Yâhu,

Bir zamanlar balıketi kıvamında bir kız vardı: Monica Samille Lewinsky


Ne güzel bir ağzı olduğuna dikkat edin...

Şimdi 50 yaşına gelmiş, inanamadım!


23 Temmuz 1973’te, San Francisco, Kaliforniya’da, Rus göçmeni Yahudi asıllı bir ABG’li olarak dünyâmızı teşrif etmişti. Babası Rus göçmeni Musevî'lerden Doktor Bernard Lewinsky tanınmış bir onkolog (kanser uzmanı), annesi Marcia Lewis ise, Bewerly Hills’te yaşayan zengin bir âilenin kızıydı (zâten orada fakir veya orta hâlli bulamazsınız).

1995 Temmuz ayından itibaren, 1996 Nisan’ına kadar Beyaz Saray’da önce stajyer, sonra memur olarak çalışmıştı. 15 Kasım 1995 günü de Clinton ile ilk Oral Ofis’te kez birlikte oldular da, duhûl per os (ânında sözlük: ağız yoluyla) zuhûr etmişti!

Saf ve temiz bir genç kız olan Monikacık, üzerine fışkıran meniyi mönü zannettiği için silmeden evine öyle götürmüştü.

Ah o ve kalleş âilesi nasıl da bir hıyânet içerisinde bu mönüyü kullanıp, DNA analiziyle, aslında onun meni olduğunu ispatlatıp, Başkan Clinton’u fena hâlde köşeye sıkıştırdılar.

1999’dan sonra kendi adıyla ürettiği el çantası işine girmiş, ancak 2004 yılında bunu bırakmıştı. 2006 yılında London School of Economics’te mastırını tamamlamıştı. Hâlen Pearl District Portland, Oregon’da yaşamakta.

Skandalın patlamasından sonra, ağır depresyondan dolayı hüngür hüngür ağlayan Cici Monicacığın ve Lewinsky Âilesi’nin katkılarıyla Andrew Morton’un yazdığı MONİKA’NIN HİKÂYESİ isimli kitap neşredilmişti. Türkçe’ye de tercüme edildi Doğan Yayınları tarafından...


İyi de, bu ülkede yalan söylemek ve vergi kaçırmak en büyük suçtu ve Zavallı Clintoncuk ne diyeceğini şaşırmıştı!

Neyse, sonunda onu Kilise kurtardı, bir erkeğin pipisi, kızcağızın kutsal kâsesine girmedikçe buna seks demiyorlardı.

Yırttı, yırttı ama depresyonlar geçirdi Zavallı Clintoncuk!