Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

AKLUHİKMET, KUVVET, GÜZELLİK VE BİLİM

Sevgili Mekâncılar,

Bu tamlama akıl ve hikmetin birbirlerinden ayrı tasavvur edilemeyeceği bir bütünlük içinde olduklarının ifâdesi.

Yâni ne akılsız hikmet (bilgelik), ne de hikmetsiz akıl tek başına bir şey ifâde eder.

Saf akla perestiş etmeye (öykünmeye) “rasyonalizm” denir ve sonu bir çıkmaz sokaktır. Çünkü akıl dizginlenmez ve kontrol altına alınmazsa, sonunda insanı aklını kaybetmeğe kadar götürecek bir potansiyeli de taşır. Çok akıllı ama hikmet yoksunu bir kişi çok tehlikeli bir câni de, cinsel sapkın da olabilir.

En azından, iflâh olmaz bir dogmatik hâline gelir.

Saf hikmet ise aklın dizginlerinden kurtulmuş tehlikeli bir canavardır.

Pek çok akıl hastası, karizmatik ama paranoyak lider hikmet dolu lâflar etmişlerdir tarih boyunca ama yaptıkları kötülüğün hâddi hesabı yoktur.

***

Peki, akluhikmet yerinde ama bu da yeterli midir?

Kitleleri etkileyecek kadar şaşaalı sözler söyleyen, insanları peşine takan böyle kişilerin söylemlerinin mutlaka KUVVETLİ olması da icap eder.

Okumaya devam et
  6743 Hits
  0 yorum
6743 Hits
0 yorum

İNANÇ SİSTEMLERİ, DİNLER ve EVRİM

Dinler


        En Eskiler: Animizm, Animalizm, Şamanizm…

        Klâsikler: İbrahimî, Budizm, Taoizm…

        Yeniler: Sai Babacılık, Bülent Hanımcılık…

        Old Wine in New Bottles: Feng Shui, NLP, meditasyonlar…

Felsefeler & İdeolojiler

        Sophos: İdeâlizm, Materyalizm, Agnostizm, Mistisizm…

        İzmler: Komünizm, Freudizm, Anarşizm…

Dünyâ Görüşleri

        Liberalizm

        Sosyalizm

        Karma Ekonomizm

        Vahşi Kapitalizm


 

DİN NEDİR?

Genellikle karizmatik bir lider veya mitolojik bir olay tarafından başlatılan, bir gün ulaşılacak mutlak saadet ve adalet telkin veya vaât eden, -günümüzde şart olmamakla beraber- bir ilâhî veya kutsal varlığa yâhut gâyeye inanmayı şart koşan ve memetik yayılma ile sür’atli mutasyona uğrayarak yayılan, kültürel farklılaşmayı da beraberinde getiren, bu işlevini hâlen de sürdüren, dogmatik vasıflı inançlara dayanan yâni yanlışlanabilirlik ilkesine ters düşen, sübjektif bilgiye istinaden gelişmiş toplumsal kurumlara din denir.


Hristiyanlık'taki Evrim...

KİŞİLİKLER ve DUYGULANIMSAL HUYLARKİŞİLİKLER ve DUYGULANIMSAL HUYLAR

        A, B ve C KÜMELERİ

        Yüksek İşlevsellikli Otizm

        Duygulanımsal Huylar:

       Hipertimik

       Siklotimik

       İrritabl

       Eşikaltı Distimik

        BÜTÜN BUNLARA KARİZMA VE DEHÂ EKLENİNCE…

Din ile Bilim Arasındaki Farklar

Bilim objektif, herkesin ulaşabileceği ve tekrarlanabilir verileri açıklar. Din varlığın düzeni, hayatın anlamı, doğru ve yanlış, iyi ve kötüyü belirler. Bilim nasıl, din ise niçin sorusuna cevap verir. Bilim ulaştığı sonuçların doğruluğunu deneysel yeterlilik ve mantıkî tutarlılık ile test eder; yanlışlanabilirlik ilkesine dayanır. Din ise doğruluğunu insanları ahlakî kemâle ulaştırma, mânevî ve mistik tecrübeyle ortaya koyar. Bilim kâinat ve insanın menşei gibi nihâî sorulara ancak teorilerle cevap verebilir. İnsan tabiatı ise bu konularda kesinliği arar; metafizik ve ahlâk teori olarak kabûl edilemez. Din insan ve kâinatın menşei konusunda, metafizik ve ahlâk alanında kesin hüküm ve prensipler sunar.

 

Sir Karl Popper: Homo scepticus.

İSLÂM

-Ebu Osman Amr bin Bahr el-Cahız (776-869):

“Birinci dereceden metafizik ve ikinci dereceden fiziksel faktörler altında, türler, yeni türleri meydana getirecek kadar değişiklik geçirebilir. Bu değişiklikler sonunda, tamamen yeni türler ortaya çıkar”.

Okumaya devam et
  12706 Hits
  10 yorum
12706 Hits
10 yorum

SEVGİ ve BİLGİ HAKKINDA KISA BİR HİKÂYE

Önce sâdece sevgi ve bilgi vardı. O'na bâzısı Allah, bâzısı God, bâzısı Tao, bâzısı da başka şey der. O, sonsuzlukla dahi ölçülemeyecek derecede akıl, hikmet, kudret ve güzellikten ibâretti.

Sonra O, sevgisini ve bilgisini varlık hâline getirmeye karar verdi ve bunu uyguladı. Bütün âlem, maddesi ve mânâsıyla var oldu. Mekânın yaratılışıyla zaman da yaratılmış oldu. Bâzıları buna Genesis, bâzıları yaratılış, bâzıları da Big Bang der.

Bu ilk yaratılış belli bir yerde olmadı çünkü ondan evvel mekân yoktu; belli bir zamanda da olmadı çünkü ondan evvel zaman yoktu. Bu sebepledir ki, bizim ölçülerimize göre değerlendirmek için zihnimizi zorlarsak, yaratılış her yerde ve her zaman oldu, olmakta ve olacak; Big Bang asla bitmedi, bitmeyecek, tâ ki yaratılanların farklılıkları bitip de her şey aynı hâle gelinceye kadar.

Okumaya devam et
  6448 Hits
  2 yorum
6448 Hits
2 yorum

Milenyuma Girerken Dinlerin Durumu

Bu yazıyı kaleme alma fikri dimağımda iki vesileyle tohumlandı.

Bunlardan biri, eskiden beri kafa yorduğum dinî ve mistik öğretilerle müsbet ilim arasındaki uzlaşma veya anlaşmanın mümkün olup olamayacağı, olursa nasıl olacağı mevzûundaki argüman…

Diğeri ise, bir sohbette, Allah’tan, Mevlânâ’dan, uzaylılardan ve Atatürk’ten vahiyler almakta olduğunu söyleyen bir hanımın kurduğu “dinleri tamamlayıcı öğretiye” iman etmiş bir dostumuzun konuşmaları sonucunda ortaya çıkan tartışmaların ulaştığı düşündürücü boyut.

Peygamber Ciddi Konuşurken...

Peygamberin Gözlükleri...

Senelerdir pek çok plâtformda hurâfelerle, aldatmacalarla mücadele eden bir ilim adamı olarak, sonunda kendimce bir açılım yakaladım, sizlerle paylaşmak istediğim de bu fikir seyahatinin sonunda vardığım kanaâtlerdir.

Bir keresinde bir psikiyatr arkadaşım bana “sen bir ayağın metafizikte ve dinde, diğer ayağın felsefe ve bilimde bir yerde duruyorsun” demişti; “yahu, ben bayağı iyi bir yerde duruyormuşum” diye takıldığımda cevabı “kaygan bir zemin bu, tehlikeli” olmuştu.

Burada, sanıyorum, kastettiği tehlike iki türlüydü:

1. Bilimden uzaklaşıp bâtıllık batağına düşmek; 2. Asla böyle bir şey yapmasam da, felsefî düşünceden nasibi olmayanlar tarafından öyle olduğumun zannedilmesi veya kötü niyetli kişilerce, öyle olduğum dedikodusunun yapılması.

Aslında çok önemli bir tesbitti bu, tam anlamıyla Agnostik veya Ateist olanlarımız hâricinde, hangimiz bu kaygan zeminde durmuyoruz ki?

DİN NE, ESKİ ve YENİ DİNLERİN KARŞISINDA NE YAPACAĞIZ?

Okumaya devam et
  7079 Hits
  1 yorum
7079 Hits
1 yorum