Epeydir kafama takıldı.

Yüce Tanrı neden 19 gibi bir şifre kullansın; ister Kurân’da, ister İncil’de, ister Tevrat’ta..

Ne gerek var şifreye veya kriptoya?

Mâdemki her şeye kadir ve omnipotan bir tanrılar kümesi veya Tek bir tanrı (Allah İslâmî ifadesiyle)...

Niçin kripto veya bir şifre?


&nbs

d]

Eğer her şey vahiyle inmişse ve tebliğ edilerek, akabinde de tebellüğ ettirildiyse...

Ve eğer her şey ondan soruluyorsa; BuddhaSokratesMusa ve Muhammed de elçiyse...

Papalar da Tanrı'nın çocuğu ise. 

İşte, demek ki Vatikan da O'nun evi, Câmi de, Havra da (Musevîlerin itikadı öyle)

Hackerların Kuzey Kore'de işi ne?

Tanrı neden gazilerimizi (bizin veya onların) korumadı?

Neden bunca hiddet ve SONY dahi korunamıyor savaştan?

Obama her bir şeyi yapabilecek kadar güçlü mü, yoksa bunlar hep bir Armageddon Harbinin provaları mı?

Yoksa her şey bir Noel gecesinin ve yılbaşı arefesinin yanılsamaları yâni illüzyonları mı...

Kim bilir?

Orada Tanrı yok mu?

Niçin siber-savaşlar veya hazırlanan yeni Dünya Harbi provaları?

Sanki Beylerbeyindeki turnikeler birer engel mi, turnikeler de Hasan Sabbah gibi Haşhaşîler mi?

Acaba Tanrı bu güzel dünyaya veya bütün kâinata hükmetmiyor mu? 

Neden her yerde Tomalar ve polis var?

Niçin bu kadar Suriye düşmanlığı pekişti?

Eğer Komünizm de, Kapitalizm de birer dinse, bunların kutsal bir membaı var mı yoksa başka inançlar mı câri? 

Cennet ve Cehennem gibi mutasavver âlemle hâlâ varsa ve mevcutsa...

Pennsylvania’daki zat mı yoksa Kur’ân'daki öz be öz Türkçe çeviriler mi doğruyu söylemekte...

Sufilik hâlâ câriyse ve ve Hz. Mevlânâ sevgisi de muteber ve cihanşümulse ki öyle...

&nb

ed]

Sevgi ve barış içerisinde ereneler ama o kişi İnkilâp diyen değil mi?

Mefhumu-muhalif mi, dil sürçmesi mi, insafsızlık mı!

***

Kızım, Karım, akrabalarım, hastalarım ve dostlarım bu kadarını nasıl kaldırıp, ne şekilde kurtuluşu bulacaklar?

 

Nerede huzur?

Bu kin, nefret ve karmaşa bitecek mi? 

Ha burası, ha orası, ha Konya ha İsrail, isterse Kafkasya ve KKTC

Hepsinin de Rabbi aynı ve Lâ-mekân, yâni zamandan ve mekândan münezzeh.

Eğer tereddüde düşersek, düşmekte olan bir uçağı düşünmemiz yeter; hemen herkes "Tanrım",, "My God". vs. der (Merhume Erica Jong'dan alıntı)...

Bunlardan bana mı ne?

Hep cevaplarını aradım ama bulamadım bir türlü.

Çünkü ben fakıyr bir kulum ve bütün bunların izahları zâten bulunmuş...

Peki, neden niçin ve nasıl aramak?

Sanırım bulmaktayım ben de Merhum Nâzım, Peyami Safa, Cemil Meriç ve kerimeleri Ümid Meriç Hanımefendi'nin üslûpları ve raksları hep sürecek...

Hepsini rahmetle anmak da boynumuzun borcu!

Ümid Hanım dostumuz şükürler olsun ki hâlâ aramakta Hakikati...

Bizleri sorarsanız, Neslim'le hâlâ Âraftayız sanki...

Arayış hiç biter mi?

Bekli kâh burada, belki Roma'da, belki de Venedik'te ama şarap olarak su veya ayran kâfi bana. Neslim belki biraz işrete tamah eder, yakışır çünkü benden daha fazla yorulmakta ve mekik dokumakta İzmir ve Yek Sengine tüm Acem Mülkünün fedâ olacağı topraklarda... 

Lâ Mevcude İllahllah.

Mehmet Kerem Doksat - Tarabya - Ümid Dolu Günler - Tarih namütenahi