Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

MERT ŞİŞKO ve TAKKE DÜŞECEK, KEL GÖRÜNECEK…

 

STV’de Mert Şişko isminde komik suratlı bir adam haberleri sunarken uyandım.

Lütfen http://www.ataryemez.com/gazete/canli-yayinda-olanlar-oldu-goruntulu/ adresine bakınız...

Neslim “günaydın” dedi ama aslına “tünaydın” tabii.

Gölgeler çoktan uzamaya başlamış, 3.5 metrelik Foton Değişimi “start” almış.

Komşuda bir Beyin Omurilik Sinir Sistemi Cerrahı, Ermeni Meselesinin aslını astarını anlatmış, kaçırdım ama STAR TV’de beni köşeye sıkıştırmaya çalışan ve bol bol anıran kadın geliyor aklıma.

Ben ise elimdeki eski çağrı âletlerinden birisiyle POLİMED’e ulaşmaya çalışıyorum, telefon gibi kullanılır hâle gelmiş. Karşıma sarkastik bir herif çıkıyor ve “o Kerem Doksat ikide bir bir yerlere gider, biz de burada karı satarız” diyor.

Daha kalkalı beş dakika oldu, şimdi bunları yazıyorum.

Abdullah Öcalan’ı paketleyip bize teslim ettiklerinde, ilâhi bir mânidar tesadüfle cep mikrofonu bozulan Ankormen Reha Muhtar öfkeden zıp zıp hoplarken Show TV’debu bir oyundur, inanmayın, yeni bir Yasef Arafat yaratılıyor. Başımıza daha çok iş gelecek” diyorum.

Bütün psikiyatri câmiası bana kızıyor.

"Solcular" nasıl olup da Allah’ın Diyalektiğine karışırım diye “öykeli”, "Sağcılar" her zamanki gibi keskin inançlı ve onlar da Allah’ın işine karıştığım için kızıyor bana.

Hilmi Ziya Ülken geliyor aklıma, bir de rumuzu Peygamber olan bizim şoför.

Efendim, Mert Şişko’nun karşısında aksakallı bir dede “bize Ramazan Müslümanı demesinler, Şevval ayında oruçlar 6 gün daha sürer, sünnet öyle; böyle oruçlara Beyaz Geceler denir”, diyor; aklıma masonluk geliyor. Aslında Farklı Gece demek olan bu kadınların da locaya alındığı özel toplantılar bizim icadımız. Birisi birilerinden aşırmış yâhut insanoğlunun davranış portföyü böyle zâten. Bence ikincisi… Hani, kim demiş, nerede yazılmış, bir bilen var mı? Yok.

Mert Şişko da bir türlü anlayamıyor, tefsire tefsir katarak Hermeneütik yapıyor.

Bizim “Peygamber” zâten nefsini terbiye edecek diye 10 (on) gün önceden başlamıştı, şimdi ne kazurat edecek?

Hilmi Ziya Ülken nereden mi düştü beynimin frontal lobuna?

Bilmediğini Bilmeyen Adam...

Cemil Meriç Amcam çok kızardı ona, “hasbî mütefekkirmiş, hiçbir şeyinde samimi değildi” diye.

Mert Şişko, bu arada, Kayseri’deki taraftarlara ahmaklık yarışmasında birinci gelmeleri için yardımcı oluyor.

Yalan mı, bakın bu “felsefecinin” eserlerine:

  • Umumi İçtimaiyat (1931)
  • Aşk Ahlâkı (1931)
  • Türk Tefekkürü Tarihi (1933-1934)
  • İnsanî Vatanperverlik (1933)
  • Türk Filozofları Antolojisi (1935)
  • Türk Mistisizmini Tedkike Giriş (1935)
  • İçtimai Doktrinler Tarihi (1940)
  • Ziya Gökalp (1942)
  • Dinî Sosyoloji (1943)
  • Şeytanla Konuşmalar (1943)
  • İslâm Düşüncesi (1946)
  • Ahlâk (1946)
  • Millet ve Tarih Şuuru (1948)
  • Sosyolojinin Problemleri (1953)
  • Veraset ve Cemiyet (1957)
  • Tarihî Maddeciliğe Reddiye (1958)
  • Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi (1966)
  • Eğitim Felsefesi (1968)
  • İslâm Felsefesi (1969)
  • Varlık ve Oluş (1969)
  • Bilgi ve Değer.
  • Ruh ve Beden Meselesi…

Ben bunlardan birkaçını okudum sâdece, hele Tarihî Maddeciliğe Reddiye çok mühim bir “yapıttı”. Yâhu, bir adam intihâl yapmaksızın tek bir ömürde bu kadar çok şey yazabilir mi?

Mümkünatı yok ama bol keseden atarsan olur. “En değerli fikir eserleri” arasında da yer bulur.

Ha, o kişi mason muydu?

Gidip Özgür Masonlar Büyük Locası’na sorun, bana düşmez.

Çok sallamış ama çok…

Yahudi kökenli İtalyan Kriminolog Cesare Lombrosso “Criminal ne” diye sorup doğuştan suçlu olarak gelen kişileri târif etmişti. Öjeni, Sosyal Darwinizm konularında kalemşörlük yapan bir Pozitivist Kriminoloji mensubuydu (aklıma bizim Suç ve Delil programının değerli sunucusu geliyor).

 

O da acayip bir herifti: Doğuştan suçlu kişiler ile ilkel ataları arasında kalıtımsal bir bağ vardı. Bir şekilde ilkel atalarına çekmişlerdi. Toprağı bol olsun, hayatının bir dönemini suçlu insanların kişisel durumlarını takip etmek için için hapishânede geçirmişti, yâni hapse girmek için suç işlemişti. Araştırma sonuçlarından iki ilginç örnek olarak “dolandırıcılık suçu” işleyen insanların genellikle kısa boylu ve şişman olduklarını, eğer bu tipe uygun değilse dolandırıcıların birçoğunun gözlerini kırpmak gibi çeşitli tiklere sâhip olduğu sonucuna varmıştı.

Adler aşkına...

Ne bilimsel değil mi?

Bu adam tam anlamıyla bir kafatasçı idi ama amacı insanlığa hizmetten ibâretti!

 

Bunlar üstâdın çizimleri...

 

Bunlar bizden...

Bunlar da!

Aklıma televizyonda anıran kadınla olan diyalog geliyor tekrar nedense:

Bu kadın daha sonra canlı yayında iddia üzerine anırmıştı defalarca…

Rahmetli Ayhan Songar da dar ve basık alınlı, ablak tipli kişilerin bu gruptan olduğuna ciddi ciddi “inanırdı”.

Bakın bir de hâtıra:

Burada Sevgili Mustafa Kemâl Sayar kendisinin ne kadar anlaşılması zor şeyler anlattığını talebenin gözüne sokuyor.

Allah (cc) râzı olsun.

Kravat niye takmaz, herhâlde gâvur icadı diye ama İslâmi Evanjelizm neydi?

Bir de, bizzat Neslim'in çektiği bu kaydın benim konuştuğum kısmını Beykent Psikoloji Bölümü neden Youtube'a yüklememiş acaba?

Vardır bir hikmeti...

Dün gece Tahir Kardeşim ve Figen Hemşirem bizim balkonu teşrif ettiler. Ben âniden (affedersiniz) ishâl olunca, yaktığım ateşte bütün etleri o pişirdi ve ailece yediler, bizim hanım da yardımcı olmadı değil hani...

Tam giderlerken eve bir hırsız girdi!

Sâdece köfte yiyen bu hırsızın tek fotoğrafı bu!

Hâlâ hafif cır vaziyette olduğum için mecburi perhize başladım ve artık bu sefer devam da ettireceğim anasını satayım!

Artık, oyun belli oldu, oyuncular da: ABD, Büyük Britanya ve Kıt’a Avrupası Medeniyeti.

Bizim “derin” geleneklerimizle bir olup bu memlekete bir ayar çekildi.

Artık TSK Atatürk’ün hizasına dönecek.

O Abdullah Öcalan da serbest bırakılacak.

Zâten PKK %25 oranında çekilmiş, yurtdışına çıkan örgüt üyeleri de iyice eğitim ve öğretimlerini arttırmışlar.

Kuzey Kutbu hızla eriyor, girecek AB kalmayacak!

Çin gittikçe güçleniyor.

Twitter bunalıma sokuyor, Facebook intihara sürüklüyor!

Âlâ Rakı gibi olacak.

Bu Hâtun'la Habertürk'te canlı yayına çıkmıştık...

 

Bu gene nereden çıktı!

Bu arada iyice öğrendim ki, kendi ne derse desin, pintiden ve ödlekten dost olmaz. Cep telefonuna para yazacak diye seni aramayanı, haber bırakmana rağmen aramayan tabip kardeşini sen de umuruna takmayacaksın. İsterse 31 çeksin, korkak kişiden ne hayır çıkar ki?

Nasıl olsa işleri düşerse veya hesapları tutarsa onlar seni hemen ararlar.

Demin Sevgili Mehmet Tuna aradı, gerçek bir dosttur, en zor zamanlarımda hep yanımda olmuştur.

 

Trafik berbat, birkaç saat sonra yola çıkacağız ve istesek de istemesek de yavaş yavaş gideceğiz.

Bodrum bir yaşam biçimiymiş, orada ruhî detoks olurmuş insanlar ve asla karılar kocalarına, kocalar karılarına ihânet etmezmiş.

Yalandan kim ölmüş ki? Meselâ ben asla karılarıma ihânet etmedim...

Zâten bir sonraki tatilimiz İhlâs Armutlu Tesislerinde geçireceğiz; Neslim ayrı tarafta, Kerem ayrı... Oh ne âlâ Yâ hû!

İzoseksüel takılırız (bizim unutulmaz mahvoldu gene).

Yemekleri de Yemek Sepetinden ısmarlarız.

Ayın 22'sinde Suadiye Rotary Kulübü'nde MİLLET OLMAK konuşmasına hazırlanacağım.

Başkan ve Eşbaşkan, Lâ Mevcûde İllâllah el aman!

Ulusal Psikofarmakoloji Kongresi 4 gün sonra yapılıyor... 

  

Sonra ben fakıyr evde bir yerlerde duran eski “Video Recorder’daki” Filipinler çekimlerini bulup, güvenilir bir kardeşime kaydettireceğim ve insanlık hizmetine sunacağım.

embed]

embed]

   Peki, hasenat mı olacak?

      Affedin ama…

         Ben fazla mı saf gözüküyorum?

Mehmet Kerem Doksat – Çeşme – 11 Ağustos 2013 Pazar

Not: Bu yazıdaki her şey tamamen doğrudur!

IF YOU THINK ABOUT CRITISIZAZING USA to USA
YALNIZ ADAM

Related Posts

 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil