Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

ERGENEKON SUÇ ÖRGÜTÜ'NÜN BAŞKANINI TANIYORUM!

Memleketin cıvatası çıktı, vidaları yerlerde sürünüyor. Tornavidalar ise alçaktan uçarak sıkacak vida arıyor.Bir senden fazladır içeride yatan, neyle suçlandığını bilmediği için Kafka'nın Dava romanından daha fazla terörize olarak ağır depresyona girip yaşama sevincini kaybederek ölümü bekleyen mi istersiniz? Var: Prof. Dr. Emin Gürses 132 gündür tutuklu; yazar Ergün Poyraz'ın tutukluluğu ise bir yılı buldu.

Franz Kafka

Hangi demokratik ülkede henüz iddianâmesi belli olmayan ve nelerle suçlandığı bilinmeden insanlar 1 sene "gözaltında" tutulur? Türkiye'de!

Seversiniz sevmezsiniz, beğenirsiniz beğenmezsiniz ama bir partinin genel başkanı, yâni Doğu Perinçek neyle suçlandığını bilmeden yatıyor.

Bu sabah 24 kişi daha gözaltına alındı. İsimler belli. Emekli generaller, eski Jandarma Genel Komutanı, Mustafa Balbay, Ufuk Büyükçelebi gibi gazeteciler, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün "Atatürk'ü sevmekle suçlanıyorum" dedi. Ahâli olanlara tepki gösterince çevik kuvvet polisleri onları ve gazetecileri tartakladı. Baykalcık ise daha hâdiseden bîhaber (13:52), Sivas'taki Madımak Oteli katliamından bahsediyor!

İçeride 48 kişi yatıyor ama neyle suçlandıkları belli değil! Eh, herhâlde bugünlerde ortaya çıkarılır.

Gözaltlılardan Başsavcı'nın, Savcı'nın ve sâirinin haberi yok ama gerek olmadığını söylüyor! E, acaba ben mi emir verdim acaba uykuluyken filân? Devletlû de bilmiyor(!) ama "artık işin sonuna yaklaşıldı" filân diyor; Bahçeli ise "bir an evvel iddianâme yazılmalıdır diyor, hem de irticâlen konuşuyor, eklinde kâğıt yok ve "medyanın konuyu sağından evireceğini, solundan evireceğini" söyleyerek (vallahi aynen bu lâflarla) "ortalık karışacak, olur mu böyle şey" diye buyuruyor. Yâni "bir an evvel şu iddianâme ortaya çıksın da, şu heriflerin canına okunsun" demeye getiriyor. Başka şey anlayan varsa söylesin.

Bir anda aklıma Franz Kafka geldi!

***

Franz Kafka Prag'da 1883'te hayata gözlerini açar ve altı üstü 40 sene yaşar. Hayatın zırvalıklarını göre göre "kafayı yer", dikkatle okunduğunda (ki başka türlü okuyamazsınız), 1914-1915 senelerinde kaleme aldığı Dava isimli romanında insanı boğar, sarsar ve bunaltır. Dava'nın yazıldığı dönemde dünyânın birçok ülkesi, başka ülkeleri avlamaya çıkmış kafes gibidir ve Kafka, ölümünden hemen sonra ortaya çıkacak Hitler'in, Mussolini'nin ve Stalin'in dünyâyı kafesleme emellerini sezmiştir.

Okumaya devam et
  4696 Hits
  0 yorum
4696 Hits
0 yorum

İKTİDAR NEREYE KOŞUYOR?

Tarihte, devrimciler hâriç, darbeciler eninde sonunda kaçacak delik aramışlardır. Devrimci darbeye örnek Fransız İhtilâli (zâten onun için adı ihtilâldir); sıradan darbeye örnek Şili Cuntası, iktidar darbesine örnek Hitler'inki. Bu değerlendirme bir sevgili meslekdaşımdan geldi.

Sâlimleşmeye ve sâkinleştirmeye çalıştırdığım kafamı tekrar çalıştırmaya başladım.

Bu iktidar neden bunları yapıyor?

Türkiye'nin her bir yanından herkesi topluyorlar (gözaltına alıyorlar). Bunların ortak vasfı anti-emperyalist ve AKPmuhalifi olmaları; sağcı solcu fark etmiyor! Nazlı Ilıcak gibiler asla yok listede; hâttâ bu kadının değerli(!) anti-Ergenekoncu fikirleri alınıyor.

İnfiâl de, şaşkınlık da, korku da müthiş.

Milliyetçi Hareketsizlik Partisi ileri gelenlerinden biri dahi ürkmüş, alttan alıp "olmaması gerek" diyor.

Ama oluyor. Nereden buluyorlar bu cesareti? Sam Amca izin vermeden yapabilirler mi?

Mütevâzı web mekânımı takip edenler bilir, hâdiselere mikro değil de, makro bakmaya çalışırım hep.

***

Okumaya devam et
  3638 Hits
  0 yorum
3638 Hits
0 yorum

NEDEN HAVAYA ATEŞ AÇIYOR BU "MAGANDALAR?'

Hiçbir sosyal davranış örüntüsü tek boyuttan tetkik ve izah edilemez. Bu tür indirgeyicilikler bilimsel olmaktan ziyâde, spektaküler ve ucuz değerlendirmelerdir. Memleketimizde, bilhassa feodal yapılanmanın yoğun olduğu bölgelerde ve onların büyük şehirlerdeki, kentlerdeki izdüşümlerinde anlı şanlı kutlamalarda silâh sıkmak bir gelenektir (an'ane).

Konunun sosyal psikolojik yönü: Erkeğin, ağanın ve diğer erkeklerin güç ve heybet gösterisidir silâh atmak. Etrafa üstünlük mesajı verilir; kadınlar etkilenir ve sosyal arenadaki varoluş böylelikle "onaylanmış olur. Bu iş sâdece bireysel anlamda değildir; aynen kollektif davranış içerisindeki topluluk için de geçerlidir. Hemen bütün kültürlerde, özellikle de zafer ve rejim kutlamalarında top atışları yapılması, aynı eğimin simgeleştirilip törenselleştirilmesinden başka bir şey değildir. 40-50 pâre top atılarak, geçmişteki bilinçdışında yerleşmiş travmalar kısmen boşaltılır, âidiyet ve güvenlik hissi pekişir. "Bugünlere gelmemiz için dökülen kanların travmaları okşanır ve düşmanlara da "biz güçlüyüz mesajı verilir.

Okumaya devam et
  3613 Hits
  0 yorum
3613 Hits
0 yorum

HÂNEDAN RESTORAN: HESABA DİKKAT!

Herkesin değişik itiyatları vardır. Ben kuaförümün, mutat olarak gittiğim lokantaların kıymetini bilir, iyi de bahşiş bırakırım. Karşılığında da iyi hizmet, itibar ve saygı görmeyi severim. Neslim daha bir "yenilik arayıcıdır", bendeniz ise daha muhafazakâr. Bilmediğim yerleri çok methedilmediyse keşfetmeye meraklı değilimdir.

Meselâ 30 senedir Bağdat Caddesi'ndeki Han Et Lokantası vazgeçilmez mekânımdır. Ne kaliteden ne de saygıdan tâviz vermişlerdir; ucuz değildir ama kalitesi sâbittir. Florya'daki ve Anadolu yakasındaki şûbesiyle Uludağ Et Lokantası da aynıdır.

Moda Deniz Kulübü'nün lokantası güvenilirdir, yemekleri lezzetlidir. Büyük Kulüp'te eski lezzet kalmadı nedense; Levent Tenis Kulübü de güvenilirdir. Fenerbahçe Sosyal Tesisleri'nde personel eksikliği sebebiyle çok hata yapar oldular, pek gitmiyorum. Bebek Oteli ve barı bir klâsiktir zâten.

Göztepe Et Lokantası hep seviyesini korur. Diğer arada bir gittiğim salaşından çok gösterişlisine kadar bütün yerleri saymayacağım.

Özellikle iki mekân benim için özeldir: Nişantaşı'nda Hünkâr, Beşiktaş Vapur İskelesi'nde Hânedan Restoranlar.

Okumaya devam et
  3855 Hits
  0 yorum
3855 Hits
0 yorum

ÇİN, UYGUR TÜRKLERİNE ÇİP TAKIYOR!

Olimpiyat meş'alesinin Doğu Türkistan bölgesinden geçişi sırasında halka uygulanan baskı, bölgedeki sorunları bir kez daha dünya gündemine taşıdı.

Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan Uygur Türkleri, barış ve kardeşlik için yapılan Olimpiyat oyunlarının sembolü olan Meş'ale'nin geçişi sırasında "tam bir olağanüstü hâlle" karşılaştılar.

Halk, şehirlerinden geçen "barış ve kardeşlik meş'alesinin" geçişi sırasında sokağa bile bırakılmadı. Çin güvenlik güçleri, bölgeyi resmen abluka altına alırken, halka da "meş'ale'nin geçişini televizyonlardan seyredin" tâlimatı verildi. Doğu Türkistan'daki bu uygulamayı ve son durumu değerlendiren Türkiye'deki Doğu Türkistan Vakfı Genel Sekreteri Hamit Göktürk, bölgede yaşananları, Çin'in kendisiyle çelişmesi olarak değerlendirdi. Hamit Göktürk, "hem BM Güvenlik Konseyi'nde daimî olarak bulunan hem de Barış ve Kardeşlik Oyunları'na ev sâhipliği yapan Çin'in bu davranışı kendisiyle çelişmektir. Olimpiyat Meş'alesi de Çin'in tarafından bir baskı, asimilasyon ve sindirme aracı olarak kullanılıyor" dedi.

Çin'in yavaş yavaş Liberalizme geçtiğini, ülkenin ekonomisinde Batı'nın etkisinin net bir şekilde hissedildiğini belirterek, "Çin, ekonomik model olarak Komünizmi terk ediyor, eski kuralları uygulamıyor. Ancak, iş Doğu Türkistan'a geldiği zaman değişiyor. Doğu Türkistan'ı baskı altında tutmak için, ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda eski kuralları dayatıyor. Bu bahaneyle bölge insanına baskı uyguluyor" diye konuştu. Çinliler'in, Uygur Türkleri'ne potansiyel "terörist" gözüyle baktıklarını söyleyen Göktürk, bu durumun sebebini de ülkedeki Komünist rejimin etkisi altındaki basının bu yönde kamuoyu oluşturması olarak gösteriyor. Çin'inDoğu Türkistan'daki Uygur Türkleri üzerindeki baskılarının giderek daha da şiddetlendiğini ifâde edip, son olarak Türkiye'den Uygur bölgesine giden bir öğrencinin başına gelen olayı örnek olarak gösterdi. Türkiye'den bölgeye gitmek için yola çıkan bir öğrencinin Hong Kong'da 9 saat alıkonduğunu söyledi. Bunun sâdece örneklerden biri olduğunu vurgulayan Göktürk çok çarpıcı bir açıklamada bulundu:

Okumaya devam et
  3546 Hits
  0 yorum
3546 Hits
0 yorum