Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

AKP KAPATILACAK MI?

Önce Yeniçağ Gazetesi'nde Sabahattin Önkibar imzasıyla neşredilen bir tahlili nakledeceğim.

***

Kapatılma davası sonunda olacaklar ve olmayacaklar?

(Sabahattin Önkibar, Yeniçağ, 12.5.2008)

1) AKP'ye açılan kapatılma davası siyasîdir.

2) Yüzde 47 oy ile iktidar olan bir partiye dava açılması bireysel bir teşebbüs olamaz.

3) Açılan dava, bir büyük siyaset mühendisliği projenin eylemli ilk adımıdır.

4) Bu proje her hâl ve şartta başarıya ulaştırılacaktır.

5) Davanın ardında AKP'nin etki alanının dışında olan devletin tamamı vardır.

6) AKP'ye kapatılma davasının açılacağı ya da operasyon yapılacağı Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesi ile kesinleşmiştir.

7) Cumhurbaşkanlığı makamı cumhuriyeti kuran irade için bayrak gibi önemlidir.

8) Cumhurbaşkanlığına Abdullah Gül'ün seçilmesinin dışında, devlette yapılan ideolojik kadrolaşmalardan yeni İslâmcı zengin bir zümrenin yaratılmasına, medyanın ele geçirilmesinden polisin askere karşı alternatif bir silâhlı devlet gücü şekline dönüştürülmek istenmesine, Kerkük'ün statüsünün AKP hükümetince önemsenmemesinden ABD'nin dayatması ile K. Irak'ta bağımsız bir Kürt devletine razı olunmasına ve de Kıbrıs'taki teslimiyete kadar pek çok neden kapatılma davasının gerçek gerekçeleridir.

9) Türban, lâikliği sabote anlamında önemlidir, ancak gerçek fonksiyonu açılan davaya ambalaj olmasıdır.

10) AKP mutlak şekilde kapatılacaktır. Kapatılmama ihtimâli binde bir bile değildir.

11) Tayyip Erdoğan dâhil 40 kişinin tamamına yakınına siyaset yapma yasağı getirilecektir.

12) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için de yasak kararı çıkacaktır.

13) Çıkacak yasak kararı sonrasında Abdullah Gül'ün Çankaya'da kalıp kalamayacağı tartışmaya açılıp Gül'ün istifa etmesi istenecektir.

14) Kapatılma kararı ile beraber sümen altında tutulan yolsuzluk bombaları bir bir patlatılıp AKP cenahında panik yaratılacaktır.

15) Somut yolsuzluk dosyalarının ifşası ile beraber yargı Tayyip Erdoğan için ardı ardına davalar açacaktır.

16) İşe tam bu süreçte dalgalanacak olan AKP grubundan kopmalar olacak ve yeni siyasî oluşumlar AKP'den kopanların ekseninde şekillendirilecektir.

17) Yasaklar veya istifalarla Anayasa gereği zorunluluk hâline gelecek olan ara seçime işte böylesine dalgalı ve parçalı tablolarla gidilecektir

18) Bâzılarının ileri sürdüğü gibi Tayyip Erdoğan bağımsız milletvekili adayı olamayacaktır. Anayasa Mahkemesi buna set çekecektir. Erdoğan'ın bağımsız adaylığına izin verilmesi kapatılma projesinin ters yüz edilmesi olacağından böyle bir şeyin olma ihtimali yüzde bir bile değildir.

19) AKP'den ilk etapta ANAP ve liberal patentliler ayrılacaktır. Bunu Abdullatif Şener'le irtibatı olan az sayıdaki Millî Görüşçüler izleyecektir. Ardından ılımlılar da bir bir kopacaktır. Erdoğan'ın etrafında Güneydoğu kökenlilerle yakın çevresi kalacaktır.

20) AKP içinden yeni oluşuma doğum için Abdüllatif Şener ve Köksal Toptan'ın dışında Cemil Çiçek, Abdülkadir Aksu ve Ali Çoşkun üçlüsü de ortak olarak zemin yokluyor. Bu üçlüye yine çok ünlü bir AKP'li isim perde gerisinde destek oluyor ve hâttâ taktik veriyor.

21) Erdoğan'ın muhtemel emanetçisi Ali Babacan veya Mehmet Ali Şahin olacak.

22) Mahallî seçim sürecinde İstanbul belediyesindeki yolsuzluklar için yayın sağanağı başlayacak ve bu şekilde Tayyip Erdoğan'ın en büyük kalesi düşürülmeye çalışılacak. Dahası, Tayyip Bey'in emanetçiye teslim edeceği yeni partinin oyları da düşürülmeye çalışılacak.

23) Tayyip Erdoğan efsanesinin tamamen sönmesi için açılacak davalar bağlamında yargı kararı beklenecek. Bu şekilde bir mahkûmiyet durumunda Erdoğan tarih olacak.

24) Bir aksilik olur da ters bir süreç şekillenirse (hiç arzu etmesek de) demokrasi perdesi bir süreliğine inecektir.

NOT: Bunlar temenni değil, bilgiye dayalı analizimizdir.

Okumaya devam et
  3831 Hits
  0 yorum
3831 Hits
0 yorum

BAHAÎLİK ve "YENİ PEYGAMBER" FETHULLAH GÜLEN

Neler olup bitiyor diye pathique (pre-paranoyak), ve skeptic (kuşkucu) bir şekilde tecessüsle tefekkür ederken kafamda bir ampûl yandı ve kendisine ecnebi medyada "prophet" yâni peygamber dendiğinde kıvıran, "aman efendim estağfurullah" filân diyen Fethullah Hocaefendi Hazretleri'nin neden ve niçin emperyalizmce desteklendiği, oyunun altında ne yattığı ile ilgili bir aydınlanma yaşadım.

Tabii ki bu tür ilhamlara hep şüpheyle bakmak lâzım ama taşlar fena hâlde yerli yerine oturuyor aşağıda anlatacaklarımı düşününce.

Önce "Bahaîlik nedir" mevzuunda internet mahreçli derli toplu bilgi arz edeyim:

***

http://www.dunyadinleri.com/Bahaîlik.html 12.05.2008 22:25

BAHAÎ DİNİ

1800'lerde İran'da Mehdi inancının uzantısı olarak doğan Babîliğin bağımsız dine dönüşmüş biçimi. Bütün dünyada inananları olan evrensel bir dindir. Bahaî tarihi, 1844'te Bab'ın (Seyyid Ali Muhammed) yeni bir çağın gelmekte olduğunu ve yeni bir Peygamber'in geleceğini ilân etmesiyle başlar. Bahaîliğin kurucusu ve peygamberi, lâkabı Bahaullah olan Mirza Hüseyin Ali, 21 Nisan 1863'te yeni dini ve yeni prensipleri Bağdat'ta sürgünde iken ilân etti.

Prensipleri

İnsanlık âlemi tek bir âiledir

Irk, din, dil, cinsiyet gibi tüm önyargılar kaldırılmalıdır

Tüm dinlerin temeli birdir (şimdilik son din İslâm veya Bahaîlik değildir, gelecekte de dinler gelecektir)

Din bilim ve akıl ile uyum içinde olmalıdır

Kadın ve erkek eşittir

Genel barış için çalışılmalıdır

Evrensel eğitim hedeflenmelidir

Serbest düşünce ile gerçek araştırılmalıdır

Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır.

Bahaî dininde tek evlilik (monogami) esastır, kadınlar türban takmak zorunda değillerdir. Tüm dünyâ ülkelerinde değişik ırkî ve dinî kökenden gelme (İslâm, Hristiyan, Yahudi, Zerdüştî, Hindu vs.) Bahaîler vardır. Bahaî dinine göre tüm dinlerin kaynağı ve amacı ortaktır ve birbirine aykırı değildirler. Düşmanlık aracı hâline gelmeleri tarihte insanların dinleri güç elde etme amaçlarına âlet etmelerinden kaynaklanmıştır. Buna göre Bahaîlik'te "eğer din sevgi ve birliğe değil, düşmanlık ve ayrılığa neden oluyorsa dinsizlik daha iyidir. Daha önceki dinlerde olduğu gibi, bundan sonra da insanlara ahlâkî ve ruhanî eğitim sağlamak amacıyla başka peygamberler geleceğine inanılır.

Okumaya devam et
  14627 Hits
  8 yorum
14627 Hits
8 yorum

YOUTUBE NİÇİN KAPALI?

Haftalardır www.youtube.com adresini tıkladığınızda, karşınıza şu çıkıyor:

BU SİTEYE ERİŞİM ENGELLENMİŞTİR

Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, 30/04/2008 tarih ve 2008/599 nolu kararı gereği bu siteye erişim TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI'nca engellenmiştir.
Access to this web site is banned by "TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI" according to the order of: Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, 30/04/2008 of 2008/599 .
Bu kaçıncı kapatılışı bilmiyorum ama sanırım standart olarak "Atatürk'e hakaret içeren videolar olduğu gerekçesi öne sürülüyor.

ABG'de olduğum geçen hafta iki yarım günümü bu web mekânına ayırdım. Atatürk'ün aleyhinde şunları buldum:

1) Onun "gay olduğunu yazmış birileri, bizim arslanlar canlarına okumuşlar.

2) Yahudi ve Siyonist olduğunu gösteren birkaç video var, bizim kaplanlar perişan etmişler.

3) Dönme (transseksüel değil de, Selânik'ten hani) ve (sıkı durun) İngiliz ajanı olduğunu iddia eden çok kıytırık birkaç video mevcut, bizim civanmertler târumar eylemişler.

Eh, 301. madde "tadilâtı ve pek çok gazetede çıkan onca yazıya ve yoruma bakıldığında, bunlar devede kulak komiklikler sâdece.

Lehinde ise yüzlerce video var.

Hiç kimse bizim zekâmızı küçümsemesin, belli ki buraya "erişim engelinin altında başka şeyler yatmakta.

Okumaya devam et
  3659 Hits
  0 yorum
3659 Hits
0 yorum

ANAM BENİM

Amasya'da Giriftzen Âsım Bey'in yarı Çerkez, güzel mi güzel son karısından dünyaya gelmiş. Babası Hakk'a teslim olduktan kısa süre sonra annesi de göçmüş ebediyete. Ablası Nimet (Arkan) Hanım toplamış bütün kardeşleri, onlara analık edip İstanbul'a göçmelerini sağlamış ama iki erkek kardeşiyle trende Amasya'dan İstanbul'a giderken üç gün boyunca gözünü kırpmamış henüz 10 yaşındaki Neclâ. Hâlâ babasının girift çaldığı parmaklarını ve onun kucağına uzanışını hatırlıyor; hâttâ geçerken giriftin nağmelerini işiten koyunların durup dinlediklerini de hatırlıyor...

Hepsi çok meşakkat çekmiş hayatta.

Bin bir güçlükle ama şerefle, haysiyetle bütün âile okumuş ve herkes bir şeyler olmuş. Musa Süreyya Bey konservatuar kurmuş (çoktan vefat etti), Rebiî Bey şimdi ortalarda olmayan bir bankanın reklâm müdürü (şimdilerde o da, oğlu Lemi de çok hasta), Âsım Bey ressam ve müzisyen (taş gibi maşallah), Selâhattin Bey musikîşinas (Işıl Yücesoy'un babası, ALS'den kaybettik epey önce), besteci ve konservatuar hocası, Muazzez (Kurdoğlu) Hanım (tiyatro ve sinema san'atçısı) vs.

Okumaya devam et
  4240 Hits
  0 yorum
4240 Hits
0 yorum

BEŞİR FUAD'IN (1852 - 1887) ve TÜRKİYE'NİN İNTİHARI

Memleketin hâl-i pür melâlinden hareketle, bu yabancılaşmaya ve Kürtleşme'ye nasıl geldiğimizin, getirildiğimizin, yâni toplumca ve topluca intihar edişimizin izahı arayışı içerisindeyken Beşir Fuad'ı anmak istedim. "Gâvur Cizvit mektebi, millî Harbiye, hârpler, san'atkârane yaratıcılık ve âilevî yüklülük içerisinde" oradan oraya savrulan, sonunda vücudunu ontogenetik psişeye teslim etmeyi tercih eden sıra dışı bir mütefekkiri.

***

Beşir Fuad, 1852 yılında dünyâya gelir. Âilesi hakkında fazla bilgi mevcut değil. Bilinen en eski âile üyesi, baba tarafından akrabası olan Abdülhamid'in başmabeyincisi Gürcü asıllı Hamdi Mahmud Paşa'dır. Babası Hurşit Paşa Adana'da mutasarrıflık yapmıştır. Annesi hakkındaki tek bilgi ise 1886 Mart'ında "delire de persecution'dan (hezeyan-ı tazallüme: kötülük edilme hezeyanları, yâni paranoid bir tablo) öldüğüdür.

Maddî açıdan varlıklı bir âilesi olan Beşir Fuad tahsiline Fatih Rüştiyesi'nde başlar. Âilesinin Suriye'ye geçmesiyle tahsilini buradaki Cizvit okulunda sürdürür. 1867-1870 yılları arasında İstanbul'da Askerî İdadî'de okur. 1871'de girdiği Mekteb-i Harbiye'yi bitirince yâver olarak Abdülaziz'in sarayında görev yapmaya başlar.

1875-1876 Sırp savaşlarına katılır. Yâverliği 1876 yılına kadar süren Beşir Fuad gönüllü olarak 1877/1878 Rus Savaşı ve Girit isyanlarında da görev yapar. Beş yıl kadar Girit'te kalır. Bu süre zarfında Almanca ve İngilizce öğrenir. İstanbul'a döner ve 1881-1884 yılları arasında kolağası olarak çeşitli görevlerle askerlik sahasında çalışmayı sürdürür.

Okumaya devam et
  4721 Hits
  0 yorum
4721 Hits
0 yorum