Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

İSRAİL, ABG ve İRAN

Bu asla bir temenni veya arzu değil. Bilakis, olmamasını dilediğim bir gelişmenin tahmini.

***

Meşhur fıkradır.

Hasta, muhtelif şikâyetlerinden dolayı hekime müracaat eder.

Hekim uzun uzun tetkik ve muayene ettikten sonra düşünceli bir şekilde gözlükleriyle oynar, alnı hafifçe terler.

Hasta çekinerek sorar:

Ne var, nedir doktorum?

Biraz tereddütten sonra cevap verir hekim: "Açıkçası, çok vahim bir durum söz konusu. Vefâtınıza en fazla on var".

Ne onu doktor bey, hafta mı, ay mı, yıl mı?

Kısa bir duraklamadan sonra cevap gelir: "Dokuz"!

Okumaya devam et
  3559 Hits
  0 yorum
3559 Hits
0 yorum

Kişisel gelişim yolunda ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz)

Buraya kadim dostum Dr. Alper Kaya'nın hârikulâde bir yazısını koyuyorum, kendisinin müsaadesiyle tabii ki.

***

Doğuştan veya sonradan engelli olmak veyahut süregen bir hastalıkla yaşamak... Yaşamımızda, içine doğduğumuz veya içinde bulunduğumuz bu ortamı, kişisel gelişim için bizlere verilmiş, bir çeşit araç olarak kabûl edebiliriz.

ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz) hastası olduğumu ilk öğrendiğimde, doktorumun ciddi ve umutsuz bakışlarını hatırlıyorum. "Bunu söylemekten nefret ediyorum ama... diyen bakışı, bir hasta olarak "bu da ne acaba? diyen yüz ifâdem. Bir hekim olarak da birkaç dakika içinde belleğimden "ALS ile ilgili tüm verileri tarayan boş bir yüz ifâdesi ve nöroloji bilgilerim içinde ışık hızıyla saniyeler süren bir yolculuk...
Evet, bundan 19 yıl önceki bakış açım ile gördüğüm tek şey "umutsuzluk ve "çâresizlik idi. ALS gibi bir hastalıkla nasıl yaşayacağım hakkında en küçük bir bilgim yoktu. Kitapları karıştırdıkça umutsuzluğum ve çâresizliğim artıyordu.

Görebileceğim bir geleceğim âdeta yok olmuştu. Kitaplarda yazılanları okudukça, yaşayacağım zorluklar gözlerimin önüne geliyor, asla onlarla baş edemeyeceğimi düşünüyordum. Kendi geleceğim, eşimin geleceği, doğacak kızımın geleceği, annem, babam, kariyerim... "Tanrım! Bu bir kâbus olmalı! dediğiniz anlardan biriydi kısaca...

Tüm bunlarla, kendime saygımı yitirmeden ve tâbir yerindeyse çuvallamadan baş edebilecek miydim?
19 yıl sonra bugünkü bakış açımla geçmişe bir göz attığımda gördüğüm o ki, hastalığım, benden götürdüklerinin yanında bana çok şey kattı. Bunu söylemek biraz abartılı gelebilir ancak en azından beni iyi yönde geliştirdiğini söyleyebilirim.

Modern psikoloji ve psikiyatrinin öncülerinden C. G. Jung şöyle diyor:Bir hastalık, yanlış odaklanmış egoyu tam anlamıyla ele geçirmeden terk edip gitmeyecektir. Kişi hastadır fakat hastalık aslında bu kişiyi iyileştirmeye yönelik olarak doğanın bir müdahalesidir. Buradaki asıl tezat, hastalığın kendisinden ziyâde iyileşme sürecimizden bir şeyler öğrenecek olmamızdır.

Okumaya devam et
  3549 Hits
  0 yorum
3549 Hits
0 yorum

CEMİL MERİÇ

Üsküdar'daki Bağlarbaşı Kültür Merkezi'nde "Üsküdarlı Bir Entellektüel: Cemil Meriç" başlıklı anma programı yapılıyor.

Önce ciddi itirazım var: Cemil Meriç Amcam (öyle hitap ederdim) basit bir entellektüel değil, bir münevver yâni nûr saçan bir aydındı. Kitapları senelerce "sağcı" yayınevlerinden neşredildiği için, "solcular" onu tanımadılar. Ne zaman ki oğlu Mahmut Âli Meriç yayınevi değiştirtti, "solcularımız" okur oldular. Hâlbuki bu kavramların en sâhici muhalifiydi. Plâjdaki sohbetlerimizde kendisinden o kadar çok feyiz aldım ki senelerce. İmamlık kültüründen Marksizm'e, oradan da derin buhranlara dalıp çıktığı ömrünü "hayatını Türk irfanına adayan münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi" diye vasıflandırırdı.

Kanal 7'de bu törenden görüntüler var, bir bakıyorum Devletlû orada! "Türkiye'de hâlâ düşünceye hürriyet hakkı verilip verilmeyeceğinin tartışıldığını" belirtip, "Cemil Meriç bizi orta yola, aklıselîme, ilme, irfana çağırdı" filân diyor.

Okumaya devam et
  5982 Hits
  0 yorum
5982 Hits
0 yorum

AVNİ ANIL'I EBEDİYETE UĞURLADIK

29 Ocak 2007'deki makalemde Avni Anıl Üstâd için şöyle yazmıştım: Tıpkı yeri doldurulamayacak icrâ üstâdı Bekir Sıdkı Sezgin gibi, bu beste üstâdı da sessiz sedâsız yaşar, öyle de göçüp gider bu dünyâdan. 1928'de doğmuşAvni Bey, Allah çok daha uzun ömür versin diye dua ediyorum.

Bekir Sıdkı Sezgin

Onlar asla şatafata, şaşaaya, şan ve şöhrete tenezzül etmezler. Boyalı medyada onları göremezsiniz. Mesâilerine "edep yâhû" diye başlayıp, herkese hakkını verdikten sonra Allah'a şükrederek uykuya dalarlar. Âşıktılar Hakk'a, halka, Türk Musikîsi'ne. Yorgunluk kahvesini içmek için gittiği kahvehânede ellerini öper 50 senelik ağabeyinin, hiç böbürlenmez.

Okumaya devam et
  3826 Hits
  0 yorum
3826 Hits
0 yorum

HÜLYALI DEVLETLÛ yâhut DEVLETLÛLU HÜLYA

Bu memlekette hakikaten çok takdir ettiğim isimlerden birisi Hülya Avşar, ötekisi de Seda Sayan'dır. Zâten, anketlere göre, halkın en güvendiği kişiler arasında geçiyor bu hanımefendiler.

Epey sene önce, henüz TGRT'deyken bir canlı yayınına iştirak etmiştim Seda Sayan'ın. Yetti zâten! Google'dan şöyle bir bakayım dedim ve bu iki muvaffak ötesi performanslı san'atçımızın seyyaliyetlerine. Yerli Sinema'nın tartışmasız en yakışıklı aktörü olan Kadir İnanır'la ve Hülya Avşar'la birlikte san'at uğruna ne fedakârlıklar sergilediklerini gördüm ve takdirim katlanarak büyüdü.

Hele Hülya Hanım'ın sinema için yaptığı olağanüstü fedakârlıklar herkesin malûmu; bunlardan epey var.

]

]

Seda Sayan'ın programı reyting rekorları kırıyor ve Verimli Bilim Adamlarının da katkılarıyla bütün ülkeye ahlâk, saygınlık ve sevgi hakkında dersler veriyor.

Aklıma Sevgili Esra Ceyhan geldi. Yüzlerce kere çıktık televizyonlara beraberce. Sâdece sunuculuk yaptı, A'dan Z'ye ile rekorlar kırdı. Hep mazbutça yaşadı ve bulabildiğim en açık seçik görüntüsü(!) de http://www.izlesene.com/video/unluler-esra-ceyhan/40062 adresinde... Saldırganca ve insanları kavga ettirten formata çevirdiğinden beri programlarına iştirak etmiyorum. Ama Esra asla bir Seda Sayan veya Hülya Avşar olamadı; arka plânı ve özgeçmişi çok farklı çünkü; C veya D kümelerinden gelmiyor, hayatta görmediği çok yol var. Bir ara şarkıcılığa soyunuyordu, Allahtan erkenden vazgeçti. Dilerim gene eski seviyeli programlarına başlar, gene sohbetine katılırım; Kebriye de üzülmez.

Okumaya devam et
  4908 Hits
  0 yorum
4908 Hits
0 yorum