Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

KARMA, KADER ve KEDER HAKKINDA…

Bizim tercihlerimiz, emel ve amellerimizin dışındaki yaşantılar veya olup bitenleri kabaca KARMA olarak isimlendirebiliriz.


Bunu ben çizdim: GÜM!

Anamızı, bacımız, kavmimizi, âidiyetimizi, mensubiyetimizi, kimliğimizi, yönelimimizi

Biz seçmedik.

Bütün bunlar ta Büyük Patlama’dan önce, Planck Zamanında, Levh-i Mahfûz’da yazılı idi zâten.

Uyuşturucu, uyarıcı veya başka bir madde kullanmak kaderdir ama gene de mukadderat (pre-destination) müsaade etmedikçe ölemezsiniz, öldüremezsiniz.

Emekli bir öğretmen oğlunu vurup intihar ettiyse bu tamamen irade dışıdır çünkü cinnet söz konusudur, buna içine giren Thanatos cini yol açmıştır.

Kürtçüler her yerde ayaklanıyorsa, mütecâviz ve mütecessis ama kifâyetsiz muhterisler her makamı işgâl etmiş ve önünüzü tıkıyorlarsa, bilin ki bu kendi eserinizdir.

Bodrum’daki kadın şekerden daha tatlı, baldan daha şifâlı kanişle denize girince para cezası kesen yetkililerin kafasına ne düşmüş olabileceğini de bilemem ama o kadıncağızın kendi tasarrufudur.

Gece kulüplerinde garsonluk yaparken kızlarını satmaya kalkan kadın öyle yapmağa mahkûmdu, kızları da kendisini bıçaklamaya.

Doktorum programında canlı yayında ölmekte olan yaşlı bir kadını teşhir ediyorlarsa, bunun sorumlusu RTÜK’tür.

Bir Doktor Amca (Prof. Dr. Oktay Ergene) ona yardım ederken naş olacak, ablak ablak bakmaktayım! Saçını okşayarak “neyiniz var” diyor Yıldız Teyze’ye!

"Çüş" diyemedim çünkü teyze beni yemiş...

1 TL’ye kahve makinesi almak için birbirini ezen halkın bu davranış patolojisinin mimarı da bu memleketi yönetemeyenler değildir öyle icap etmiş, öyle olmuştur.

Kaderinizi kendiniz yazmışsınızdır.

Geçen gün ağır bir otistik vak’ayı mûsikî mırıldanarak ve monoton bir sesle konuşarak hipnotize edip sâkinleştirdiğimi American Journal of Hypnosis veya Filânca Journal of Psychonalaysis’e yollasam, inanmayacakları için neşretmezler.

Daha önce kaç kere dünyaya gelip gittiğimi ben bilemem, bu mümkün veya muhtemel midir derseniz cevabım ancak sükût etmek olabilir.

İkrardan mı?

Yoo, sâdece bilemediğim için.

Bunu bana kim öğretti?

Eski Komünist, Cin gibi bir Yahudi: Sir Karl Popper.

]

Hava pırı pırıl, bütün bağlantılar tam ama bizim Digitürk belli kanalları göstermiyor!

Kanal D’ye ve STAR TV’ye mahkûm oluyorum.

Çıkıp Beşir Bey’i mi döveyim?

Deli misiniz, kafanızı soğuk duşa mı soktunuz!

Mukadder olduğu için öyledir.

Yeni Blendax alırsam saçlarım pırıl pırıl olacakmış, almam işte!

Finish Quantum Jel de elinize, gözünüze, dizinize dursun.

Ben sizden bir tek şey istiyorum: Para.

Banka hesabım mı?

Neslim henüz uykuda, sülâlemden pek az kişi kaldı…

  Belki ben de tekrar yatarım.

Bir daha da uyanamam.

        Boyut değiştirmek için her sebebe de, illete de sâhibim.

                Ama biliyorum ki gene bir şey olmayacak bana.

          Misyonum sona ermedi çünkü.

                                    Dandini dandini dastana…

                Danalar girmiş bostana.

     Öpüyorum…

           Yetmezse,

    Devamı arkadan gelir.

Bilirim ben…

   Anjina pektorisin sırf burun kaşınmasıyla seyredebileceğini de.

                  Değil mi Bingürcüğüm?

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – Şimdiki Zamanlar 16 Eylül 2013 Pazartesi


Not: Hürriyet'ten Nil Karaibrahimgil bu makaleden aynen plajiarizm yapmıştır. Lûtfen kendisini This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresinden protesto edelim :D.

Okumaya devam et
  4578 Hits
  2 yorum
4578 Hits
2 yorum

MHP'NİN MİSYONU VE YENİ PEYGAMBER

Aşağıda okuyacaklarınıza bir yorum yapmayacağım.

Yorumum, yazımın başlığımda mündemiç zâten.

Bir tek şu cümleye dikkat edin diyorum: "Yalnız Allah rızâsını hedef alan gayretleriniz, birkaç yüzyıldan beri kaybettiğimiz eski dünyâmızı yeniden fetih mâhiyetindedir".

ABG ve AB, Türkiye'yi bu adamla işgâl ediyor mu, etmiyor mu?

"Hazretleri" ne demek?

***

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi

Tarih: 09/01/1997 Sayı: Özel

Çok Muhterem Fethullah GÜLEN Hocaefendi Hazretleri'ne,

Efendi Hazretleri,

Zat-ı âliniz, milletimizin hayatında çok yararlı hizmetlerin yapılmasını sağlamış bulunmaktasınız.

Yetiştirmiş olduğunuz ilim, irfan ve fazilet erbabı kadrolarla milletimizin muhtaç bulunduğu geniş bir eğitim seferberliğini telkinlerinizle başlatmış ve başarı ile devamını temin etmiş bulunmaktasınız. Toplumların her alanda kalkınmalarının temel şartı olan manevî uyanışın ve yükselişin öncülüğünü yapmış bulunmaktasınız.

Okumaya devam et
  4579 Hits
  0 yorum
4579 Hits
0 yorum

KARA ve HAVA HAREKÂTI

Epey mesaj aldım Güneydoğu'daki operasyon hakkında yazmam için. Günlerdir bulmacayı çözmeye gayret etmekteyim. Yavaş yavaş oturuyor zihnimde. Zâten "mastır plân" belliydi de, şimdiki satranç hamleleri neden ve niye? Almadan vermek Allah'a mahsus malûm; hele ABG zâten Allah'ı tanımazken, neden.

Önce birkaç iktibasta bulunayım.

***

Hikmet BİLA (Cumhuriyet) Harekâtın İki Gerçeği

Sınır ötesi harekâtla ilgili çok şey söyleniyor; çok yorum yapılıyor. Konuşanlar arasında konuyu bilen uzman kişiler de var, her şeyi bilen, aslında hiçbir şey bilmeyen "çokbilmişler" de...

Benim bildiğim (ve hava harekâtı başladığından beri ısrarla savunduğum) şudur: Amerika destekli Kuzey Irak (Irak'ın kuzeyi. E-D) yönetiminin, Türkiye'nin Güneydoğusu'nu da kapsayan emellerini unutturacak, bu yöndeki siyasal (ve silâhlı) irâdelerini kıracak stratejik-siyasal sonuç alınmadıkça, her harekât sınırlı (ve geçici sonuçlu) olmak zorundadır.

Bush'un, Talabani'nin ve Barzani'nin harekâtın yapılacağı konusunda siyasiler tarafından haberdar edilmesi de, böyle bir stratejik-siyasal hedefin güdülmediğini gösteriyor.

Okumaya devam et
  3749 Hits
  0 yorum
3749 Hits
0 yorum

NATIONAL SCHIZOPHRENIC TÜRKİYE

Atatürk Türkiyesi'nin daha önceki dönemlerinde geçtiği darboğazlarda hep bir yarılma (splitting) ve kutuplaşma vardı: CHP'liler X Demokrat Partililer; sağcılar X solcular; Sünniler X Aleviler.Yâni, bir psikiyatrik vak'a çalışması gibi bakarsak, Türkiye Cumhuriyeti sürekli olarak sınırda (borderline) bir hâldeydi. Kimlikler ve âidiyetler ak-kara şeklinde ikiye ayrılmıştı ve herkes "öteki" ile kavgalıydı. "Ötekinin", "kendisinin" de târifi belirsiz olduğu için, alt kimlikler hâlinde kendi içlerinde de çatışırlardı bu kutuplar.

Meselâ 12 Eylül öncesinde 60 küsur sol fraksiyon vardı, birbirlerine "tarikat" der ve hepsi de diğerlerine faşist diye kızıp kavga ederlerdi kendi aralarında. Ama iş "hakiki faşolara karşı çıkmak olduğunda, birleşirlerdi: Ülkücüler.

Dinciler o dönemlerde hep sinsice her iki tarafa da yakın durdular ama muazzam şekilde gelişip yayıldılar. Plân sinsice ama gören gözler için alenî idi: Batı, yavaş yavaş memleketimizi tam bir Ego [Benlik] dağılmasına (Kohut tâbiriyle, Kendiliğin [Self] parçalanmasına) sürüklemek için gerekenleri yaptı! Maâlesef biz de yeterince uyanık ve dikkatli olamadık, düştük oyuna. Atatürk'ün inkılâplarıyla gelen yeni düzenin kesin savunucusu olan Türk Silâhlı Kuvvetleri halkına yeterince inemedi ve Batı destekli darbeler yaptı.

Okumaya devam et
  3954 Hits
  0 yorum
3954 Hits
0 yorum

ÖZÜR DİLEMELER DE ÖZÜR DİLEMELER

Akşam gazetesinde 5. sahife haberi (diğerlerinde de mutlaka çıkmıştır- 17 Ağustos 2007 Cuma): http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=88063,5

Çok özür dilerim dedem sizi yemiş!

129 yıl önce 4 Fijili misyoneri öldürüp yiyen Papua Yeni Gineli yamyamların torunları, ataları adına özür diledi. Fiji'nin Papua Yeni Gine Yüksek Komisyon Başkanı Ratu Isoa Tikoca, Yeni Britanya eyaletindeki Rabaul'da düzenlenen bir törenle özürleri kabûl etti. Tikoca, "Nihâyet bu anlaşmazlığa bir son verdiğimiz için çok mutluyuz" dedi.

İNTİKAM İÇİN KÖYLERİ YAKILDI

Tören, Fijili bakan ve öğretmenlerin 1875 yılında Yeni Gine'ye gelmesinin 132. yıldönümünde gerçekleşti. 1878'de Tolai kabilesi bir Fijili bakan ile 3 öğretmeni öldürdükten sonra yemişti. Misyonerler ise Tolai kabilesine misilleme yaparak köylerini yakmışlardı.

***

MKD Yorumu: Yâhu, adamların harsında arada bir birbirlerini yemek var; beğen veya beğenme! Bu işin tarihî, antropolojik ve sosyal psikolojik yönlerini çok güzel tahlil eden binlerce yayın var. Açıp okursunuz. Buna mukabil, Adana kebapçısına girip ocakbaşına oturup da biraz ot ve salata isteyen tam yağlı koyun gibi ne işin vardı adamların topraklarında; tabii ki tadına bakacaklardı yâni. Şimdi, silindir gibi ezip geçmişsin, belli ki zorla özür diletiyorsun ahlâksız Batılı adam. Bilmeyene not: Yamyamlık artık yasaklanmış olmasına rağmen bu memlekette sürer ve Koro denen, sâdece yamyamlarda görülen öldürücü bir nöropsikiyatrik hastalığa yol açar; bizim deli danaya benzeyen bir bulaşıcı marazdır...

Okumaya devam et
  4907 Hits
  1 yorum
4907 Hits
1 yorum