Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

KATRİNA ve AMERİKA

Önce yirmi milyondan fazla yerliyi acımasızca katlettiler, kadınların çocukların ırzına geçtiler. Kalanları da alkolik yaptılar. "Cowboylar" Yeni Dünya Rûyası'nı yarattılar bu rezillik üzerinde. Kendilerini sevdirebilmek için iki yüz küsur senedir her türlü sahtekârlığı yaptılar.

Tommiks'le, Teksas'la, Westernler'le, "Hollywood şâheserleriyle" beyinlerimizi yıkadılar.

Sonra türümüzün ilk ortaya çıktığı Afrika'da hür yaşayan, tabiatla barışık zencileri zevk-ü sefâ için esir edip öldürdüler, işkence ettiler, yaktılar, aşağıladılar. 1994'de Kongo'nunRwanda beldesinde üç ay süreyle hiç ellemeksizin Hutu ve Tutsi kabilelerini sırf kendi sömürgeci amaçları için birbirlerine düşürdüler. Sonuç müthişti: Bir milyona yakın "Gereksiz Kara Adam" birbirlerini gırtlaklayarak telef oldular!

 

Dünyânın her tarafına saldırdılar. Kendi efkârı umûmiyelerini iknâ edebilmek için neler neler yapmadılar! Pearl Harbor'a göz yumup iki tâne atom bombası attılar. Yeni silâhlarını ve teknolojilerini denemek için Vietnam'da sözüm ona hârp ettiler, kendi evlâtlarını öldürterek ve öldürerek.

Dünyânın petrol ve su dolu "öteki" kısmını elde etmek için hedefi göbekten vuran HIV virüsünü koskoca kıt'aya bulaştırdılar; topsuz tüfeksiz dünyânın bilinen en büyük soykırımı sürmekte Afrika'da; bâzı memleketlerde AIDS'li sayısı nüfusun üçte birini sollamış durumda. Ucuz ilâç vermeyi de reddettiler. Ekonomik ömrü biten İkiz Kuleler'e kendi finanse ettikleri kukla örgütle içinde canlılar bulunan bombalar yolladılar. Bunun müsebbibi olarak gördükleri sun'î ülkeyi olmayan kimyasal silâhları sebebiyle işgâl edip katliama başladılar. Bu arada Katrina ismini taktıkları kasırga vurdu ve ırzına geçti cazın rahminin!

Önceden belliydi her şey; haber de verilmişti. En azından bir arabası olan herkes kaçıp kurtuldu. Sâdece fakir, yaşlı, hasta ve sefil zenciler kaldı. Onları da kendi hâllerine bıraktılar. Tam üç gün sonra yardım gönderdiler; öyle bir yardım ki, VUR EMRİ olan keskin nişancılarla bezenmiş; kalan temizliği de onlar gerçekleştirecek! O arada şehirde köpekbalıkları, yılanlar ve timsahlar dolaştı; dükkânlar yağmalandı, silâhlı çeteler Vandalizm'in her türünü icrâ eyledi. Tahliye için nihâyet teşrif ettiklerinde ise önce beyaz Amerikalılar'ı, sonra diğer beyazları, en son olarak da kara kuruları kurtardılar. Bunları hiç utanmadan, alenen yaptılar. Bu arada on bin kişi veya daha fazlası öldü, açlıktan yamyamlık baş gösterdi. Çok daha fazla sayıda insan evsiz, işsiz ve umutsuz kaldı.

Kriptonlu olup da Üstün Beyaz Hristiyan Adam'ı korumak için dünyâya gelen SupermanNew Orleans'lı garibanların yardımına koşmadı, onlar için uçmadı, pelerini kirlenir diye korktu. Onlar insan değildi ki zâten!

d]

Evanjelizm rezilliğine sırtını dayamış, hile ve desiseyle muktedir olmuş bu elit şimdi de bizim buralara dikti gözünü. Memleketimizi kaşıyorlar, her yerde ajanları var ve parayla, tehditle, şantajla her şeyi idâre ediyorlar. Memlekette kalkışmalar başladı, elimizi kolumuzu bağladılar.

Katolik dünyasının ırkçı, Türk düşmanı rûhânî lideri (!) yeni Papa da bunlarla tevhit içerisinde; bütün dinlerin mensupları için dua etti, Müslümanlar hâriç!

Bunlar için dünyânın da önemi yok. Sırf gelirleri bozulmasın diye 1997 Aralık ayında Japonya'nın Kyoto şehrinde 180 ülkenin imzaladığı protokole ellerini bile sürmediler. Bu antlaşmaya göre 38 endüstrileşmiş ülkenin atmosferi kirletip küresel ısınmaya sebep olan gaz emisyonlarını 2008 ilâ 2012 arasında 1990'a göre %5.2 düşürmeleri isteniyordu. Yapmıyorlar ve buzullar eriyor. Girmek için vermediğimiz tâviz kalmayan Avrupa Birliği zâten 2050'ye varmadan vatansız kalacak çünkü "geriye dönüşü olmayan noktaya" varılmasına sâdece 10 sene kaldı ve denizler birkaç metre yükseldiğinde Avrupa'nın ciddi bir kısmı zâten muhayyel Atlantis ve Mu kıt''alarının yeni versiyonları hâline dönüşecek!

Onlar ise bir an evvel kendilerini garantiye almak için bizim Güneydoğu'muzu da kapsayan ve ayakta kalacak bölgelere "gereğini yapmakla" meşgûller.

Haaa, bir de Afrika ve uzay onları bekliyor tabii.

Eh, bu arada, biraz daha etnik temizliğe hizmet eden doğal âfetleri tabii ki yan ceplerine koymaktalar.

Kim mi onlar?

Güldürmeyin insanı.

Bu arada. Hiç dinî referansla yazıp çizmem ama bir dostumun ikazıyla fark ettim. Kur'ân'daki Haşr Sûresi'nin 7. ilâ 17. âyetlerini bir okuyun. Diyânet İşleri Başkanlığı'nın web mekânında var hemen bakmak isteyenlere.

Ben okudum ve irkildim.

Mehmet Kerem Doksat
DAVRANIŞLARIMIZIN KÖKENLERİ
ULUS, MİLLET, BATI ve BİZ

Related Posts

 

Yorum 1

Already Registered? Login Here
Guest - fuat yöndemli on Pazartesi, 01 Ekim 2012 09:24
Bizim iyiliğimizi isteyen dost ve müttefik (!) devletin sonu hakkında bir temenni

Belki biraz endirekt bir yorum olacak ama, aktör Cristopher Reeve'in kısa filmini seyrettikten sonra, onun son günlerindeki o âciz, zavallı hâlini hatırladım. İnşallah büyük dost ve müttefikimiz(!)in de sonu -teşbihte hatâ- olmasın- onun gibi olur!..

0
Belki biraz endirekt bir yorum olacak ama, aktör Cristopher Reeve'in kısa filmini seyrettikten sonra, onun son günlerindeki o âciz, zavallı hâlini hatırladım. İnşallah büyük dost ve müttefikimiz(!)in de sonu -teşbihte hatâ- olmasın- onun gibi olur!..