Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

SOSYAL PSİKOLOJİ NEDİR?

Sevgili Mekâncılar

Sosyal psikoloji bireylerin, davranış, duygu ve düşüncelerinin başkalarının gerçek, hayal edilen veya ima edilen varlığından nasıl etkilendiğinin bilimsel yollarla araştırılmasıdır. Sosyal psikologların çoğu sosyal psikolojiyi, psikolojinin bir alt dalı olarak görmektedir. Böyle olduğu için de, zihinsel hayatın, sosyal etkileşim ve daha genel olarak sosyal olgularla ilgili taraflarının sosyal psikolojiyi oluşturduğunu ileri sürerler

Sosyal psikolojinin tarihçesinde de görüleceği gibi, sosyologların tanımladığı bir sosyal psikoloji ve psikologların tanımladığı bir sosyal psikoloji vardır: Sosyolojik sosyal psikoloji ve psikolojik sosyal psikoloji sosyal psikolojinin kısa tarihi.

Modern sosyal psikoloji, 20. Yüzyılın başından itibaren ABD’de varlık göstermiş ve yaklaşık olarak 1960’ların sonlarına kadar da bu durum devam etmiştir.

1960’ların sonları ve 1970’lerin başından itibaren Avrupalı sosyal psikoloji denilebilecek geleneği oluşturan teori ve araştırmalar ortaya çıkmıştır.

Günümüzde dünyanın her yerinde sosyal psikoloji mevcut olsa da, büyük ölçüde ABD ve Avrupa  (Avustralya, Yeni Zelanda ve Kanada da eklenebilir) merkezli bir sosyal psikolojinin ağır bastığı söylenebilir.

Sosyal Psikolojinin Avrupa’daki Kökleri: Modern sosyal psikolojinin kökleri 19. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkan iki entellektüel akıma kadar geri götürülebilir: Völkerpsikoloji ve kitle psikolojisi.

Almanca bir terim olan Völkerpsikoloji (Völkerpsychologie), “halk psikolojisi” olarak tercüme edilebilirse de “sıradan insan psikolojisi” ne daha yakındır. Gene de Türkçe’de kollektif psikoloji/kültürel psikoloji olarak anlaşılabilir.

Deneysel Psikolojinin de kurucu babası olarak kabul edilen Wilhelm Wundt tarafından geliştirilen Völkerpsikoloji, belirli bir sosyal gruba ait olan insanların bireysel değil kollektif bir biçimde düşünme eğiliminde olduklarını ileri sürer; bu insanlar aynı görüş ve inançları taşırlar ve aynı değerleri paylaşırlar.

Völkerpsikoloji de diğer bütün psikolojik akımlar gibi, içinde bulunulan zaman ve sosyal bağlamın bir ürünüdür.

Kitle psikolojisinin temel fikri “grup zihni”dir.

sosyal psikoloji görsel ile ilgili görsel sonucu

Grup Zihni: Gustave Le Bon tarafından geliştirilmiş, çeşitli psikolojik mekanizmalar aracılığıyla, insan kollektivitesinin tek bir varlık, psikolojik kitle haline gelmesine işaret eden kavramdır.

Modern Sosyal Psikoloji: Bilimsel disiplinlerin tarih yazımında her zaman başlangıç noktası olarak belirli kişi ve/veya gelişmelere referans verilir. Modern sosyal psikolojinin doğuşunda da böyle iki olaydan söz edilebilir:

Biri sosyal psikolojik nitelikte görülen bir deney ve diğeri, sosyal psikoloji ders kitaplarının yayınlanmasıdır.

Modern sosyal psikoloji deneysel yönteme ağırlık veren bir bilim dalıdır.

19. yüzyılın sonlarında Triplett tarafından gerçekleştirilen deney, sosyal psikolojinin ilk deneyi kabul edilir ve bu deney, daha sonradan deneysel yöntemin kazandığı önem yüzünden tarihsel bir başlangıç olarak nitelendirilir.

Triplett, bisiklet kullanan insanların yarışta olmasalar bile başka bisikletlilerin varlığında, tek başlarına olduğu duruma göre daha hızlı bisiklet sürdüklerini gözlemiş ve bu gözlemini laboratuarda test etmiştir.

Sonuçlar çok kesin olmasa da, sosyal psikoloji kitaplarında yeniden yazıla yazıla, deneyin, başkalarının varlığının performansı arttırdığına destek verdiği iddia edilmiştir.

Bu konu, daha sonraları sosyal psikolojide sosyal hızlandırma adı verilen deneysel çalışmalarla devam etmiştir.

Davranışçı Sosyal Psikoloji

20. yüzyılın başında ABD sosyal psikolojisinde ortaya çıkan ve gözlenebilir olan vak’aların çalışılması gerektiğini ileri süren sosyal psikolojik yaklaşımdır.

Sosyal Karşılaştırma: İnsanların kendi yetenek ve fikirleri hakkında bilgi sahibi olmak için kendilerini diğerleriyle karşılaştırma sürecidir.

Bilişsel Çelişki: Davranışla tutarsız olan tutumların yarattığı psikolojik sıkıntı ve bunun tutumları değiştirmek yönünde yarattığı baskıdır.

SOSYAL PSİKOLOJİ

 Sosyal Temsiller: Sosyal olguların (mesela: “fakirlik” ve “delilik”) verili bir kültür veya toplumda anlaşılma biçimi ve bu anlama biçiminin söz konusu sosyal olguları yorumlamada bir temel sağlamasıdır.

Sosyal Kimlik: Bireyin benliğinin bir parçasını oluşturan, grup üyeliklerinden elde ettikleri kimliktir; bireyin benliğini başka bir parçasını oluşturan ve bireyin biricikliğiyle ilgili olan bireysel kimlikten farklıdır.

Atıf Teorisi: İnsanların sosyal etkileşimde neden ve sonuç ilişkilerini nasıl çıkarsadıklarını açıklamak üzere geliştirilmiş bir yaklaşımdır.

 SOSYAL PSİKOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ

Sosyal psikoloji bilimsel bir disiplindir.

Bilimi diğer bilgi türlerinden ayıran, sorularını cevaplamakta kullandığı yöntemdir. Sosyal psikologlar belirli bir olguyu tasvir etmek, iki olgu arasında bir ilişki olup olmadığını ve olgular arasındaki neden sonuç ilişkisini araştırmak için çeşitli yöntemler kullanmaktadırlar.

“İyi” veya “kötü” yöntem yoktur, “uygun” yöntem vardır. Uygun bir araştırma yönteminin seçimi araştırma sorusunun niteliği, eldeki mevcut kaynaklar ve birtakım etik konular olmak üzere pek çok etmene bağlıdır.

Bu, tıpkı bir yerden bir yere giderken tren, otobüs, uçak, gemi gibi mevcut ulaşım aracı seçeneklerinden birini seçmeye benzer.

Bunlardan hangisiyle yolculuk yapacağınız, para durumuna, hava durumuna, ne kadar vaktiniz olduğuna, seyahat konforu anlayışınıza veya bu araçlara ilişkin güvenilirlik algınıza göre değişebilir.

Aşağıda görüleceği gibi, her bir araştırma yönteminin kendine özgü güçlü yanları ve sınırlılıkları vardır.

Deneysel Olmayan Yöntemler

Deney, vakıalar (olgular) arasındaki neden-sonuç ilişkisini göstermenin tek yolu olduğundan, daha çok tercih edilen bir yöntemdir. Hatta bilimsel yöntemin deneyle eşit tutulduğu bile söylenebilir.

Deneyin mümkün veya uygun olmadığı durumlarda sosyal psikologlar deneysel olmayan diğer yöntemleri de kullanmaktadırlar.

Bu yöntemlerle gerçekleştirilen araştırmalardan nedensel bir sonuç çıkarmak mümkün değildir. Bu tür araştırmaların sayısal veri elde edilebilenlerinde değişkenler arasındaki korelasyon araştırılır.

Bunlar korelasyon yöntemi olarak adlandırılabilir.

Mesela bir sosyal psikolog nüfus yoğunluğu (metrekareye düşen insan sayısı) ile suç oranı arasındaki ilişkiyi araştırdığı bir çalışmada, bu iki değişken arasında olumlu bir korelasyon elde etmiş olabilir.

Yani, nüfus yoğunluğu arttıkça suç oranının da arttığı sonucunu elde edebilir.

Doğal Gözlem

Belirli bir davranış konusunda doğrudan ve betimsel bilgi edinmenin yolu doğal gözlemdir.

Bu tür araştırmalarda davranışa neden olan içsel süreçlere, yani duygu, düşünce, tutum veya niyetlere ilişkin bir veri elde edilemez, ancak söz konusu davranışın ortaya çıkış süreci incelenebilir.

Doğal gözlem söz konusu sosyal davranışı sistematik bir biçimde gözlemeyi, kaydetmeyi (not tutmak ve/veya videoya çekmek) ve kodlamayı içermektedir.

Akla gelebilecek bütün doğal mekânlar da doğal gözlem yapılabilir; okul, ev, sokak, fabrika, hastane, alışveriş merkezi, otobüs veya uçak terminali, tren istasyonu.

Bu yöntemde, gözlenen sosyal davranışa hiçbir müdahalede bulunulmaz. Sosyal davranış kendiliğinden gerçekleşir.

Araştırmacı gözlemini bazı durumlarda görünmeden (mesela sokakta bir ağacın veya duvarın arkasına gizlenerek) gerçekleştirebilir.

Diğer durumlarda bu mümkün olmadığından araştırmacı gözlediği grup veya topluma katılır ve hatta bir süre onlarla yaşayabilir. Bu durumda katılımcı gözlem gerçekleştirmiş olur.

Doğal gözlemin güçlü yanları:

1. Bu yöntem, doğal ortamında kendiliğinden ortaya çıkan bir davranışı araştırmada mükemmel bir yoldur. 2. Bu yöntemin kullanıldığı araştırmalar sık sık gerçek hayata uygulanabilen gözlem ve deneylerin geliştirilmesini sağlar, çünkü gözlenen gerçek hayattır.

 Doğal gözlemin sınırlılıkları: 1. Bu yöntemde çoğu kez sayısal veriler elde edilemez. Bu da toplanan verileri standartlaştırma sorunu yaratabilir

SOSYAL PSİKOLOJİ

Bu yöntemi ile bir davranışın veya bir tutumun bir toplumda yahut belli bir grupta görülme derecesi ve bunların yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, sosyal art alan ve benzeri etmenlerle nasıl bir ilişki içinde olduğu araştırılmaktadır.

Mesela, lise gençliğinde uyuşturucu kullanma yaygınlığı nedir, uyuşturucu maddeye yönelik tutumlar nelerdir ve liselilerin uyuşturucular hakkındaki bilgi düzeyi nedir sorularına bu yöntem ile cevap aranabilir.

Ayrıca, uyuşturucu kullanma ve bu konudaki tutum ve bilgi ile cinsiyet, anne-baba eğitimi, sosyal sınıf ve benzeri değişkenler arasındaki ilişki de incelenebilir.

Bu yöntemi kullanılarak araştırılan konular çok çeşitlidir. Siyasi parti tercihi, bir reklam ürününün tercihi, televizyon kanalı tercihi konusunda yapılan kamuoyu yoklamaları günlük yaşamımızda sık karşılaştığımız örneklerdendir.

Bu yönteminde veri toplama tekniği olarak anket ve görüşme kullanılır. Anket, açık uçlu veya çoktan seçmeli olarak hazırlanmış soru formudur.

Anket, katılımcılara yüz yüze uygulanabildiği gibi posta ile de gönderilebilir.

Ancak posta ile gönderilen anketlerin geri gelme oranı düşüktür. Diğer taraftan görüşme tekniği, yapılandırılmış, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış olabilir.

Yapılandırılmış görüşmede araştırma için sahaya çıkmadan önce katılımcılara sorulacak tüm sorular belirlenmiştir.

Yarı yapılandırılmış görüşmede katılımcılara sorulacak ana sorular bellidir, ancak görüşme esnasında katılımcının verdiği cevaplara bağlı olarak da soru üretilir.

Yapılandırılmamış görüşmede ise, katılımcı ile görüşülecek konu belli olmasına karşın önceden hazırlanmış soru yoktur. Bunun yerine görüşmenin akışına göre sorular sorulur.

Survey yöntemindeki en önemli nokta, ulaşılması gereken insan sayısı fazla olduğundan, yapılacak örneklem seçimidir.

Örneğin uyuşturucu konusunda anket uygulamak için bir şehirdeki bütün liseli gençlere ulaşmak zaman ve maliyet açısından makul olmadığından, bu gruptan rastgele kişilere anket uygulanabilir.

Böylece seçkisiz örneklem oluşturulmuş olur veya araştırılmak istenen grubun, yani evrenin (popülasyon) önemli özelliklerini (örneğimizde bunlar cinsiyet, sosyal sınıf vb. olabilir) oran olarak yansıtan bir örneklem seçilebilir.

Bu temsil edici örneklemdir.

Surveyin güçlü yanları: 1. Surveyle çok sayıda kişiden çok miktarda bilgi toplama olanağı vardır. 2. Örnekleme tekniğiyle yapıldığı için, toplanılan bilgiden genelleme yapılır.

 3. Bu yöntem, diğer yöntemlere göre zaman ve maddi kaynakların kullanımı açısından daha tasarrufludur.

Surveyin sınırlılıkları: 1. Survey ile çok miktarda bilgi toplanır, ancak bu bilgi yüzeyseldir. 2. Büyük örneklem alınması gereken durumlarda çok zaman ve paraya ihtiyaç vardır.

Arşiv Araştırması

Arşiv araştırmasında araştırmacı, başkası tarafından ve çoğu zaman başka nedenlerle toplanmış ve kaydedilmiş veriyi kullanmaktadır.

Sosyal psikolojide en az kullanılan yöntemlerden biri olan arşiv araştırması, geçmişteki bir hadisenin araştırılması için kullanılabileceği gibi, bir vak’aya ilişkin tarihsel eğilimi ortaya çıkarmak için de kullanılabilir.

Arşiv araştırmasının güçlü yanları: 1. Bu yöntemde cansız materyaller kullanıldığı için, insanların yer aldığı yöntemlerde ortaya çıkan sorunlar (cevapların kişilik, beklenti gibi etmenlerden etkilenmesi gibi) bulunmamaktadır.

2. Bu yöntemle, bir olgunun zaman içindeki değişimi ve gelişimi izlenebilir.

3. Geçmişteki bir olguyu araştırmak için tek yoludur.

Arşiv araştırmasının sınırlılıkları: 1. Araştırmacı sadece var olan bilgiyle yetinmek zorundadır. 2. Materyal çok olduğunda, materyalden örneklem seçimi, daha sonra bütün materyale bir genelleme yapılacağı için önem taşımaktadır.

Deneysel Yöntemler

Deney, bir değişkenin diğer bir değişken üzerinde etkisinin araştırılarak bir deney yönteminin sınandığı yöntemdir.

Deney yönteminde temel olarak, bir ya da daha fazla bağımsız değişken manipüle edilmekte ve bu müdahalenin bir veya daha fazla bağımlı değişken üzerinde yarattığı etki ölçülmektedir.

Örneğin, televizyon programındaki şiddetin çocukların daha sonraki araştırılmalarda da, hâlen de ve sonraki çalışmalarda da gözlemlenecektir çünkü saldırganla özdeşleşme modeli kullanır.

SOSYAL PSİKOLOJİ

Davranışlarımız üzerinde bir etkiye neden olup olmadığını sınayan bir araştırmada, televizyon programındaki şiddet düzeyi bağımsız değişken, çocukların saldırganlık içeren davranış düzeyi bağımlı değişkendir.

Laboratuar Deneyleri

Genel olarak sosyal psikolojide araştırmaya etki edebilecek etmenleri daha iyi kontrol edebilmek için laboratuar deneyleri tercih edilmektedir.

Laboratuar deneylerinin en dikkat çekici özelliği, dış dünyadan tamamen farklı yapay şartlar altında gerçekleştiriliyor olmalarıdır.

Laboratuar deneylerinin güçlü yanları: 1. Değişkenler arasında kesin bir nedensel ilişki kurmak ve denence sınamak en fazla laboratuar deneyinde mümkündür. 2. Alan deneyi de dâhil olmak üzere diğer bütün araştırma yöntemleri içinde kontrolün en üst düzeyde olduğu yöntemdir. 3. Bütünüyle yapay bir ortamda gerçekleştirildiğinden, laboratuarda elde edilen sonuçların kesinliği de yüksektir.

Laboratuar deneylerinin sınırlılıkları:

Laboratuar deneyleri yapay bir ortamda gerçekleştirildiğinden, burada elde edilen sonuçları gerçek hayata genellemek zordur.

Gerçek hayattaki bütün deneyimler laboratuarda araştırılmaya uygun değildir.

Örneğin, yoğun korku, nefret ve saldırganlık gibi duygular laboratuarda çalışılamaz.

Alan Deneyleri

Alan deneyi ile laboratuar deneyi temel mantık açısından aynıdır. Alan deneyinde de laboratuar deneyinde olduğu gibi bağımsız değişken araştırmacı tarafından değişime uğratılır ve bağımlı değişken üzerindeki etkisi gözlemlenir veya ölçülür.

Ancak, alan deneyinde araştırmacının bağımsız değişkene etki edebilecek potansiyel etmenleri kontrol etme olanağı pek yoktur.

Alan deneyinin güçlü yanları: 1. Doğal ortamda yapılmış olsa da temel olarak deney yöntemi kullanılmış olduğundan, alan deneylerinde denence sınaması kolaylıkla yapılabilir.

2. Alan deneyi doğal ortamda gerçekleştirildiğinden, sonuçların gerçek hayata genellenme sorunu yoktur.

Alan deneyinin sınırlılıkları: 1. Alan deneyi değişkenler arasında nedensel ilişki kurulmasına izin verse de, bu ilişki laboratuar deneyindeki kadar kesin değildir. Çünkü bu yöntemde araştırmacının kontrolü daha düşüktür.

2. Bu yöntemde de deneklerin tepkisel davranma ihtimali vardır. Dolayısıyla deneklerin kandırılması etik (ahlaki) bir sorun olarak alan deneylerinde de yaşanmaktadır.

İZLENİM OLUŞTURMANIN BİREY HAYATINDAKİ YERİ

İzlenim oluşturma bir kişiyle kurulan iletişim süresince algılanan ve akabinde idrak edilen özelliklerin değerlendirilerek o kişi hakkında bir fikir oluşturma sürecidir.

Başkaları hakkındaki algılarımız, toplumsal hayatımızın önemli bir parçasıdır.

İnsani özelliğimizin gereği olarak; hemen her zaman bir davranışın nedenini bilmeye, niçin o şekilde davranıldığını açıklamaya çalışırız.

Bunu yaparken davranışı içsel bir nedene mi (güdüler, niyet, kişilik özelliği vb.) yoksa çevrenin fiziksel şartlar gibi dışsal bir nedene mi bağlı olduğunu bulmaya çalışırız.

İZLENİM OLUŞTURMANIN TEMEL İLKELERİ

İzlenimler çok az bilgiye dayalı ve çok çabuk bir şekilde oluşturulur.

Biz karşımızdakinin en çarpıcı özellikleri ile onu başkalarından ayıran-farklı kılan özelliklerini anlarız.

Bu konuya devam edeceğim ama evrimsel psikiyatri kitabı da yarı yarıya bitti sayılır.

Sevgiyle, dayanışma ve akıl ve hikmet rehberliğinde kalalım.

 

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 16 Kasım 2017  

ORTA DOĞULU KAFASI
Sturge Weber Sendromu
 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil