Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

İSRAİL, ABG ve İRAN-2

Çok kısa olacak bu yazı.

..3

Sevgi, saygı ve bol miktarda kaygıyla!

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 21 Haziran 2008 Cumartesi

Okumaya devam et
  3604 Hits
  0 yorum
3604 Hits
0 yorum

CİNSEL SAPMALAR

Bâzı Temel Kavramlar

"Sex, sexuality" kelimelerinin tam karşılığı "eşey: tenasüliyettir"; "gender ise "cinsel(lik), cinsiyet" anlamına gelir. Günlük jargonda ise cinsel ve cinsellik terimleri sıklıkla hem "sexual" hem de "gender" karşılığı olarak kullanılmaktadır (tıpkı araz teriminin -yanlış olarak- hem symptom hem de sign karşılığında kullanıldığı gibi).

Bir insanın cinsel hayatını bilimsel perspektifle anlayabilmek için belli temel kavramların, doğru terimlerle de ifâde edilerek, iyi bilinmesi gerekmektedir. Cinsel işlevler ve onların ârızalarıyla (cinsel işlev bozuklukları), cinsel davranış ve yönelim bozukluklarını (cinsel sapmalar) birbirine karıştırmamak gerekir. Cinsel işlevler normâl, sağlıklı bir cinsel hayat için gerekli olan bedensel ve psişik faâliyettir: Dürtü (drive), uyarılma (tahrik olma: erkeklerde ereksiyon ve prostatik salgıların gelmesi, kadında da klitoral ereksiyon ve ıslanma), plato (ön sevişme, arzunun sürmesi), orgazm (erkekte ejakülasyonla karakterizedir) ve sönme (rezolüsyon, heyecanın dinginleşmesi) safhalarından oluşur. Bu faâliyetle ilgili bozukluk ve aksamalar ayrı bir konudur ve bu bölümde anlatılmayacaktır.

Kimlik (hüviyyet, identity) kavramı seksolojide belli açılımlara ayrılarak incelenir:

1. Eşeysel Kimlik (Sexual Identity, Tenâsülî Hüviyyet): Kişinin genotipik etkilerin de sonucunda, fenotipik yâni biyolojik açıdan hangi cinsiyete âit olduğunu ifâde eder. Normâl bir erkeğin XY kromozomları, testisleri, penisi, yetişkinlikte erkeklere özgü kıllanma şekli ve adale-iskelet sistemi vardır. Normâl bir kadının da yumurtalıkları, vajinası, klitorisi, yetişkinlikte kadın tipi memeleri, kıllanması ve adale-iskelet sistemi vardır. 

Okumaya devam et
  7918 Hits
  1 yorum
7918 Hits
1 yorum

BÜYÜK KULÜP: VATAN HÂİNLERİNİN GİZLİ ÜSSÜ(!)

14 Haziran 2008 tarihli VAKİT gazetesinde acayip bir yazı çıktı, önce onu aktarayım. Midenizi bozmamak için Türkçe hatalarını kısmen tashih ettim.

***

Gerçek Kurtlar Vadisi'inde Sabetaycılar'ın yönetici, mafya konumundaki alttakilerin günah keçisi, sıradan işçi olduğunu pek az insan fark edebiliyor. Soner Yalçın "Efendi" adlı kitabını boş yere yazmadı. Bu kitap çifte dinle ve kimlikle yaşadıkları için su yüzüne bugüne kadar çıkamayan, hâin, dönek damgası yemekten korkan ülkemizin gerçek yöneticileri Sabetaycılar'ın, Türkiye'nin AB'ne bağlanan umutlarıyla paralel su yüzüne çıkma girişimidir. Bu vitrini hazırlamak Yalçın'ın deyimiyle "dincilere bırakılamazdı. Artık herkes onlardan saygı ve korku ile bahsetmeliydi; şapka çıkarmalıydı. Yalçın'ın gayretkeşliği bu yüzdendi. "20. Yüzyıl'da Yahudiler iki devlet kurdu biri Türkiye, diğeri İsrail'dir diyen Sabetaycılar'ın ülkemizde kurduğu gerçek Kurtlar Vadisi'ni okumaya hazır olun...

Derin devlet konusunda "Millî Stratejik Konsept" adlı bir kitap yazan ve Çevik Bir tarafından mahkemeye verilip beraat eden eski MİTci akademisyen dostum Doç. Dr. Nurallah Aydın'ın anlattıkları aslında "off the record" idi. Artık yazmak zorundayım. 33. dereceden mason olan Süleyman Demirel'in en önemli özelliği MİT'de Aydın gibilerle sivil yapılanma kurabilmesiydi. Demirel'le birlikte Aydın da tasfiye edildi; zâten anlattıkları intikam içindi. Sabetaycılar'ın "bizdendi diye sâhiplendiği Atatürk, mason localarını kapatmıştı ve Komünist yapılanmalarına göz açtırmamıştı. Selânik'ten ülkemize getirdiği çoğunluğu yüksek eğitimli ve paralı Sabetaycılar'ın Türkiye cumhuriyeti ve inkılâplarının çekirdek kadrosu olduğu doğru bile olsa Atatürk'ün ucu dışarıda olan yapılanmalara soğuk yaklaştığı inkâr edilemez. Zâten Türkiye'nin gerçek Kurtlar Vadisi, Atatürk'ün ölümünden sonra TL'ye resmini bastıracak kadar hoyratlaşan İsmet İnönü'nün hediyesidir. Eşi Mevhibe Sabetaycı'dır aynen Bülent Ecevit'in eşi Rahşan gibi. Sabetaycı Yakup Kadri, Halide Edip, Fatih Rıfkı Atay, Ahmet Emin Yalman, Abdi İpekçi'lerden bugüne geldiğimizde bu entellektüel misyonu taşıyan Orhan Pamuk gibi kalemler, bizi hep bizden uzaklaştırdı. Bir yandan kültürel yozlaşma bir yandan asıl güçlerini barındıran iş dünyasıyla ortaklaşa ülkemizi sömürdüler. Siyaseti onlar belirledi ve ek olarak medya-mafya-asker-bürokrat bağlantılarını kullanarak demokrasimizin acı tarihine düşen dört askeri darbeyi onlar fişekledi.

Okumaya devam et
  12008 Hits
  1 yorum
12008 Hits
1 yorum

MİLLÎ MAÇ İÇİN KESİN ETKİLİ OLACAK TAVSİYELER

1) Hepimiz tek yürek ve bilek olup, kararlılıkla ve inançla takımımızı destekleyelim.

2) Hepimiz Âyet-el Kürsî, kem gözleri kör etme ve nazarları def etme duaları okuyalım (Ateistler de maddenin içkin gücüne yakarsınlar).

3) Hepimiz Ilımlı İslâm'ın Evanjelist peygamberinin kutlu doğumu için de dua edelim; nereden hangi rahmetin geleceği belli olmaz!

4) Hepimiz bütün şehitlerimizin ve askerlerimizin hayır dualarını almak için dua edelim.

5) Zâten Allah bizden yana, Volkan kendisini attırarak Rüştü'yü kaleye taşıdı, ikisi için de hepimiz dua edelim.

6) Hepimiz 4. Viyana Seferi'ni yapıp oraları bu sefer fethedeceğimizi farz ederek niyaz edelim, dua edelim.

ve...

7) Hepimiz Fatih'in takımı yönetmemesi ve kendi hâline bırakması, çocukların kendi kendilerine takım kurup taktik geliştirmeleri için çok dua edelim! Allah bunu nasıl yapar bilmem, asla beddua değil, vallahi guddua.

   Siyavuş, n'olur kızma!

      Takım kazansın istiyorum da.

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 19 Haziran 2008 Perşembe

Okumaya devam et
  3285 Hits
  0 yorum
3285 Hits
0 yorum

URI GELLER diye bir SAHTEKÂR ve FATİH TERİM

Avusturya-Macar kökenli, 1946'da Tel Aviv'de doğmuş uyanık mı uyanık bir Yahudi György (daha tanındığı ismiyle Uri Geller). Ana tarafından Sigmund Freud ile akraba olduğunu da iddia etmiş ama ispatlanamamış. 11 yaşındayken Kıbrıs'a taşınıyorlar ve oradaki Katolik lisesinde İngilizce öğreniyor. Askerliğini yaparken "60 Gün Harbi'nde" yaralanıyor. Sonra fotoğraf modelliği, akabinde de gece kulüplerinde eğlendiricilik yaparak İsrail'de epey şöhret yakalıyor. 1970'lerde şöhreti ABG'ye taşıyor ve TV programlarının sürekli konuğu oluyor. Kısa süre içinde psikokinezi (ruhsal güçle uzaktan cisimleri harekete geçirme), telepati ve kaşık eğme uzmanı oluyor. İnanılmaz derecede akıllı gözüken ve meşhur kişiyi etki çemberine katıyor.

Tam bir vejan, yâni hayvanî kaynaklı hiçbir şey yiyip içmiyor (herhâlde ekstradan B12 vitamini alıyordur). Hâttâ oldukça ilginç ki, 1996'daki bir TV sohbet programında, senelerce Anoreksiya Nervoza'dan muzdarip olduğunu ifşa ediyor; ilginçliği o ki, bu hastalık erkeklerde bilindiği kadarı ile sâdece "gaylerde" görülür!

Okumaya devam et
  4917 Hits
  0 yorum
4917 Hits
0 yorum