Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

Şövalye Charles Spencer Chaplin Ne demiş?

Bakın, görün:

 

Özgürlüğümüz için savaşmalıyız!

Gün o gün mü acep?

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 09 Ocak 2013 Çarşamba

REDUCTIO AD ABSURDUM YÂHUT TANRI’NIN ADALETİ HAKKI...
KADIN, PİYANO VE İHTİRAS

Related Posts

 

Yorum 1

Already Registered? Login Here
Guest - Kaan Özsayıner on Perşembe, 10 Ocak 2013 08:16
Charlie Chaplin ve Nasrettin Hoca (Sunay Akın'dan dinledim)

6 Aralık 1942 Amerika, Japon savaş uçaklarının yerle bir ettiği Pearl Harbor baskınında ölenleri birinci yıldönümünde anmaya hazırlanmaktadır. O gün çok ünlü bir sanatçı Amerika'nın Sesi Radyosu'ndan Türkiye'ye hitaben bir konuşma yapacaktır. Amerika'da Türkiye'ye yönelik radyo yayınları yeni başladığından, özellikle Türk'lerin sevgisini kazanmış bir san'atçı programa konuk edilmişti. Programın başında konuk san'atçıya katılımından dolayı teşekkür eden spiker "dostlarımıza ve sizi sevenlere ne söyleyeceksiniz" diye sorunca, "ilk fırsatta onları mutlaka ziyaret edeceğim" karşılığını alır.

Bu yanıttan memnun olan spiker, "sizi Türkiye'de görmek istemeyecek tek kişi tahmin edemiyorum" der. Radyo programına konuk olan san'atçı, "bir hikâye anlatmak istiyorum" der. Bütün ömrümde işittiğim hikâyelerin en güzeli ve en hoşu. Bu bir Nasrettin Hoca hikâyesidir"! Nasrettin Hoca'nın adını duyan dinleyiciler daha da sokulurlar radyoya. Konuk başlar fıkrayı anlatmaya: "Bir gün Hoca evinde oturup kahvesini içerken, komşusu odun kesmek için ormana gideceğini ve eşeğini birkaç saat için ödünç vermesini ister. Hoca, 'eşeğim yok, çocukla pazara gitti' diye yanıt verdiği sırada, gerçekte ahırda olan eşeği anırmaya başlar. Komşu 'be Hoca, sen sakalından utanmıyor musun? Ne diye yalan söyledin, işte eşek ahırd!' deyince, Hoca, 'bana mı inanacaksın, yoksa eşeğe mi' karşılığını verir."

Bitmedi! San'atçı, fıkrayı anlattıktan sonra öyle bir lâf eder ki, Türkiye'de yer yerinden oynar: "Evet sevgili dinleyicilerim. Bugün bütün dünyâyı aynı soru meşgul etmektedir: İnsanlara mı inanacağız, yoksa eşeklere mi?"

Aynı günlerde Amerika'dan ülkesine dönmüş olan gazeteci Ahmet Emin Yalman, çalıştığı Vatan gazetesinin iki aylığına kapatıldığını duyar. Nedeni, gazetenin san'atçının konuşmasını yayınlamış olmasıdır. İstanbul'daki Naziler gazetenin kapatılması için vampir dişlerini gösterirler. Ne de olsa taptıkları ve Türkiye'de hayranları da bulunan biricik Führeri Hitler "eşek" yerine konmuştur!

Vatan gazetesinde yer alan haberde sanatçının Hitler'le alay ettiği filminden (The Great Dictator) bir fotoğrafı da yayınlanır! Ahmet Emin'in Vatan'ı, bu kez 2 ay kapatılır. Radyo programında Türkiye'ye seslenen ünlü sanatçı olan Şarlo, yâni Charlie Chaplin'dir!

0
6 Aralık 1942 Amerika, Japon savaş uçaklarının yerle bir ettiği Pearl Harbor baskınında ölenleri birinci yıldönümünde anmaya hazırlanmaktadır. O gün çok ünlü bir sanatçı Amerika'nın Sesi Radyosu'ndan Türkiye'ye hitaben bir konuşma yapacaktır. Amerika'da Türkiye'ye yönelik radyo yayınları yeni başladığından, özellikle Türk'lerin sevgisini kazanmış bir san'atçı programa konuk edilmişti. Programın başında konuk san'atçıya katılımından dolayı teşekkür eden spiker "dostlarımıza ve sizi sevenlere ne söyleyeceksiniz" diye sorunca, "ilk fırsatta onları mutlaka ziyaret edeceğim" karşılığını alır. Bu yanıttan memnun olan spiker, "sizi Türkiye'de görmek istemeyecek tek kişi tahmin edemiyorum" der. Radyo programına konuk olan san'atçı, "bir hikâye anlatmak istiyorum" der. Bütün ömrümde işittiğim hikâyelerin en güzeli ve en hoşu. Bu bir Nasrettin Hoca hikâyesidir"! Nasrettin Hoca'nın adını duyan dinleyiciler daha da sokulurlar radyoya. Konuk başlar fıkrayı anlatmaya: "Bir gün Hoca evinde oturup kahvesini içerken, komşusu odun kesmek için ormana gideceğini ve eşeğini birkaç saat için ödünç vermesini ister. Hoca, 'eşeğim yok, çocukla pazara gitti' diye yanıt verdiği sırada, gerçekte ahırda olan eşeği anırmaya başlar. Komşu 'be Hoca, sen sakalından utanmıyor musun? Ne diye yalan söyledin, işte eşek ahırd!' deyince, Hoca, 'bana mı inanacaksın, yoksa eşeğe mi' karşılığını verir." Bitmedi! San'atçı, fıkrayı anlattıktan sonra öyle bir lâf eder ki, Türkiye'de yer yerinden oynar: "Evet sevgili dinleyicilerim. Bugün bütün dünyâyı aynı soru meşgul etmektedir: İnsanlara mı inanacağız, yoksa eşeklere mi?" Aynı günlerde Amerika'dan ülkesine dönmüş olan gazeteci Ahmet Emin Yalman, çalıştığı Vatan gazetesinin iki aylığına kapatıldığını duyar. Nedeni, gazetenin san'atçının konuşmasını yayınlamış olmasıdır. İstanbul'daki Naziler gazetenin kapatılması için vampir dişlerini gösterirler. Ne de olsa taptıkları ve Türkiye'de hayranları da bulunan biricik Führeri Hitler "eşek" yerine konmuştur! Vatan gazetesinde yer alan haberde sanatçının Hitler'le alay ettiği filminden (The Great Dictator) bir fotoğrafı da yayınlanır! Ahmet Emin'in Vatan'ı, bu kez 2 ay kapatılır. Radyo programında Türkiye'ye seslenen ünlü sanatçı olan Şarlo, yâni Charlie Chaplin'dir!