Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

EGE CANSEN'İN YAZISI

Ben sâdece bağlantıyı veriyorum:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9568289.asp?yazarid=260

Lûtfen okuyun.

Sevgiyle...

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 02.08.2008 Cumartesi

Okumaya devam et
  4635 Hits
  0 yorum
4635 Hits
0 yorum

Beşer Şaşar mı Diyeceğiz, Yoksa Körü Körüne bir Sâhiplenmeye mi Girişeceğiz?

Seblâ çok güzel bir yazı yolladı bana: Öncelikle neler vardı kafamda: 1. AKP'ye kadar orduevlerinde Ülker markalı ürün bulamazdınız. Artık var (sinek küçüktür mide bulandırır)! 2. Büyükanıt'ın karısı hakkında "aşırı harcamalarının bulunduğu bilgisinin AKP'de olduğu ve malûm Dolmabahçe görüşmesinde bunun konuşulduğu iddiası (Fikri Sağlar tarafında beyan edilen). 3. Sınır ötesi harekâtında ABG lâfıyla operasyon yürüten bir ordu görünümünün çizilmesi. 4. CHP'nin altını çizdiği ve CHP altını çizmeden önce de zâten gözümüze diken gibi batan ihraçsız YAŞ tablosu (hâlbuki 20 dosya olduğu toplantıdan evvel söylenmişti)! 5. Gerçekliği ortaya çıkan yüksek fiyatlı bir aracın Büyükanıt için AKP tarafından ithâl edildiği haberi. 6. Bir genelkurmay başkanının ağzından işitince yadırgadığım "amuda mı kalksaydım, "terörist kampları BBG evi gibi, Fenerbahçe yorumları vs... 7. Ergenekon'dan F tipini boylamış paşalar için tek bir kelime etmeme tavrı ve 8. madde ise Can Ataklı'nın kaleminden şöyle aktarılmış:

"Önceki akşam ATV Ana Haberleri'nde Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Hayrettin Ertekin isimli kişinin geçmişte yaptıkları işleniyordu. Haberin son cümlesinde ise ekranda birden benim görüntüm belirdi. Sunucu, 'Hayrettin Ertekin son olarak Business Channel'ın sahibi olarak karşımıza çıktı. Ertekin, askerin ricası üzerine Can Ataklı'yı işten kovdu' dedi ve ekrana bu cümle güm diye yazılı olarak düştü. Bir televizyonun, başka bir yerde çalışan bir gazeteci için böyle bir ifâde kullanması çok yakışıksız. Haber müdürünün gözden kaçırdığına inanmak istiyorum. Gelelim adımın geçtiği bölüme. Üzerinden tam bir yıl geçti. Bu olayla ilgili birkaç satır yazıp normâl hayatıma dönmüştüm. Ama elbette oynanan bu oyunu tüm ayrıntılarıyla yazacağım. Sâdece Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın emekli olmasını bekliyorum. Korktuğumdan değil, sâdece kuruma olan saygımdan. Hayrettin Ertekin gibi adı birçok yolsuzluk ve dolandırıcılığa karışmış kişileri yanına danışman olarak alan bir Genelkurmay Başkanı üzerinden Silâhlı Kuvvetler'i yıpratmak istemediğim için bekledim. Bu ayın sonunda bir yıl önce kendilerini ülkenin sâhibi sanan kimi emekli generallerin, Cumhurbaşkanlığı danışmanlarının ve iş adamlarının yaptıklarını ayrıntılarıyla yazacağım.

Ben de körü körüne CHP'ye kızıp, TSK'yı savunmak istiyorum, inanın böylesi akıl sağlığım için çok daha iyidir. Ancak artık, kendi kendime uydurduğum yalanlara inanasım gelmiyor, gelemiyor. Beşer şaşar diyorum, GK başkanı olsa bile... Hâttâ TSK da vahşi kapitalizme ayak uydurmuş olabilir belki, ne dersiniz?

***

Fetoşçuların, Nakşîler'in ve daha nicesinin bütün Batı arkalarındayken, TSK'yı kuşatmayı düşünmemeleri mümkün mü? Değil!

Peki, ne oluyor?

Okumaya devam et
  0 Hits
  0 yorum
0 Hits
0 yorum

AKŞAM GAZETESİNE ELVEDA, HOŞGELDİN SOSYAL PSİKOLOG HÂLİT

Hâlit Kakınç bir fenomen adamdır. En az 30 senedir tanırım. Bizi rahmetli peder buluşturmuştu. Astrolojiye, parapsikolojiye ve Türk milliyetçiliğine hasretmişti kendini o zamanlar. Pederin yanından ayrılmazdı. Hâttâ, tamamen Ülkücü ve milliyetçi bir ekiple birlikte bir gazete çıkarmıştı, ben de sağlık köşesini yazmıştım; o zamanlar asistandım ve o köşeden aldığım üç kuruş kızımın süt parasına katkıda bulunuyordu. Biraz para biriktirip bir de fotoğraf makinesi almıştım; hafta geçmedi, mâzimde kalan birisi yere düşürdü ve parçalandı. O zamandan beri hep yeni sistem fotoğraf ve video âletleri alıp dururum.

Neyse. Bu benim psikanalizim ama Hâlit de Türkiye'nin psikanalizini yapanlar takımına iştirak etti (bildiğim kadarı ile psikoloji veya psikiyatriyle tahsil mânâsında ilgisi yoktur).

Bıraktığımız yere dönersek... Sonra Hâlit ve arkadaşları Alo Bilgi Hattı diye bir sistem kurdular. Türkiye'de bir ilkti. Analog değil, dijital çalışıyordu ve hemen her konuda merak ettiklerinizi uzmanlardan dinliyordunuz. Bana da teklif etmişti ama kabûl etmedim; rahmetli Ayhan Songar'ın "ikinci Haydar Dümen mi olacaksın diye ikazını unutmam. Hakikaten her dümen döndü Alo Bilgi'de; bilhassa erotik hatlar kilitleniyordu ve şirket de hatlardan para basıyordu; eh, bâzı yuvalar da batıyordu. Sonra gâliba kapatıldı veya kapandı. Fakat Haydar Dümen de, Hâlit Kakınç da, tezgâha giren herkes de köşeleri döndü.

Okumaya devam et
  0 Hits
  0 yorum
0 Hits
0 yorum

Desiderata

Gürültü ve telâşın ortasında sükûnetle dolaş,
Sessizlikte huzur bulduğunu unutma.


Mümkün olduğunca herkesle dost olmaya çalış,
Ama kimseye teslim olma.
Telâşsız, açık seçik konuş;
Ve başkalarına da kulak ver,
Aptal ve câhil oldukları zaman bile dinle onları;
Çünkü dünyâda herkesin bir hikâyesi vardır.
Gürültücü ve saldırgan olanlardan sakın,
Onlar, rûhuna eziyet ederler.


Kendini başkalarıyla karşılaştırdığında,
Anlamsız ve buruk hissedebilirsin,
Çünkü dâima senden daha değerli veya değersizler olacaktır.
Yalnız plânlarının değil, başarılarının da tadını çıkar.
İşinle, ne kadar küçük olursa olsun, ilgilen;
Zamanla değişen kaderinin yegâne dayanağıdır o.


Okumaya devam et
  4036 Hits
  0 yorum
4036 Hits
0 yorum

KEMALİZM NEYMİŞ?

Saat 12 civarı, SKYTURK televizyonunda Eren Eğilmez, Enver Aysever ve Serdar Akinan Kemalizm'i târif etmekteler. İkinci Cumhuriyet'i de târif etmekteler! Siyasal Analiz programın adı. 

Bu SKYTURK ne demektir, bilmiyorum; TÜRK GÖĞÜ (haydi bunu hârice atalım çünkü harf oyunuyla sûiistimâl edilebilir), TÜRK GÖKYÜZÜ, daha "sentezci" bir ifâdeyle TÜRK SEMÂSI değil de, neden SKYTURK? Özenti ve mukallitlik kokmuyor mu? Acaba İngilizce konuşulan ülkelerde bu isim acayip dikkat çeker de, oturup seyrederler diye mi düşünülüyor.

Komik!

Aynı şey HABERTURK kanalı için de geçerli; HABER tamam da, neden TURK? Noktalar yolda mı düştü?

Eren Eğilmez konuşmaktan alıkoyamıyor kendini; suâllerinin cevabını dinlemeden lâfı kapıp kendi cevap veriyor; müthiş cevvâl, mütecÂviz ve her şeyi biliyor. Göğsü bağrı açık, elindeki kalemi kılıç gibi tutuyor. Serdar Akinan tecrübesiyle koruyor kendini, "bi dakka, şu sözümü bitireyim" filân diyor. Arada "kavga etmiyoruz" diye lâtife ediyorlar.

Enver Aysever ise Kemalizm'i özünü İngiltere'den değil, Fransa'dan alan, Batı değerlerini Batı'yla savaşarak yerleştiren millî bir hareket olarak târif ediyor ve ikiye ayırıyor: 1) Gözünü Batı'ya dönmüş ve Aydınlanmacı olan grup (bunlar Cumhuriyet gazetesi grubuymuş), 2) Türklüğü içine kapanık yaşayıp, İslâmiyet'le de hamurlayan muhafazakâr, sentezci olanlar ise MHP'lilermiş. İkisinin de kutsal kitabı Mustafa Kemâl'miş (aynen böyle diyor).

Okumaya devam et
  4944 Hits
  0 yorum
4944 Hits
0 yorum