

Yok, o çile bitmez

Elbet birileri gelir nöbeti devralmaya

Sen ise bakarsın semâya

Birileri el uzatır mı diye

 ***

Bekle ey gafil

Boşuna, hiç de ümitlenme

Sonuç olarak kaderinin çoğunu sen çizdin

Karma ise kendi bildiği yönde işler

 ***

Neyse dostum, sıkmayayım seni

En fazla gelir biri

Okur bir şeyler

Anlamaya çalışırsın, algılarsın fakat idrak edemezsin

 ***

Zaten bu komik oyundaki yerin bellidir

Boşuna debelenme

Kimselerle kötü olma

Musalla taşının altına yatırdıklarında

 ***

Kimsenin farkı kalmaz diğerinden

Gülümsersin ve sola dönersin

Kendinden geçersin

Ne olacak ki, derdin ne

 ***

Bu geminin rotasının nereye müteveccih olduğunu

Ancak kaptan bilir ama sen onu asla tanıyamamışsındır

Hakikat dahi izafi gelir sana

Kati olan tek şey, vâden dolduğunda çekip gideceğindir

 ***

Geç oldu, vakit geldi.

Belki soluğum yeter, nefesim kâfi gelir de gene yazarım

Belli mi olur

 

Her sabah yeniden Güneş doğar

Yeni ümitlerle beraber

Hani demem o ki, kimseleri kırma ve gönül koyma

Sonsuzluk ve liyakat

Ancak bıraktığın eserlerle ölçülür…

 

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 16 Eylül 2015 Çarşamba

ANI
ONAYLAMAYALIM…
 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil