Bizim tercihlerimiz, emel ve amellerimizin dışındaki yaşantılar veya olup bitenleri kabaca KARMA olarak isimlendirebiliriz.


Bunu ben çizdim: GÜM!

Anamızı, bacımız, kavmimizi, âidiyetimizi, mensubiyetimizi, kimliğimizi, yönelimimizi

Biz seçmedik.

Bütün bunlar ta Büyük Patlama’dan önce, Planck Zamanında, Levh-i Mahfûz’da yazılı idi zâten.

Uyuşturucu, uyarıcı veya başka bir madde kullanmak kaderdir ama gene de mukadderat (pre-destination) müsaade etmedikçe ölemezsiniz, öldüremezsiniz.

Emekli bir öğretmen oğlunu vurup intihar ettiyse bu tamamen irade dışıdır çünkü cinnet söz konusudur, buna içine giren Thanatos cini yol açmıştır.

Kürtçüler her yerde ayaklanıyorsa, mütecâviz ve mütecessis ama kifâyetsiz muhterisler her makamı işgâl etmiş ve önünüzü tıkıyorlarsa, bilin ki bu kendi eserinizdir.

Bodrum’daki kadın şekerden daha tatlı, baldan daha şifâlı kanişle denize girince para cezası kesen yetkililerin kafasına ne düşmüş olabileceğini de bilemem ama o kadıncağızın kendi tasarrufudur.

Gece kulüplerinde garsonluk yaparken kızlarını satmaya kalkan kadın öyle yapmağa mahkûmdu, kızları da kendisini bıçaklamaya.

Doktorum programında canlı yayında ölmekte olan yaşlı bir kadını teşhir ediyorlarsa, bunun sorumlusu RTÜK’tür.

Bir Doktor Amca (Prof. Dr. Oktay Ergene) ona yardım ederken naş olacak, ablak ablak bakmaktayım! Saçını okşayarak “neyiniz var” diyor Yıldız Teyze’ye!

"Çüş" diyemedim çünkü teyze beni yemiş...

1 TL’ye kahve makinesi almak için birbirini ezen halkın bu davranış patolojisinin mimarı da bu memleketi yönetemeyenler değildir öyle icap etmiş, öyle olmuştur.

Kaderinizi kendiniz yazmışsınızdır.

Geçen gün ağır bir otistik vak’ayı mûsikî mırıldanarak ve monoton bir sesle konuşarak hipnotize edip sâkinleştirdiğimi American Journal of Hypnosis veya Filânca Journal of Psychonalaysis’e yollasam, inanmayacakları için neşretmezler.

Daha önce kaç kere dünyaya gelip gittiğimi ben bilemem, bu mümkün veya muhtemel midir derseniz cevabım ancak sükût etmek olabilir.

İkrardan mı?

Yoo, sâdece bilemediğim için.

Bunu bana kim öğretti?

Eski Komünist, Cin gibi bir Yahudi: Sir Karl Popper.