Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

YAŞLILARDA TEDAVİ İLKELERİ

Sevgili Mekâncılar,

Bugünlerde Antalya’daki bir kongrede yaşlılardaki antidepresan ve antipsikotik tedavisinin temellerini anlatacağım.

Günümüzde yaşlanma, özellikle de aşırı yaşlanma çok büyük bir sorun. Toplum Pastasındaki yerleri de gittikçe artmakta!


2020 senesine kadarki ölümlerin ekseriyetini Duygudurum Bozuklukları, özellikle de Majör Depresyon oluşturacak.

Yaşlıların tedavisinde çok özel birtakım ilkeler vardır:

1)    Onlar ihtiyar yetişkinler değildir ve metabolizmaları da çok bozulur.

2)    Düşmeler ve kemik kırılmaları yüzünden kolaylıkla kilo kaybedilebilirler veya sıkça rastlanan romatizmal şikâyetleri için steroid kullanımına bağlı olarak, aşırı ödemden dolayı kilo alabilirler.

3)    Böbreklerinin yeterince çalışmaması yüzünden, bu organda iflas riski çok yüksektir.

4)    Karaciğer enzimleri de zayıflayarak, bedenin bu kimya fabrikası da ciddi sıkıntılar yaşar.

Klasik antidepresanlara bağlı olarak rahatlıkla düşmeler veya hipertansiyon gelişebilirken, intihar riski de bunlarda çok yüksektir.

Hattâ hazin bir deyim vardır: “Yaşlılar İntihar Etmezler, Kendilerini Öldürürler” denir. 14 yaşındaki kızını bu dünyanın lânetinden kurtarmak için astıktan sonra kendisi de darağacında saldıran bir vaka çok tipiktir (Almanya’da olmuş).

Demans tedavisinde kullanılan memantin gibi birtakım ilâçlar hem Duygudurum Dengeleyicisi, hem de bunamayı geciktirici tesire haizdir ve bunları genellikle yüksek dozlarda veririz. Meselâ Alzant Tablet 2x2 gibi dozlara rahatlıkla çıkılabilir (piyasada başka isimlerde de mevcut).

Kolinesteraz İnhibitörü İlâçlar da (rivastigmin gibi), hâlâ işe yarıyor.

ed]

Gene çoklu vitamin içeren birtakım preparatları genellikle eklemek gerekir. Çünkü pek çoğunda, hayatî öneme haiz olan C, D, B grubu, E, Biyotin gibi vitaminler veya maddeler de eksiktir.

Huysuzlaşan bir bunakta (msl. Alzheimer hastasında) gece altına kaçırmak gibi belirtilere de sık rastlanır). Buna Günbatımı Belirtisi de denir (sundowning).

Her türlü antidepresan rahatlıkla verilebilir gibi gözükse de, venlafaksin gibi yeni nesiller tatbik edildiğinde, hiç de beklenmeyecek kan basıncı yükselmelerine (hipertansiyona) veya tam aksine (hipotansiyona) rastlanabilir. Buna karşı tedbir olarak da birtakım ilâçlar veya ayaklarını yüksekte tutmak işe yayabilir. Çok sıkıntı çekiliyorsa eğer –ki ender değildir- norfenefrin (Novadral) veya Dopamin Analogları (Giludop) setten yahut kalçadan tatbik edilebilir. Eğer hipotansiyon veya kâlb ritmi bozulmaları olursa, Gizli Sempatikomimetik Etkili (yâni sempatik sinir sistemini hafifçe güçlendiren) Beloc Zoc Tablet gibi beta-bloker  ilâçlar da 25 ilâ 100 mg dozlarında verilebilir.

Nortriptilin gibi son derecede ucuz bâzı antidepresanlar nedense hâlâ ülkemizde bulunmamakta, pek çok ilâç da piyasadan bir kalkıp, akabinde kaybolmakta. Bir ara imipramin (Tofranil) bile tebahhur etmişti!

Sanırım Vahşi Kapitalizmin de bunda rolü çok büyük ve artık hekim reçetesi yahut tarifnâmesi olmaksızın, herhangi bir ilâcı da eczanede bulamamaktasınız.

Böyle insanlara dokunmak, gönüllerini almak ve sık sık hatırlarını sormak, onlara dokunup sevmek ve okşamak, bazen en makbul terapi bile olabilir. Merhum Annem'de de, son gününe kadar sık sık ziyaret edip, hâlini hatırını sorarak, sık sık arayarak bir nev'î "taktil (dokunarak, sarılıp öperek, hâl hatır sorarak) sevgi terapisi" uygulamıştık.

 

Bir de Damat Adayı var yolda, umutluyum ben: Nevzat Özyurt...

***

Sıradan bir yaşlının en az beş altı rahatsızlığı daha mevcuttur (hipertansiyon, kâlb yetmezliği ve benzerleri). Bütün bunlara bağlı olarak da ek marazlar ortaya çıkar kaçınılmaz olarak.

Tedavide “az doz başla, ihtimamla arttır ve çok yakından takip et ilkesi” çok önem taşır. İstisnalar da var tabii...

Bazılarında “Demansın Depresyon Sendromu” denen tablo gelişir ki, aslında bu ruhsal çökkünlük, gelmekte olan bir bunamanın habercisi olabilir.

Hele Altruistik (Diğerkâmca) intiharlara da sık rastlanır.

Hiç unutmam, Nişantaşı’nda ikamet eden ve çok da zengin bir ailenin tek yaşlısı olan bir hanımefendi her seferinde aynaya bakıyor ve “iyi günler efendim, nasılsınız” diye kendisine soruyordu. Burada, artık bu zarif kadıncağızın kendisine dahi yabancılaşması mevzuubahisti (otopsişik yönelimi de bozulmuştu).

Yâni böyle vakalarda Deliryum dediğimiz Akut Organik Beyin Yetmezliği (konfüzyon: zihin karmaşası) da ender bir şey değildir.

Bunu engellemek için mutlaka gözlerini açtığında ortalığı görebileceği kadar bir ışık kaynağının bulundurulması icap eder. Aksi takdirde, gözünü açıp da etrafında olup bitenleri algılamayan yaşlı, ortalığa idrarını veya kakasını bırakabilir (gatizm).

Bir kısım yaşlılar inatçı ve itici davranabilir, gıda ve ilâç reddi sergileyebilir.

Böyle durumlarda çok sabırlı olmak ve onlara sevgi ve ihtimamla yaklaşmak şarttır.

Gene bâzı ihtiyarlarda kâbuslar ve çok ağır uyku bozuklukları, cinsel açıdan uygunsuz davranışlar görülebilir.

Bir örnek vereyim: Son derecede dindar ve namazında niyazındaki bir hastada, gazeteden bulduğu adreslerden enine fahişe getirtip, onlarla tekrar tekrar cinsel ilişkide bulunmak, sonra da torunu yaşında kızları taciz etmek gibi şeylere rastlamıştık. Evdeki banyoyu hamama döndürmüştü, kurnalarla devamlı abdest alıyor, unutup tekrar tekrar Rus kadınlarla ilişkiye giriyordu.

Hem maddî hem de manevî yük bir yana, bulundukları mutaassıp muhitte aile de rezil olmaktaydı.

Sorunu çözmek için ailesiyle geldiklerinde bunun bunamaya bağlı olduğunu ve cezai ehliyetinin bulunmadığını da anlatmıştık ama ikna edemedik ve bir süre sonra tedaviyi de bıraktılar. Genellikle böyle durumlarda hekim hekim dolaşma ve başka yerlerde şifa bulma davranışına (Doctor Shopping) sık rastlarız.

Gene birtakım yaşlı-yaşlılarda, mahiyeti anlaşılamayan yaygın bedensel yakınmalara (“ağrılar, ah ve oflar, inlemeler”) sıkça rastlanır.

Böyle hastalar genellikle sağlık personeline karşı da öfke besleyip, onları şikâyet edebilirler. Polikliniklerde veya özel muayenehanelerde sıra beklemek onlar için ıstırap olabilir.

Geç yaştaki Duygudurum Bozuklukları ve Geç Başlangıçlı Şizofreni vakalarında ise, gene cinsel içerikli ve Dissosiyatif tablolara rastlanabilir.

Her yöndeki duvarlardan kendisiyle cinsî münasebet kurmak için birtakım iblislerin yahut Şeytan benzeri ürkütücü varlıkların geldiğini iddia eden böyle bir hastadaki Demansa Eklenen Deliryum tablosunu ancak damardan haloperidol (Norodol) vererek düzeltebilmiştim.

Fronto-Temporal Demans denen en vahim tiplerden birinde ise dezinhibisyon dediğimiz şekilde memesini orada burada açma, saçma sapan konuşma gibi tablolar görülebilir. Tabii, başlardaki bu belirtiler zamanla kaybolarak, hasta canlı bir cenazeye dönüşecektir ve yatağa bağımlı bir duruma girecektir.

Huntington Hastalığı gibi genetik temelli hastalarda ise istem dışı hareketlere, Pizza Sendromu gibi vücut postürü bozukluklarına sık rastlanabilmektedir.

bed]

Verilecek Biperiden gibi antikolinerjikler ise durumu daha da beterleştirip, tam bir kısır döngüye yol açabilir.

Çünkü vücutlarında torsiyon distonisi de dediğimiz, Pizza Kulesi'ne benzeyen kasılmalar ve titremeler ortaya çıkar.

Pzaa Kulesi benzeri bu tabloya bir Tardif Diskinezi (TD) formu olarak da rastlanabilir -ki bu durumda baklofen gibi GABA-erjik ajanlar, hattâ çok ağır klinik tablolarda EKT (elektrokonvülsif terapi) dahi düşünülebilir.

BBunların bir kısmı Meigy (Brueghel) Sendromunu andırabilir ve acilen tedavi edilmezlerse, intihara da kalkışabilirler.

Cerrahpaşa'dayken gördüğümüz bir erkek hasta bu sebeple canına kıymıştı!

&n

bed]

Bütün İstemsiz Hareketler

 Bir başka sorun da Yaşlanan Reseptörler olarak anılır.  Yâni, iki tabaka yağ içerindeki protein yapısındaki bu reseptörlerin sayısında da ciddi azalmalar ortaya çıkar (down-regulation), sinsapslar daha da budanır (synaptic prunning) ve bu özel bağlanma noktaları hem evrimsel programla, hem de yaşlılığa bağlı olarak azalır ve hücreler de ölür (apoptozis).

Gene annemden örnek vereyim: Vefatından önce, pek çok tansiyon vs. ilâcının yanı sıra, günde 5 adet Cipram (citalopram) alıyordu ve en ufak bir yan etkisini de görmemişti. Veren de bendim...

 

 

Her yaşta olabilirse de, acil durumlar için dil altı İsoptin (verapamil) gibi damar açıcı ilâçları her yerde bulundurmakta fayda vardır. İsordil (Adalat) hattâ Bebek Aspirini dahi akut durumlarda, en azından bir süre için hayat kurtarıcı olabilir.

Gene yaşlılarda (65 üstü), yaşlı-yaşlılarda (80 üzeri) tükürüğünü veya gıdayı yutarken asfiksi (boğulma) riski vardır.

Ustalıkla yapılacak bir Heimlich Manevrası hayat kurtarabilir!

/embed]

 Kolinesteraz inhibitörü Rivastigmin gibi ilâçlar da etkili...

/embed]

Özellikle tek başına ve yalıtılmış yaşlılarda alkol iptilâsı (addiction) da sorun olabilir. Selincro (nalmefene) ismindeki yeni bir drog da bu konuda ümit verici ve içilen gün özellikle olmak kaydıyla, her gün alınabiliyor...Beynin Ödüllendirme Sistemi üzerinden etki göstererek, alkol alımını çok azaltabiliyor. Tabii ki etkisi de Mu ve Kappa reseptörleri üzerinden olmakta...

/embed]

Tabii ki her şey bitmiş değil daha ve hastalar kullandıkça göreceğiz etkisini

***

Gene Sessiz İdrar Yolu Enfeksiyonları bu yaş grubunda çok sıkıntı verici olabilir. Hiçbir yanma, sızı olmaksızın bunlara ve 
Pelvik Enflamatuar Hastalıklara (PID) kapılanlarda, sepsis (kan zehirlenmesi) çok ciddi sorunlara yol açabilir. Bilhassa yatalak ve dekübitus ülserleri açılmış bir hastada çok iyi bakım yapılmazsa, sür'atle kaybedilebilir çünkü şikayet de edemezler ve durumlarını anlatamayabilirler.

[/embed]

Bu arada, 12. Ulusal Geriatri Kongresini mükemmel bir şek,ilde düzenleyen Prof. Dr. Ahmet Turan Işık'a ve Kadim Dostum, Ağabeyim ve Hocam Prof. Dr. Engin Eker'e de Neslim'le beraber şükranlarımızı sunuyoruz.

08.03.2015 - Umutlu Günler - Tarabya - İstanbul

 

 

 

 

 

ACABA BİZİM SOYDAŞLARIMIZ ARASINDA KİMLER VAR?
KÜRESELLEŞME, MATERYALİZM, BİREYSELLEŞME ve Sonras...
 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil